23. bölüm · Karanlıktan Doğan Çiçek

Karanlıktan Doğan Çiçek 23.Bölüm

Alminora <♡

«cuma»

Gözlerimi heyecanla yeni güne açtım. Yatağımdan hızla kalkıp uzun süre sonra ilk defa kendime özel bir kombin yapacaktım.

Üzerime beyaz bir tişört ve altına mavi bir kot pantolon giydim. Lavaboya giderek saçını açtım. Saçımı tarayıp açık bıraktım. Birsüre aynadan saçlarıma baktım. Her zaman saçlarımı bağlardım. Babam saçımdan tutup beni sürüklerken saçım bağlı olduğundan dolayı canım daha az yanıyordu, bu bir süre sonra alışkanlık haline geldi ve saçımı gerekmediği sürece asla açmamaya başladım.

Elim istemsizce saçıma gitti. Birsüre hareket etmeden öylece kaldım. Bir an eskiye gitmiş gibi saç diplerim açıldığında kendime geldim ve lavabodan çıktım.

Odamdan çıkıp mutfağa gittim, kendime her zaman yaptığım kahvaltıdan biraz farklı olacak şeyler yapmak istedim. Birkaç farklı çeşit daha ekleyerek yavaşça kahvaltımı yaptım. Tam tabakları toplayacakken arkamdan bir el uzandı ve alacak olduğum tabağı aldı.

Arkamı döndüğümde Kuzeyin gülümseyen yüzü ile karşılaştım.

"Günaydın."

Gülümseyerek ona karşılık verdim.

"Günaydın. Kahvaltı yaptın mı?"

"Evet.."

Tabağı tezgaha bıraktıktan sonra yanıma geldi.

Hafifçe eğilerek yüzüme doğru yaklaştı.

"Yarın için heyecanlımısın?"

Bende biraz daha ona yaklaşıp sorusuna cevap verdim.

"Bir an önce yarın olsun istiyorum."

Kuzeyin yüzünde ufak bir gülümseme olduğunda yanağımı derin ama kısa süren bir öpücük kondurdu.

Kalbim bu hareketinden dolayı yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladığında yüzüm kızardı.

Kuzey biraz geri çekilip yüzüme baktığında gülümsemesi büyüdü ve alnımı öptü.

Gözlerimi hızlı hızlı birkaç kez kırptığımda ayağa kalktım. Masanın üzerinde duran bir tabağı alıp Kuzeyin yanından geçerek tezgaha doğru ilerledim.

Kuzey de masada kalan son malzemeli alıp yanıma geldi. Ben mutfağı düzenlemeye başladığımda Kuzey sadece bana bakıyordu.

Göz ucuyla ona baktım.

"Neden bana bakıyorsun?"

"Seni ilk defa böyle görüyorum."

Eli saçıma gittiğinde gözlerimi gözlerine kilitledim.

Kuzeyin gözleri saçlarımdan gözlerime gelince içimi kemiren bir soru sordum.

"Yarın hiçbir aksaklık olmayacak değil mi?"

"Asla, hiçbir aksaklık olmayacak sen merak etme. Herşeyi ben hallettim."

Gülümsedim, elimi yüzüne koydum.

"Herşey için teşekkürler."

Kuzey elini elimin üzerine koydu ve avucumun içini öptü.

"Teşekkürler etmene gerek yok, hem daha teşekkür etmek için erken."

"Her ne olursa olsun bana yardım ettiğin için teşekkürler."

"Ben sana her zaman ve her an yardım ederim ve bunu herhangi bir çıkar için yapmıyorum, içimden geldiği için yapıyorum."

İçten bir gülümsemeyle konuşmaya devam etti.

"Bu yüzden bana teşekkür etmene gerek yok."

Gözlerim istemsizce dolmaya başladığında Kuzey endişelendi.

"İstemeden seni kıracak birşey mi söyledim?"

Olumsuz anlamda başımı salladım, eğer konuşursam ağlardım çünkü.

Kuzey beni kendine çekip sıkıca sarıldı.

Hayatımda ilk defa birisi bir çıkar için, sebepsizce bana iyilik yapıyordu. Kuzeyle tanıştığımda beri sürekli bir ilk yaşıyordum. O benim hayatımı anlamlandıran, beni değerli hissettiren tek kişiydi.

Kuzeye sıkıca sarıldığımda gözümden birkaç damla yaş süzüldü. Sessizce sarılmamız sürdürdük.

Bir anda mutfağa İlaydaya girdi ve bizim sarıldığımız gördü. Hızla bizim yanımıza gelip kolumdan tuttu ve Kuzeyden uzaklaştırdı. Yüzüme bir anda tokat attığında bağırmaya başladı.

"Sen nasıl Kuzeye sarılırsın!"

Sinirle tekrar bana tokat atıyordu ki Kuzey araya girdi.

"Sakın, bir daha asla Alyaya el kaldırmayacasın İlayda."

İlayda sertçe elini çektiğinde tekrar bağırdı.

"Kuzey, sen beni bu kızla nasıl aldatırsın!"

Gözlerimi kocaman açıp Kuzeye ve İlaydaya baktım.

Kuzey sinirle gözlerini kapattı.

"Ne aldatmasından bahsediyorsun İlayda, seninle aramda hiçbirşey yok."

Sesi çok uyarıcı çıkmıştı. İlayda daha da sinirlendi.

"Onca yaşadıklarımızı nasıl unutursun Kuzey!"

Daha sonra iğrenerek bana baktı.

"Beni bırakıp bu yer cucesine mi gittin!"

Kuzey sinirle gözlerini kapattığında ben İlaydanın üzerine yürüdüm.

"Kuzeyin dediğini duymuyormusun, aranızda birşey olmamış! Hayal dünyadan çık ve gerçeklere bak. Dünya senin etrafında dönmüyor."

İlayda üzerime yürümeye başladı.

"Laflarına dikkat et satılmış kız. Babanın evine gidersin."

İçimde büyük hir öfke patlaması yaşandı. Gözlerim karardı ve İlaydanın boğazını ve aynı anda saçını tuttum. İlayda çığlık atmaya başladığında boğazını sıktım.

"Bir daha Babam üzerinde bana laf atmaya çalışma!"

İlayda beni itmeye çalışıyordu.

"Kuzey çek şu kızı üzerimden."

İlayda, Kuzeyden yardım isterken Kuzey elini önünde bağlamış gülerek bizi izlemeye devam etti.

Mutfağa bir anda hizmetliler ve Serdar geldi.

Serdar hızla bizi ayırdığında İlaydaya baktı daha sonra bana döndü saçımdan tutup beni sürüklemeye başladı.

Canım çok yanıyordu, saçımı bağlamadığımdan dolayı daha da canım yanıyordu ve yine pişman olmuştum saçımı bağlamadığıma. Merdivenleri teker teker çıkmaya başladığında Kuzey koşarak Serdarı durdurdu.

"Serdar bey, Alyanın suçu yok. Onu bırakın."

Gözlerimden yaşlar akmaya devam ederken Serdar konuştu.

"Sen bana emir mi veriyorsun. Çekil önümden hemen!"

"Alyanın suçu yok diyorum size, onu bırakın!"

Serdar, Kuzeyi sertçe itti ama Kuzey hâlâ Serdarı durdurmaya çalışıyordu.

Bir anda üst kattan korumalar geldi ve Kuzeyin kolundan tutarak onu Serdarın önünden çektiler.

Kuzey dizlerinin üzerine düştüğünde bağırmaya başladı.

"O kıza zarar veremezsin Serdar!"