8. bölüm · Karanlıktan Doğan Çiçek

Karanlıktan Doğan Çiçek 8.Bölüm

Alminora <♡

Toplantı odasına geldiğimizde baş köşeye Serdar oturdu. Hemen yanındaki çalışma koltuğuna ilayda, ilaydanın iki çalışma koltuğu uzaklığına ise kuzey oturdu. Ben ise serdarın diğer tarafındaki çalışma koltuğunun bir yanında olan koltuğa oturdum.

Kısa süren sessizliğin ardından Serdar konustu.

"Doğum gününe iki gün kaldı. Konsepti sen seçecektin, seçebildin mi?"

"Tabikide evet sarı tonlarının ağırlıklı olduğu birkaç parça tasarım seçtim süslemeler o tasarıma göre olmalı."

Serdar ile ilayda doğum gününü konuşmaya devam ederken göz ucuyla kuzeye baktım. Kuzeyin bakışları benim uzerimdeydi ve hiç gözlerini kaçırmadan bana bakıyordu.

Başımı yana doğru hafifçe eğdim. Anlamaz gözlerle ona baktığımda gülümsedi. Elini arka cebine götürdüğünde bir kağıt çıkardı. O kağıt kesinlikle kroki olmalıydı. Gülümsemeye başladığımda kağıdı yine cebine koydu.

Serdarın bakışları bir anda bana dönünce ciddi bir ifadeye büründüm, bu sefer de Serdar gülümsemeye başladı. Serdar, aramizdaki çalışma koltuğunu uzak bir köşeye itip benim oturduğum çalışma koltuğunu kendisine doğru çektiğinde şaşkınlıkla ona bakıyordum.

Serdar sinsice sırıttı;
"Bu işin başında küçük kız olacak"

Hangi iş? Niye ben?

Anlamsız gözlerle etrafa bakındığımda kuzey ve ilayda tüm dikkatleriyle bizi izliyorlardı.

İlayda
"Bu kız ne alaka, yapabileceğine emin misin, işi tehlikeye atmayalım"

Serdar
"Sen merak etme küçük kız bu işin üstesinden gelebilir, değil mi?"

Elini sırtıma götürerek birkaç kez yavaşça vurdu.

Hızlıca başımı salladım.
"Tabikide hallederim."

İlayda sinirle bana baktı ardından telefonuyla birseyler yaptı. Kuzeye bakarak gülümsedi;

"Kuzey peşimden gel yapılacak işler var."

Kuzey göz ucuyla bize bakıp ilayda ile beraber toplantı odasından çıktılar.

Bakışlarım serdara döndüğünde o zaten bana bakıyordu. Çalışma koltuğunu serdardan biraz uzaklaşmak için ittiğimde serdar çalışma koltuğunu tuttu ve kendisine doğru çekti.

Bir anda ayağa kalktım ve başımı eğdim. Serdar burnundan güldü.

"Patron herhangi bir şey yoksa ben gidebilirmiyim?"

Serdar bir süre cevap vermedi.

"Gidebilirsin"

Toplantı odasından çıktıktan sonra bakışlarım koridorda gezindi. Bir an önce kuzeyi bulup krokiyi almam gerekiyordu. Koridorda hızlıca ilerleyip her tarafa bakınmaya başladım. Bir süre sonra olduğum yerde durdum,gözlerimi kapatıp sessizliği dinledim.

Sessizliği bozan şey ise bir üst katta konuşan ilaydaydı. Hızlıca bir üst kata giderek onları bulmaya çalıştım.

En sonunda onları buldum. İçeriye girmeden birsüre onları izledim. İlayda saçma sapan şeyler söylüyordu kuzey ise başını eğmiş onu dinliyordu ya da dinliyormuş gibi yapıyordu tam emin değildim ama bir anlık kararla içeriye girdim.

İlaydanın bakışları bana döndü.

