BÖLÜM 5 - KAÇIŞ

Vaveyla Yazarı: Ryua

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 5 - KAÇIŞ

Kapının ardından gelen ses, odanın içinde yankılandı.
“Burada olduklarını biliyorum.”
Lara'nın nefesi kesildi.
Alaz ise kapıya bakmaya devam ediyordu. Yüzündeki ifade değişmişti. Az önceki sakin ve kendinden emin hali gitmiş, yerini dikkatli bir sessizlik almıştı.
Lara bunu fark etti.
“Sen onu tanıyorsun.”
Alaz cevap vermedi.
“Alaz.”
“Sesini çıkarma.”
Kim o?”
Alaz cevap vermedi.
“Alaz.”
“Sus.”
Kapının kolu yeniden hareket etti.
Lara istemsizce geri çekildi.
“Kim o? Yoksa eve gelen arabadakiler mi? Bizi bulmuşlar.”
Alaz bu kez ona baktı.
“Henüz değil.”
“Kapının önündeler!”
“Biliyorum.”
"Eee o zaman nasıl bulmamış oluyorlar? Farkında mısın? Kapının önündeler ve her an içeri girebilirler. ”
Alaz cevap vermek yerine odanın diğer tarafına geçti. Masanın üzerindeki birkaç şeyi hızla topladı.
Lara şaşkınlıkla onu izledi.
“Ne yapıyorsun?”
“Hazırlanıyorum.”
“Neye?”
“Gitmemiz gerekebilir.”
"Yine mi? Bu sefer nereye? Ben seninle hiçbir yere gelmiyorum.”
Alaz durdu. Kaşlarını çattı.
“Lara, şu an inat edecek zaman değil.”
Lara sesini alçaltmaya çalıştı ama öfkesi fısıltısının arasından taşıyordu.
"Sürekli bir şeylerden kaçıyoruz ve kim olduklarını bile söylemiyorsun? Bana artık bir cevap vermek zorundasın!!"
Alaz, Lara'nın gözlerinin içine baktı.
“Cevap istiyorsan önce buradan çıkmalıyız”
Lara başını iki yana salladı.
“Hayır. Her seferinde aynı şeyi söylüyorsun. Kaçıyoruz, saklanıyoruz… Ama ben hâlâ hiçbir şey bilmiyorum.”
Alaz bir an sustu. Derin bir nefes aldı.
Sonra Lara'nın yanına yaklaştı ve elini tuttu.
Lara şaşkınlıkla ellerine baktı, bunu hiç beklemiyordu. Ardından yeniden Alaz'ın yüzüne baktı.
“ Buradan çıktığımızda güvenli bir yere gittiğimizde anlatacağım söz veriyorum tamam mı? Şimdi bana güven beni dinle lütfen."
Lara, Alaz’ın elinin sıcaklığı karşısında bir an bocaladı. Gözlerindeki samimiyet ve ilk kez sesine yansıyan o çaresiz ricalar, içindeki öfkeyi bir anlığına durdurmuştu. Tam dudaklarını aralayıp bir şey söyleyecekti ki dışarıdan gelen o sesle donup kaldı.
Güm!
Duvarın diğer tarafında bir şeyler düştü. Adam eşyaları döküp saçıyor, onları arıyordu.
"Bulucak şimdi ne yapıcaz?"
Alaz odanın içinde hızla göz gezdirdi. Sonra pencereye yöneldi.
“Alaz…?”
Alaz parmağını dudaklarına götürerek sessiz olmasını işaret etti.
“Arka tarafa geç.”
“Nereye?”
“Çabuk.”
“Alaz...”
“Şimdi soru sorma.”
Lara itiraz edecek oldu ama Alaz çoktan odanın arka tarafındaki küçük pencereye yönelmişti.
Pencereyi açtı.
Dışarı baktı.
“Buradan çıkacağız.”
Lara pencereye baktı.
“Şaka yapıyorsun.”
“Hayır.”
“Ben oradan çıkmam.”
“Lara.”
“Burası ikinci kat!”
Alaz dışarı baktı.
“Birinci kat sayılır.”
“Bu nasıl bir hesap?”
Kapının ardından bir ses daha geldi.
“Alaz!”
Alaz pencerenin önüne geçti ve dışarı baktı. Aşağıda, evin duvarına bitişik eski bir sundurma vardı. Sundurmanın çatısı yağmurla ıslanmıştı. Kenarında, yere kadar uzanan kalın bir sarmaşık demeti bulunuyordu. Yine de aşağıya atlamak güvenli görünmüyordu.
