BÖLÜM 6

Vaveyla Yazarı: Ryua

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 6

"Az kaldı. Dayan.”
Lara, Alaz'ın kolunu omzuna yerleştirmiş, onu güçlükle yürütmeye devam ediyordu. Alaz ise attığı her adımda yüzüne yerleşen acıyı gizlemeye çalışıyordu.
Ama Lara bunu fark etmeyecek kadar dikkatsiz değildi.
“Biraz daha dayanabilir misin?” diye sordu.
“Başka seçeneğim var mı?”
Lara ona ters ters baktı.
“İnan bana, seni şuan burda bırakabilirim”
Alaz'ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
“Bırakmayacağını biliyorum.”
“Bu kadar emin olma.”
Birkaç adım daha attılar. Sonunda arabanın yanına ulaştıklarında Lara derin bir nefes aldı.
“Tamam, geldik. Şimdi arabaya bin ve şu yaranı kontrol edeyim.”
Alaz cevap vermek yerine yolcu kapısına uzandı.
“Önce buradan uzaklaşmamız gerekiyor.”
Lara gözlerini kapatıp sabrını toplamaya çalıştı.
“Seninle konuşmak duvara konuşmaktan daha zor.”
“Duvarlar en azından bu kadar soru sormuyor.”
“ALAZ!”
“Tamam, tamam.”
Alaz kapıyı açıp koltuğa oturdu. Lara da kapıyı kapattıktan sonra sürücü tarafına geçti.
Anahtarı kontağa takıp çevirmek üzereydi ki Alaz elini uzatarak anahtarı tuttu.
Lara şaşkınlıkla ona döndü.
“Ne yapıyorsun?”
“Ben kullanırım.”
Lara önce onun eline, ardından yüzüne baktı.
“Sen şu an ayakta zor duruyorsun. Bir de araba mı kullanacaksın?”
“Yapabilirim.”
“Harika. Birazdan ağaca çarparsak ağaca da iyi olduğunu söylersin artık.”
Alaz'ın kaşları hafifçe kalktı.
“Ehliyetin var mı?”
Lara'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Var??”
“Kaç yıllık?”
“Sana ne?”
Alaz'ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
“Demek yeni.”
“Öyle bir şey demedim!”
“Demene gerek yok. Tepkinden anlaşılıyor.”
Lara elini uzattı.
“Anahtarı ver.”
Alaz birkaç saniye ona baktıktan sonra anahtarı bıraktı.
“Yavaş sür.”
Lara anahtarı kapıp kaşlarını çattı.
“Ağzının içinde ‘yavaş sür’ deyip durma bana! Kullanabiliyorum dedim ya!”
“‘Var’ dedin. Kaç yıllık olduğunu söylemedin.”
Lara kontağı çevirmeden önce ona döndü.
“Debriyajın yerini biliyorum, Alaz. Yeterli değil mi?”
Alaz birkaç saniye sessiz kaldı.
“Harika. Canımı bir acemiye emanet ettiğimi bilmek çok rahatlatıcı.”
“İstersen inebilirsin! Aşağıda seni arayan adamlarla vedalaşırsın!”
“Lara, sadece yavaş sürmeni söyledim.”
“Ben de sadece araba kullanacağımı söyledim. Ama maşallah, sen daha kontağı çevirmeden trafik polisi kesildin başıma!”
Alaz gülümsemesini gizlemek için başını diğer tarafa çevirdi.
“Kurallara uyman gerektiğini düşünüyorum.”
Lara başını ona çevirdi.
“Senin şu an uyman gereken tek bir kural var, biliyor musun?”
“Neymiş?”
“Susmak. Sen bana değil, kendi yarana odaklan. Her konuda fikrin olmak zorunda değil.”
Alaz birkaç saniye ona baktı.
Sonra başını hafifçe salladı.
“Peki.”
Lara şüpheyle gözlerini kıstı.
“Vay be. Demek söz dinleyebiliyormuşsun.”
Alaz gözlerini devirdi ama bu kez cevap vermedi.
Lara zafer kazanmış gibi önüne döndü ve arabayı çalıştırdı.
Sonunda sessizlik.
En azından birkaç saniyeliğine.
Araba sokağın başına henüz ulaşmıştı ki Alaz'ın sesi yeniden duyuldu.
“Biraz daha yavaş—”
Lara frene bastı.
Ardından başını çevirip ona baktı.
“ALAZ!”
“Ne?”
“ARABA ZATEN YÜRÜYEN MERDİVEN HIZINDA GİDİYOR! BİR TIK DAHA YAVAŞ SÜRERSEM GERİ GERİ GİDECEĞİZ!”
Alaz bu kez kendini tutamadı. Başını hafifçe geriye yaslayıp güldü.
Lara birkaç saniye ona baktı.
“Sen… Sen az önce bana güldün mü?”
“Hayır.”
“Gördüm!”
“Yanılıyorsun.”
“İnanılmazsın! Bir de utanmadan inkâr ediyor.”
Alaz gülümsemesini hâlâ gizleyemiyordu.
“Tamam, tamam. Nasıl istiyorsan öyle sür.”
Lara yeniden önüne döndü.
“Güzel. Sonunda akıllıca bir karar verdin.”
Birkaç saniye boyunca arabada sessizlik hâkim oldu.
Lara direksiyona odaklanmış, gözlerini yoldan ayırmıyordu. Tam Alaz'ın nihayet sustuğunu düşünmeye başlamıştı ki…
“Şu virajda biraz—”
“BİR KELİME DAHA EDERSEN SENİ İLK GÖRDÜĞÜM TAKSİYE BIRAKACAĞIM!”
Alaz ellerini teslim olurcasına kaldırdı.
“Tamam. Sustum.”
“Harika.”
Lara yeniden yola baktı.
Aradan birkaç saniye geçti.
“Lara?”
Lara gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
“Ne var yine?”
“Ehliyetini yeni mi aldın?”
Lara'nın ağzı açık kaldı.
Bir süre ona inanamazmış gibi baktı.
“Sen gerçekten dayaklık bir adamsın.”
Alaz gülümseyerek başını koltuğa yasladı.
“Bunu iltifat olarak kabul ediyorum.”
“Etme. Çünkü değil.”
Lara homurdanarak yola devam etti.
Ancak birkaç dakika sonra Alaz'ın yüzündeki gülümsemenin kaybolduğunu fark etti.
Bir eli yaralı tarafındaydı. Başını koltuğa yaslamış, gözlerini kapatmıştı. Çenesi hafifçe kasılmıştı.
Lara'nın yüzündeki alaycı ifade yavaşça silindi.
“Alaz?”
Alaz gözlerini açmadan cevap verdi.
“Efendim, şoför hanım?”
Lara istemeden gülümsedi.
“Bak, iyileşince seninle hesabımız var.”
“Sabırsızlıkla bekliyorum.”
“Dalga geçme.”
“Geçmiyorum.”
Lara gözlerini yeniden yola çevirdi.
“İyi. Çünkü bir daha araba kullanırken bana karışırsan seni gerçekten yürütürüm.”
“Anlaşıldı, patron.”
Lara başını iki yana salladı.
“Böyle daha iyi.”
Fakat gülümsemesi uzun sürmedi.
Alaz'ın nefesi giderek ağırlaşıyordu. Birkaç dakika önce kendisini sinirlendirmek için fırsat kollayan adamdan eser kalmamıştı.
Lara direksiyonu biraz daha sıkı kavradı.
“Alaz?”
“Ne var?”
“İyi misin?”
“Gayet iyiyim.”
Lara ona kısa bir bakış attı.
“Bana yalan söyleme.”
Alaz cevap vermedi.
“Alaz, benimle konuş.”
Bu kez Alaz gözlerini güçlükle araladı.
“Buradayım, patron.”
Lara rahat bir nefes aldı ama endişesi geçmedi.
“Bir daha bana patron dersen gerçekten seni yürütürüm.”
Alaz'ın dudaklarında yorgun bir gülümseme belirdi.
“Peki, şoför hanım.”
Lara gözlerini devirdi.
“Allah'ım, bana sabır ver…”

