5. bölüm / 8
Kan ve Temas5.Bölüm
Bölümler 8Şu an: 5.Bölüm
BİR DOKUNUŞUN GÖLGESİ
#### **1. SAHNE: HESAPLAŞMA VE BİLİNÇSİZ İTAAT**
**Yer: Konağın Alt Kat Koridoru / Gece Yarısı**
Kilerin önündeki buz gibi, rutubetli atmosferde zaman adeta durmuştur. Duvarların taşlarından süzülen soğuk, insanın kemiklerine kadar işler. Annesi Zarife’nin Fadime’yi kiler zindanına kapatmaya çalıştığını gören İsmail, merdivenleri ağır ve tehditkar adımlarla iner. Üzerindeki siyah paltonun devasa gölgesi koridorun loş duvarlarına vururken, bakışlarında en ufak bir merhamet kırıntısı olmadan annesinin karşısına dikilir.
* **İsmail:** *(Tüm koridorda yankılanan, derin ve pürüzlü bir sesle)* "Sana bu evde Furtuna'nın gelini gibi muamele görecek dedim anne... Sen ne yaptın? Benim odamdan, benim yatağımdan kızı alıp, gecenin bir yarısı bu zindana kapatmaya kalktın öyle mi?"
* **Zarife:** *(Hırsından dudakları titreyerek, nefret dolu bir çığlıkla)* "O kız babanın katilinin dölü İsmail! Ben kocamın kanıyla beslenmiş Koçari soyunu oğlumun koynunda yatırmam! Bak, yüzündeki o masum acınası maskeye kanma! O bir Koçari!"
İsmail tek bir el hareketiyle annesinin sözünü bıçak gibi keser. Yüzünü köşede kolunu tutarak korkudan titreyen, gözlerinden sessizce yaşlar süzülen Fadime’ye çevirir. Sağ elini ağır bir hareketle uzatır, "Gel," dercesine parmaklarını açar.
İsmail, Fadime’nin geçmişte abisi Adil’den yediği acımasız dayaklardan, bedenindeki yara berelerden ve morluklardan **tamamen habersizdir**. O el uzatmayı sadece kendi otoritesini koyan bir koruma hareketi olarak görür. Ancak Fadime, zihninde kâbusların en büyüğünü yaşar. O eli bir sığınma hissiyle değil; tamamen öğrenilmiş bir çaresizlik ve şiddet dehşetiyle tutar. Zihni arkada fısıldamaktadır: *"Eğer o eli tutmazsan İsmail de abin gibi çıldıracak. Seni burada, anasının gözü önünde evire çevire dövecek..."*
Fadime titreyen parmaklarıyla İsmail’in iri elini tutar. İsmail kızı kavrayıp odasına doğru çıkarırken, Zarife arkalarından nefret dolu çığlıklar atmaya devam eder.
#### **2. SAHNE: BEKLENEN TOKAT VE İLK GERÇEK DOKUNUŞ**
**Yer: İsmail’in Odası / Gece**
İsmail, Fadime’yi odaya sokar. Kızın bitkin halini görerek onu incitmekten sakınır bir tavırla yatağın kenarına oturtur. Yüzündeki ifadeden bir şey okunmasın diye tek bir kelime bile etmeden arkasını dönüp kapıya adımlar. Fadime yatağın kenarında büzülmüş halde, içindeki korku ve engelleyemediği merakla seslenir:
* **Fadime:** "İsmail...
İsmail arkasını dönüp fadimeye bakar
* **Fadime:**Annen... Annen ne yapacak şimdi bana? Sen ne yapacaksın annene?"
İsmail heybetli adımlarla yatağa, kızın tam önüne kadar yürür. Aralarındaki mesafeyi sıfırlar ve **sağ elini aniden havaya kaldırır.**
Fadime, kalkan o devasa eli gördüğü an zihnindeki tüm kâbuslar aynı anda patlar. Abisinin o kalkan ellerden sonra yüzünde patlattığı tokatlar, sırtındaki kemer izleri gözünün önüne gelir. Yüzüne veya kafasına inecek sert darbeyi bekleyerek **gözlerini sımsıkı kapatır**. Omuzlarını çökerterek başını sağa eğer, nefesini tutar. Şiddetli ve can yakıcı bir tokat beklemektedir...
**Ancak sert bir darbe gelmez.**
İsmail , havaya kaldırdığı elini yavaşça indirir. **Parmak uçlarını nazikçe Fadime’nin narin ve soğuk yanağına değdirir.** Temas bağımlısı yapısının getirdiği derin bir incelikle kızın cildini sakınarak okşamaya başlar. Yanağındaki o dokunuş; sıcak, tüy kadar hafif, iyileştirici ve koruyucudur.
Fadime, yüzünde hissettiği bu beklenmedik sıcaklıkla büyük bir şaşkınlığa uğrar. Hayatı boyunca ilk kez bir erkeğin dokunuşundan canı acımamış, ilk kez kalkan bir elin ardından şiddet gelmemiştir. Korkarak yavaşça gözlerini açar. İkisi de sessizlik içinde birbirinin gözlerinin içine bakarlar. Fadime’nin içinde tohumları yeni atılan tarifi imkansız bir **güven hissi** kıvılcımlanır.
