25. bölüm · KARANLIĞIN MİRASI

25 Bölüm Yıldızların Ardındaki Savaş

Lina❤️ Yazar'ın kitapı

Kadim şehri çökerken herkes gökyüzündeki çatlağa bakıyordu.
Çatlak büyüyordu içindeki yıldızlar hareket ediyordu.
Hayır....
Onlar yıldız değildi .
Bir filo.
Binlerce ışık noktası dünyaya doğru yaklaşıyordu.
Afra'nın kalbi hızlandı kadın sessizce onları izledi.
Yüzündw endişe vardı.
"Bu kadar erken gelmemeliydiler."
Kağan yanına geldi.
"Kim onlar?"
Kadın cevap verdi.
"Gölgelerin Efendiler."
Sessizlik.
Bekçi başını eğdi sanki o ismi söylemekten bile korkuyordu.
Afra kaşlarını çattı.
"Başkan'dan daha mı tehilekeliler?"
Kadın ona baktı ve kısa bir cevap verdi.
"Başkan onların yanında bir çocuk."
Bu söz herkesi susturdu başkan bile konuşmadı.
Gökyüzündeki çstlak biraz daha açıldı .
Ve içinden dev bir gemi çıktı.
Siyah keskin hatlı nerdeyse bir şehir büyüklüğünde.
İstanbul'un üzerinde asılı kaldı deniz kararmaya başladı.
Rüzgar şiddetlendi insanlar şehirde ne olduğunu anlamıyordu.
Ama korky yayılıyordu afra ise başka bir şey hissediyordu.
O geminin içinden gelen bir varlık .
Çok güçlü.
Çok eski.
Ve doğrudan onu aryordu bir anda zihninde bir ses yankılandı.
"Koruyucuyu bulduk,"
Afra irkildi ses kafasının içinden gelmişti.
Ama ona ait değildi kadın hızla döndü.
"Onlar seni hissediyor."
Tam o anda gökyüzündeki geminin merkezinde kırmızı bir ışık yandı.
Ve bir ışın dünyaya indi.
Boğaz'ın kıyısına ışık dağıldığında biri görünüyordu.
Uzun boylu .
Siyah zırhlı.
Yüzünün yarısı metaldi.
Gözleri tamamen gğmüştü.
Adam yavaşçabaşınu kaldırdı ve doğrudan Afra'ya baktı.
Aralarında kilometreler olmasına rağmen onu görünüyordu.
Adamın dudaklaru hareket etti.
"Son koruyucu."
Afra'nın kolyesi yeniden parladı bu kez mavi değil altın renkte.
Kadın korkuyla geri çekildi.
"Hayır...."
Afra ona döndü .
"Neler oluyor?"
Kadın fısıldadı:
"Miras seni seçti."
Bir anda Afra'nın etrafında altın semboller belirmeye başladı.
Havada dönüyordı kadim şehre titredi.
Bekçi diz çöktü kağan şaşkınlıkla geri çekildi.
Başkan ise ilk kez umutsuz görünüyordu.
Çünkü artık oyunun kuralları değişmiş.
Ve Afra bunu hissediyordu içindeki güç büyüyordu.
Ama bu karanlık değildi bu daha eski bir şeydi.
Daha saf.
Daha güçlü.
Gökyüzündeki çatlak biraz daha açıldı.
Ve çatlağın içinden yüzlerce gümüş göz parladı.
Onlar geliyordu savaş İstanbul'a ulaşıyordu.
Ve bu kez dünyanın kaderi gerçekten Afra 'nın ellerindeydi.