Yavaşça ve elimden geldiğince belli etmeden kuzeyin yakınında durmaya çalışarak ilaydaya baktım.

"İlayda hanım bana seçtiğiniz tasarımları göstermediniz."

Dedim.

İlayda hızlıca telefonuna baktığında kuzeyin koluna vurdum. Kuzeyin bakışları bana döndüğünde elimi açtım. Bir saniye kadar elime baktı daha sonra hızlıca kağıdı elime bıraktı ve önüne döndü.

Kağıdı hızlıca cebime attığımda ilayda bana bakıyordu.

Ellerim terlemeye başladığında ilayda bir adım attı. Gerilemeye başladığımda telefonun ekranını bana çevirdi.

Ekranda sarı tonları ağırlıklı doğum günü salonu süslemesi vardı. Birkaç farklı süsleme gösterdi.

"Süslemeleri gördün artık gidebilirsin."

"Peki efendim."

Odadan hızlıca çıktım ve koşar adım odama doğru ilerledim. Odama geldiğimde kapımı kapatıp cebimden kağıdı çıkardım.

Kağıdı açtım birinci katın krokisi vardı. Birkaç saat boyunca krokiyi inceledim. İlk katta çok fazla birsey yoktu. Krokiyi bir önceki krokinin yanına koyup sakladıgımda odadan çıktım.

İlk kata gittim etrafta hafifçe dolaştım. Tam olarak ilk katı anlamak için en ufak ayrıntıya bile dikkat ederken bir anda birisi yanımda belirdi. İrkilerek yanıma baktığımda kuzey bana bakıyordu. Derin bir nefes verip yürümeye devam ettim.

"Neden sessizce geliyorsun? Korkuttun beni."

"Üzgünüm geldiğimi fark ettiğini sanmıştım"

Göz ucuyla ona bakıp önüme döndüm.

Kuzey
"Niye burada dolaşıyorsun"

"Aşina olmaya çalışıyorum"

Dedim ardından;

"Krokileri en kısa sürede bitirmen gerekiyor"

"Ne kadar kısa sürede bitirmeliyim?"

"İlayda hanımın doğum gününden önce"

"İki gün içinde tüm Evin krokisini mi çıkarmamı istiyorsun?"

Durdum, ona döndüm ve iki kolu tuttum.

"Kuzey yardımcı olmam gereken bir konu varsa kroki çizimi için elimden geldiğince yardımcı olurum sana ama iki gün içinde krokilerin çizilmesi gerekiyor."

Kuzey çok olumsuz gözüküyordu. Moralim bozulmuştu ama pes etmedim.

"Kuzey gerçekten çok önemli benim için."

Sessiz kaldı. Durmadım..

"Hadi ama kuzey ben sana inanıyorum sen bunu yapabilirsin hem dediğim gibi sana gerçekten yardım edebilirim."

Sessizlik.. Tam birkaç şey daha söyleyecektim ki kuzeyin bakışları bana döndü.

"Bu akşam arka bahçede krokileri çizmeye başlayalım."

"Tamam,kesinlikle geleceğim."

Gülümseyerek gözlerinin içine baktığımda gözlerinin içinde anlamsız bir hüzün vardı. Gülümsemem yavaşça solduğunda odama doğru ilerledim.

Akşam olduğunda odadan iki adet kağıt ve kalem aldım,gizlice arka bahçeye gidip aynı banka oturdum.

Bir süre sessizce kuzeyi bekledim. Aradan yarım saat geçmesine rağmen kuzey hala gelmemişti.

Moralim bozulduğunda elimdeki kağıtlara bakakaldım. Kuzey gelmeyecekmiydi emin değildim ama güvendiğim insan beni yüzüstü bıraktığını düşününce moralim daha da çok bozuldu.

Banktan kalkıp arka bahçenin girişine doğru ilerledigimde kuzey koşarak benim yanıma geldi. Bileğimi tutarak koşmaya devam ettiğinde ne olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu.