7. bölüm · Kanla Yazılan Kader
6.Bölüm
Bazı gerçekler vardır.
Biri sana söylemese bile, beyninin bir köşesinde sessizce şekillenir.
Benimki artık sessiz değildi.
Arşivden çıktığımızdan beri içimde garip bir huzursuzluk vardı. Kitapların isimleri, insanların bakışları, kimsenin aynalara bakmaması… Küçük detaylar birleşmişti. Görmezden gelmeye çalıştım. Ama artık edemiyordum.
Avlunun kenarında durdum. Havuzun suyu hareketsizdi.
“Burada yansımalar neden farklı?” diye sordum.
Kimse cevap vermedi.
Aras durdu. Bana baktı. İlk defa kaçmadı.
“Ne düşündüğünü söyle,” dedi.
Yutkundum. “Bunu ilk ben söylemek istemezdim.”
“Biliyorum.”
“Geceler,” dedim.
“Zamanın akmaması. İnsanların kalp atışlarını duymam. Aynalar. Bu yer.”
Sesim titremedi ama içim titriyordu.
“Siz…” dedim.
“İnsan değilsiniz.”
Sessizlik oldu.
“Vampirsiniz,” dedim.
Kelime ağzımdan çıkınca daha az korkunç geldi.
Lara başını eğdi. Mert gözlerini kaçırdı. Selim susuyordu.
Aras bana baktı.
“Evet,” dedi.
“Söylemek istemedik.”
“Neden?” diye sordum.
“Beni kandırmak için mi?”
“Hayır,” dedi.
“Seni korumak için.”
“Benden mi?” dedim acı bir gülümsemeyle.
“Yoksa sizden mi?”
Yaklaştı. Bu kez geri çekilmedim.
“Bizden,” dedi dürüstçe.
Kalbim hızlı atıyordu ama kaçmak istemedim. Garip bir şekilde… rahatlamıştım.
“Peki ben neden buradayım?” dedim.
“Ben vampir değilim.”
Aras sustu.
“Değil misin?” dedi çok sessiz bir sesle.
O an içimde bir şey koptu.
Ama korkudan değil.
“Hayır,” dedim hemen.
“Ben insanım.”
“Şimdilik,” dedi.
Sinirlendim. “Böyle konuşmayı bırak!”
“Elimde değil,” dedi.
“Çünkü zaman daralıyor.”
“Ne zamanı?”
“Senin gerçeğin.”
Ona baktım. İlk defa sadece korkuyla değil… başka bir şeyle. Merakla. Yakınlıkla.
“Beni buraya bunun için mi getirdin?” dedim.
“Beni izlemek için mi?”
“Hayır,” dedi hemen.
“Seni yalnız bırakmamak için.”
Bu cümle göğsüme oturdu.
“Bana yalan söyledin,” dedim.
“Bazı şeyleri,” dedi.
“Ama hissettiklerimi değil.”
Sessizlik oldu. Aramızda kimse yoktu ama dünya durmuş gibiydi.
“Benden korkuyor musun?” diye sordu.
Bir an düşündüm.
“Hayır,” dedim.
“Korkmam gerekirdi belki. Ama korkmuyorum.”
Gözleri karardı. Ama gülümsedi.
“Bu iyi değil,” dedi.
“Ve bu yüzden tehlikeli.”
“Neden?”
“Çünkü,” dedi,
“biz bağlandığımızda bırakmayız.”
Kalbim hızlandı.
“Ben de bırakmam,” dedim istemsizce.
Sözler ağzımdan çıktıktan sonra pişman olmadım. Sadece sustum.
Aras elini uzattı. Dokunmadı. Sadece
oradaydı.
“Henüz,” dedi,
“çok erken.”
Ama gözleri başka bir şey söylüyordu.
Ve ben artık şundan emindim:
Onlar vampirdi.
Bu yer gerçekti.
Ve ben, bu dünyanın dışında kalamayacak kadar içindeydim.
