16. bölüm · Kanla Yazılan Kader
15.Bölüm (Final)
Meydan sessizdi.
Taş zemin soğuktu ama bunu hissetmiyordum. Artık çoğu şeyi eskisi gibi hissetmiyordum zaten. Açlık hâlâ içimdeydi ama bu kez bağırmıyordu. Bekliyordu.
Gölge Soy karşımdaydı.
Azalmışlardı ama hâlâ tehlikeliydiler. Mirel öndeydi. Gözleri doğrudan bana kilitlenmişti.
“Kaçmadın,” dedi.
“Bu iyi.”
“Kaçmak istemiyorum,” dedim.
“Bitirmek istiyorum.”
Aras yanımdaydı. Bu kez bir adım geride duruyordu. Müdahale etmiyordu. Bana alan tanıyordu.
Bu… zor ama doğruydu.
Mirel elini kaldırdı. Gölgeler hareketlendi. Meydanın kenarları karardı.
“Bize katıl,” dedi.
“Açlığınla savaşmayı bırak.”
Derin bir nefes aldım.
Açlığı bastırmadım.
Onu yok saymadım.
Sadece… yönlendirdim.
“Ben savaşmıyorum,” dedim.
“Seçiyorum.”
Bir adım attım. Gücüm yayıldı ama kontrol altındaydı. Gölgeler bana ulaşamadı. Sanki görünmez bir sınır vardı.
Mirel ilk kez geri çekildi.
“Bu mümkün değil,” dedi.
“Ben de öyle sanıyordum,” dedim.
“Ama hâlâ kendimim.”
Son hamle hızlı oldu. Büyük bir patlama yoktu. Bağırış yoktu. Sadece baskı.
Gölge Soy geri çekildi. Zorla değil—kabullenerek.
Meydan aydınlandı. Karanlık tamamen gitmedi ama tehdit olmaktan çıktı.
Her şey bittiğinde dizlerimin üzerine çöktüm. Yorgunluk bir anda çöktü üstüme.
Aras hemen yanımdaydı. Bu kez tutmadı. Sadece oradaydı.
“Bitti mi?” dedim.
“Bu savaş,” dedi,
“evet.”
Başımı kaldırdım. “Ben hâlâ açım.”
“Olacaksın,” dedi dürüstçe.
“Ama artık yalnız değilsin.”
Ayağa kalktım. Gökyüzüne baktım. Güneş yoktu ama karanlık da tam değildi.
“Ben ne oldum?” dedim.
Aras hafifçe gülümsedi. “Kendin.”
Elini uzattı. Tuttum.
Bu bir kurtuluş hikâyesi değildi.
Bu bir mucize de değildi.
Ama bu benim hikâyemdi.
Ve kontrol… ilk kez gerçekten bendeydi.
SON