Alaz, Lara’ya döndü.
“Önce ben ineceğim.”
“Sonra?”
“Sonra seni alacağım.”
“Alaz, delirdin mi? Ölmek mi istiyorsun? Aşağıda ne kadar mesafe olduğunu gördün mü?”
“Gördüm.”
“Ben ölmeyi planlamıyorum!”
Alaz istemsizce kısa bir gülümseme gösterdi.
“Ölmeyeceksin.”
“Bunu nereden biliyorsun?”
“Çünkü seni tutacağım.”
Lara birkaç saniye ona baktı.
“Buna gerçekten güvenmemi mi bekliyorsun?"
Alaz cevap vermedi.
Bir an Lara'nın gözlerinin içine baktı. Sonra pencerenin kenarına oturdu.
“Ne yapıyorsun?”
“Bana güvenmeni beklemiyorum.”
Lara şaşkınlıkla ona baktı.
“Ne?”
“Önce sana bir sebep vereceğim.”
Alaz pencerenin dışına çıktı.
“Alaz!”
"Bana güven.”
Lara cevap veremedi.
Alaz pencereden dışarı çıktı ve sundurmanın çatısına atladı. Islak zeminde ayağı kaydı. Lara korkuyla nefesini tuttu.
“Alaz!”
Alaz dengesini güçlükle toparladı. Bir eliyle pencerenin kenarına tutunmuştu. Diğer eliyle ona uzandı.
“İyiyim, iyiyim.”
“Düşüyordun!”
“Henüz düşmedim.”
“Bu hiç rahatlatıcı değil!”
Alaz, çatının kenarına doğru ilerledi ve sarmaşıklara tutundu. Kısa bir süre sonra aşağıya indi. Lara onu gözden kaybettiğinde kalbi ağzına geldi. Birkaç saniye sonra aşağıdan sesi duyuldu.
“Lara!”
“Buradayım.”
“Sıra sende.”
Lara olduğu yerde kaldı.
Kapı yine sarsıldı.
“Lara, hadi!”
Lara pencereye yaklaştı. Elleri titriyordu. Pencerenin kenarına oturduğunda aşağı bakmamaya çalıştı. Fakat gözleri istemsizce aşağıya kaydı.
“Ben yapamam.”
“Bana bak.”
Lara başını kaldırdı.
Alaz sundurmanın hemen altında duruyordu. Kollarını ona doğru açmıştı. Yüzünde en ufak bir tereddüt yoktu.
“Bana bak,” diye tekrarladı. “Aşağıya değil, bana.”
Lara onun gözlerine odaklandı.
“Ya kayarsam?”
“Kayarsan seni yakalarım.”
“Ya ikimiz de düşersek?”
“Düşersek birlikte düşeriz.”
“Bu da hiç güven verici değil.”
Alaz’ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
"Gülmee!"
Lara, içinde bulunduğu duruma rağmen kısa bir kahkaha kaçırdı. Kahkaha daha dudaklarından çıkarken kapının arkasından gelen gürültüyle kesildi.
Kapı çatırdadı.
Alaz’ın yüzündeki ifade yeniden ciddileşti.
“Lara, şimdi atla.”
“Beni gerçekten tutacaksın, değil mi?”
Alaz bir adım daha yaklaştı. Kollarını biraz daha açtı.
“Seni tutacağım gerçekten.”
Bu kez sesi daha yumuşaktı.
Lara gözlerini kapattı ve kendini pencerenin dışına bıraktı.
Bir an boyunca boşlukta kaldı.
Sonra Alaz’ın kolları beline dolandı.
Lara’nın nefesi kesildi. Alaz onu bütün gücüyle kendine çekmişti. Bir an dengesini kaybetti ve ikisi birlikte sert zemine düştüler. Alaz sırtını zemine vururken Lara onun üzerine kapandı.
Lara birkaç saniye kıpırdayamadı.
Alaz’ın eli hâlâ belindeydi.
Diğer eli ise başının arkasını koruyordu.
“İyi misin?” diye fısıldadı Alaz.
Lara, yüzünün onun yüzüne ne kadar yakın olduğunu fark etti. Aralarında yalnızca birkaç santim vardı. Alaz’ın nefesi yanağına çarpıyordu. Kalbi, az önceki korkudan mı yoksa bu yakınlıktan mı hızlanmıştı, ayırt edemedi. Alaz’ın parmakları yavaşça gevşedi. Ancak Lara hemen geri çekilmedi. Gözleri istemeden onun yüzünde dolaştı. Kaşının hemen üzerinde ince bir çizik vardı.
