14. bölüm · KARANLIĞIN MİRASI
14 Bölüm Geçmişin Kapısı
Titan'ın kırmızı gözleri titriyordu.
Afra'nın gözletinden akan yaşlar beton zemine düşüyordu.
Alp hala ona sarılmıştı.
Kan kaybediyordu ama bırakmıyordu.
Binanın her yanı çökmeye devam ediyordu.
Yangın artık kontrol edilemezdi.
Sirenler son kez çığlık atıyordu.
Ama o anda her şey değişti.
Afra'nın boyundaki hilal kolye parlamaya başladı.
Önce hafifçe sonra giderek güçlenerek.
Mavi bir ışık yayıldı koridorun doldurdu.
Yangının turuncu ışıkları bile kayboldu.
Herkes şaşkınlıkla baktı.
" Bu da ne?" diye fısıldadı Defne.
Aras'ın yüzü bir anda değişti.
Sanki yıllardır unutmaya çalıştığı bir şey hatırlamıştı.
"Hayır...."
Afra kolyeyi tuttu ışık daha da büyüdü.
Başının içinde yeni görüntüler belirmeye başladı.
Bir ev taş duvarlı küçük bir ev.
Mardin.
Bir kadın gülümsüyordu.
Annesi.
Afra'nın nefesi kesildi.
"Anne..."
Kadın onu dönüp gülümsedi ama bu bir anı değildi.
Daha fazla saklanmış bir gerçekti.
Bir anda görüntü değişti.
Gece yağmur koşan insanlar.
Annesi küçük Afra'nın elini tutuyordu.
Yanlarında babası vardı.
Korkmuşlardı kaçıyorlardı.
Arkalarından siyah araçlar ilerliyordu.
Organizasyon.
Küçük Afra ağlıyordu.
"Anne korkuyorum...."
Kadın eğilip saçlarını okşadı.
"Korkma küçük yıldız."
Bu cümle...
Afra' nın kalbi paramparça etti.
Çünkü yıllardır duyduğu o ses buydu.
Ama görüntüler devam etti.
Bir mağara dağın içine gizlenmiş eski bir kapı.
Taştan yapılmıştı üzerinde garip semboller vardı.
Annesi kolyeyi kapının ortasına yerleştirdi.
Kapı açıldı içerden mavi ışık yükseldi.
Babası şaşkınlıkla konuştu :
"Gerçekten varmış...."
Annesi başını salladı.
"Eğer bir gün onu bulurlarsa burası onu umut olucak."
Görüntü aniden sonra erdi.
Afra nefes nefese gözlerini açtı.
Yangın.
Koridor.
Titan.
Her şey geri dönmüştü.
Ama artık bir şey biliyordu bir yer vardı.
Ve orası her şeyi değiştirebilirdi.
Aras hemen yanına geldi.
"Ne gördün?"
Afra birkaç saniye konuşamadı.
Sonra fısıldadı:
"Bir kapı...."
Sessizlik.
Aras'ın yüzü bembeyaz oldu.
"İmkansız..."
"Sen biliyorsun."
Aras gözlerini kapattı.
Uzun süre sustu.
Sonunda konuştu.
"Geçmişin kapısı..."
Defne şokla ona baktı.
"Onun sadece bir efsane olduğunu sanıyordu."
Aras başını salladı.
"Ben de."
Titan hala hareketsizdi.
Sanki o da dinliyordu.
Afra kolyeyi sıktı.
"Oraya gitmeliyiz."
Tam o anda hoparlörlerden Başkan'ın sesi yükseldi.
Bu kez öfkeliydi .
"Demek hatırladın."
Koridor sessizleşti başkan devam etti.
"Kapıyı bulursan her şeyi öğrenirsin."
Kısa bir sessizlik oldu sonra sesi daha da karanlıklaştı.
"Ama benden önce ulaşabilirsen."
Bir anda bütün ekranlar açıldı.
Türkiye haritası belirdi.
Haritanın üzerinde onlarca kırmızı nokta yanıyordu.
Organizasyon harekete geçmişti.
Başkan son kez konuştu:
"Av başladı, Afra."
Ekranlar karardı ve ilk kez herkes aynı şeyi hissetti.
Bu artık sadece kaçış değildi.
Bu bir yarıştı geçmişin peşindeki bir yarış.
Ve karanlık da onların peşindeydi...