Birkaç saniye sonra yeniden konuştu.
“Peki, nereye gidiyoruz? Yakında bir hastane var mı?”
Alaz gözlerini araladı.
“İlerideki kavşaktan sağa dön.”
Lara dediğini yaptıktan sonra sordu:
“Orada hastane mi var?”
“Hayır.”
Lara'nın kaşları çatıldı.
“Peki, nereye gidiyoruz?”
“Bir kliniğe.”
Lara kısa bir kahkaha attı ama sesinde eğlenceden çok şaşkınlık vardı.
“Harika. Bir de gizli doktorun var yani.”
Alaz cevap vermedi.
Lara ona baktı.
“Alaz?”
“Ne?”
“Yine bir şey saklıyorsun, değil mi?”
Alaz başını koltuğa yasladı.
“Şu an bunun sırası değil.”
Lara derin bir nefes aldı.
“Seninle bir gün normal bir konuşma yapabilecek miyiz acaba?”
“Umarım.”
“Ben pek umutlu değilim.”
Alaz belli belirsiz gülümsedi ama bu kez karşılık vermedi.
Lara tarif ettiği sokağa döndüğünde karşısına küçük, eski bir bina çıktı. Tabelası o kadar silikti ki ne yazdığını anlamak için dikkatlice bakmak gerekiyordu.
Binanın önünde durdu.
Motoru kapattıktan sonra Alaz'a döndü.
“Geldik.”
Alaz gözlerini açıp binaya baktı.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
Lara bunu fark etti.
“Ne oldu?”
“Bir şey yok.”
Lara gözlerini kıstı.
“Alaz, şu iki kelimeyi bir daha söylersen gerçekten—”
“Lara.”
Alaz'ın sesindeki ciddiyet, Lara'nın sözünü yarıda kesti.
İlk kez ona baktığında alaycı bir ifade yoktu. Yüzü solgundu ve gözlerinde, Lara'nın daha önce görmediği bir gerginlik vardı.
Lara'nın içini açıklayamadığı bir huzursuzluk kapladı.
“Burası neresi?”
Alaz cevap vermedi.
Yalnızca kapıyı açmaya çalıştı. Ancak hareketi yarıda kaldı ve yüzü acıyla gerildi.
Lara hemen kemerini çözdü.
“Zorlama kendini.”
Arabadan inip diğer tarafa geçti. Kapıyı açarak Alaz'ın dışarı çıkmasına yardım etti.
Bu kez Alaz itiraz etmedi.
Kolunu Lara'nın omzuna yerleştirdiğinde bütün ağırlığını ona vermemeye çalışıyordu. Lara ise bunu fark etmesine rağmen hiçbir şey söylemedi.
Birlikte binanın girişine kadar yürüdüler.
Lara kapıyı açtı.
İçerideki doktor, masasında duran dosyadan başını kaldırdı. Önce Lara'ya, sonra onun omzuna yaslanan Alaz'a baktı.
Bakışları Alaz'ın yüzünde durdu.
Ardından derin bir nefes verdi.
“Yine mi sen?”
Lara olduğu yerde kaldı.
Yavaşça başını Alaz'a çevirdi.
Kaşlarını çattı. Bakışları açıkça tek bir soru soruyordu.
Yine mi?

~Devam edecek

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

52okunma 5beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.