1. bölüm · Kanla Yazılan Kader

Giriş

Kardelen 🌀

Adım Kardelen.
Bu ismi hep sevmişimdir ama hiçbir zaman anlamını gerçekten taşımadığımı düşünmüştüm.

Ta ki o geceye kadar.
O gece, hayatımın son “normal” gecesiydi.
Saat geç olmuştu. Şehrin ışıkları bile yorulmuş gibiydi. Sokaklar sessizdi; öyle bir sessizlik ki, insanın kendi düşüncelerini bile rahatsız ediyordu. Adımlarım kaldırımda yankılanırken içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk vardı.

Sanki biri beni çağırıyordu.
Ama ses yoktu.
Sadece his.

Yürümeyi bırakıp etrafıma baktım. Kimse yoktu. Buna rağmen kalbim hızlandı. Göğsüm daraldı. İçgüdülerim, mantığımdan daha yüksek sesle bağırıyordu: Git. Buradan git.

Tam o anda sokak lambaları söndü.
Karanlık bir anda üzerime kapandı. Telefonumu çıkardım ama ekranım da karardı.

O an anladım; bu sıradan bir elektrik kesintisi değildi.
Ve sonra onu gördüm.
Gölgelerin içinden ayrılan bir siluet. Uzun, hareketsiz ve ürkütücü derecede sakindi. Bana doğru yürüdü ama ayak seslerini duymadım. Sanki yere basmıyordu.

“Kaçmayacaksın.”
Sesini duyduğumda içim buz kesti.
Adımı söylemedi. Ama bana ait olduğunu biliyordu. Beni tanıyordu. Gözleri karanlıkta bile seçiliyordu—derin, soğuk ve insan olmayan bir parıltıyla dolu.

“N… nesin sen?” diye sordum.
Sesim bana bile ait değilmiş gibi titriyordu.
Dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı. Bu bir gülümseme değildi. Daha çok bir kabul gibiydi.

“Ben,” dedi yavaşça,
“senin kaderinin başladığı yerim.”

Bileğime dokunduğunda nefesim kesildi. Soğuktu. Ama garip bir şekilde… can yakıcı değildi.
O an şunu anladım:
Bu karşılaşma bir tesadüf değildi.
Ben kaçmıyordum çünkü kaçmam gerekmiyordu.
Çünkü karanlık beni seçmişti.