#### **3. SAHNE: YARIM KALAN CÜMLE VE FADİME’NİN İÇ SAVAŞI**
İsmail, elinin kızın yanağında durduğunu fark ettiği an irkilir ve hızla elini çeker. Yüzü yine o eski soğuk, duygusuz duvarına bürünerek kapıya yürür:
* **İsmail:** "Ya annem bu konaktan gidecek... Ya da..."
Devamını getiremeyip cümleyi karanlık boşlukta asılı bırakarak kapıyı çarpar ve çıkar. Fadime zihninde bu yarım kalan cümleyi kendi ezilmiş dünyasına göre tamamlar: *"Ya annem gider... ya da sen."* Kendi derin değersizlik duygusu tekrar patlar: *"Kim kendi annesi yerine benim gibi bir değersizi seçer ki? Kim doğurduğu anayı atar da benim gibi uğursuz bir kızı tutar?.. Ben abimin borç malzemesiyim sadece..."*
Gözlerinin önüne abisi Adil’in nefret dolu gözleri gelir. Konaktan kovulursa abisinin yanına döndüğü an, Adil onu *"İşi beceremedin"* diyerek kemiklerini kırana kadar dövecektir. Konakta kalsa Zarife’nin zulmü, kovulsa abisinin gazabı... İki ölüm arasında sıkışıp kalmıştır. Dizlerini göğsüne çeker, kollarıyla bacaklarını sararak sessizce hıçkırıklara boğulur.
#### **4. SAHNE: SOKAKLARI İNLETEN FIRTINA (İSMAİL VE ZARİFE KAVGASI)**
**Yer: Furtuna Konağı - Dev Salon / Gece**
İsmail merdivenleri dik adımlarla inerken, aşağıda Zarife hırsından köpürmektedir. İsmail salonun ortasına inince annesi önüne kırbaç gibi atılır:
* **Zarife:** *(Ellerini havaya kaldırıp konağı inleten bir çığlıkla)* "Bana bak İsmail! Sen gözünü mü kararttın? Öz ananın yüzüne o kilerin kapısını kilitletmek ne demek! Sen kimin için anana rest çekiyorsun!"
* **İsmail:** *(Sesi gök gürültüsü gibi salonda patlar)* "Benim irademe karşı geldiğin için anne! Bu konakta kimin yaşayıp kimin öleceğine, kimin nereye kilitleneceğine sadece BEN karar veririm!"
* **Zarife:** "O kız benim kocamı toprağa sokan alçak babasının dölü! Sen o düşman dölünü koynuna alıp koruyasın diye mi büyüttüm ben seni? O kız bu konaktan gidecek! Ya o gider ya da benim ölüp çıkan cesedimi izlersin bu evde!"
* **İsmail:** *(Annesinin üzerine devasa bir gölge gibi yürür)* "Bana bak anne... Sakın beni ölümlerle, tehditlerle sınamaya kalkma! O kız bu konağın eşiğinden girdiği gün 'Furtuna’nın gelini gibi duracak' dedim! Sen ne yaptın? Gece yarısı kızın kolunu ezdin! Benim sözümü, benim otoritemi hiçe saydın!"
* **Zarife:** "O bir Koçari diyorum sana! Ne gelini! O sadece bir kurban! Yarın ilk işim onu o abisi olacak iti çağırıp kapının önüne koymaktır!"
İsmail, annesinin kendi otoritesini hiçe saymasına karşı tamamen gözünü karartır ve konağın duvarlarını sarsan nihai kararını açıklar:
* **İsmail:** *(Tüm konağı sessizliğe gömen, buz gibi ve değişmez bir tonla)* "Madem öyle... Duvar örmekle, kapı kapatmakla bitmedi bu iş. **Haftaya bu kıza resmi nikah kıyıyorum!** Duydun mu beni? Fadime, Furtuna soyadını resmen taşıyacak! Bu konağın da bu toprakların da tek hanım ağası olacak! Sen de onun karşısında gelin olarak durmaya alışacaksın!"
Zarife tokat yemiş gibi sendeleyerek geriye çekilir, nutku tutulur. İsmail annesinin yüzündeki o şok ifadesine bakmadan arkasını dönüp odasına tırmanır.
#### **5. SAHNE: KANEPEDEKİ SAVAŞ**
**Yer: İsmail’in Odası / Gece Yarısı**
İsmail öfkeyle odaya girer ancak Fadime’nin yatakta ağlamaktan sızmış, uykusunda bile titreyen halini görünce hiddeti anında söner. Kızın sarsılmış ve incinmiş hali karşısında büyük bir dikkatle hareket ederek onu kucağına alır, yatağa düzgünce yatırıp yorganı çenesine kadar örter.
Yatağa yatmaz; odadaki geniş deri kanepeye uzanır. Ceketini üzerine çekip karanlıkta tavana bakarak içindeki amansız çatışmayla yüzleşir:
* *"Neden?.. Babamı benden alan adamın kızına neden böyle bakıyorum ben?"*
* *"Neden onun için öz anneme karşı çıkıyorum, bütün konakta kıyametleri koparıyorum?"*
* *"Bu kız neden bu kadar önemli benim için? Neden kıyamıyorum ona? Neden onun korkudan titremesi benim canımı yakıyor?"*
İsmail, göğsündeki bu cevap bulamadığı soruların ve içten içe filizlenen tehlikeli duygunun ağırlığıyla gözlerini kapatır...
**[5. BÖLÜMÜN SONU]**
Devamı gelsin mi?
Bölüm etkileşimi