“Sen…” dedi Lara güçlükle. “Sen iyi misin?”
Alaz birkaç saniye cevap vermedi. Sonra yüzünü buruşturup"
"İyiyim, bir şey yok"
"Yalancı"
Lara yavaşça üzerinden kalkmaya çalıştı. Fakat Alaz'ın eli hâlâ belindeydi. İkisi de bunu aynı anda fark edince Alaz hemen elini çekti.
“Pardon.”
Lara ayağa kalktı ve üzerindeki tozları silkeledi.
“Madem iyisin, hadi kalk,” dedi Lara ve elini uzattı.
Alaz hemen doğrulmaya çalıştı fakat hareket ettiği anda yüzü kısa bir anlığına gerildi.
Lara bunu kaçırmadı.
“Gördün mü?”
“Ne gördüm?”
“Az önce yüzün değişti.”
“Bir şey olmadı.”
“Alaz…”
Lara elini onun omzuna koyup doğrulmasına yardım etti. Alaz ayağa kalkarken bir an sendeledi.
Lara’nın gözleri büyüdü.
“Sen yaralandın.”
“Ufak bir şey.”
“Ufak bir şey yüzünden az önce neredeyse düşüyordun.”
Alaz cevap vermedi. Elini yan tarafına götürüp hemen geri çekti.
Lara o hareketi de fark etti.
“Oran mı?”
“Lara, gerçekten önemli değil.”
“Bana bak.”
Alaz istemeyerek de olsa ona döndü.
Lara’nın bakışları önce yüzündeki çizikte, sonra tekrar gözlerinde durdu.
“Benim yüzümden oldu, değil mi?”
Alaz sustu.
Bu sessizlik cevaptan daha açıktı.
Lara’nın sesi yumuşadı.
“Beni korumak için kendini siper ettin.”
“Başka ne yapacaktım?”
“Bilmiyorum… Ama bunu yokmuş gibi davranmak zorunda değilsin.”
Alaz hafifçe başını iki yana salladı.
“Şimdi bunun sırası değil.”
Tam o sırada evin içinden sert bir gürültü daha yükseldi.
İkisi de aynı anda başlarını kaldırdı.
Lara korkuyla Alaz'a baktı.
Alaz çevreyi kontrol etti. Sonra birkaç metre ilerideki sokağa baktı.
Bir an durdu.
“Arabam.”
Lara onun baktığı yöne çevirdi bakışlarını.
Sokağın ilerideki köşesinde, karanlığın içinde Alaz’ın arabası görünüyordu.
“Ne kadar uzakta?”
“Fazla değil.”
"Yürüyebilecek misin?
Alaz, birkaç saniye boyunca ona baktı. Sonra yaralı tarafını belli etmemeye çalışarak başını salladı.
“Yürürüm.”
Lara kaşlarını çattı.
“Emin misin? Pek öyle gözükmüyor.”
Alaz birkaç adım atmaya çalıştı. Fakat ilk adımında yüzü yeniden gerildi. Lara hemen koluna girdi.
“Yavaş, inat etme işte”
“İyiyim.”
“Bırak şu ‘iyiyim’ demeyi.”
Alaz itiraz edecek gibi oldu ama Lara kolunu daha sıkı tuttu.
“Bana dayan.”
“Lara…”
“Şu an tartışacak durumda değilsin sus.”
Alaz birkaç saniye ona baktı. Sonunda karşı çıkmadı.
Lara onun kolunu omzuna almasına yardım etti. Alaz ağırlığını biraz ona verdiğinde Lara adımlarını yavaşlattı.
Birlikte sokağın sonuna doğru ilerlemeye başladılar.
Alaz her adımda yarasını belli etmemeye çalışıyordu. Lara ise onun yüzündeki en küçük değişikliği bile takip ediyordu.
“Daha fazla dayanamayacaksan söyle.”
“Dayanırım.”
“Alaz!!”
“Tamam. Söylerim.”
Lara başını salladı.
Bir süre sessizce yürüdüler.
Sokağın ilerleyen kısmında arabası görünüyordu.
Lara derin bir nefes aldı.
“Az kaldı. Dayan."

~Devam edecek

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

61okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.