Kan ve Temas kitap kapağı

3. bölüm / 8

Kan ve Temas

3.Bölüm

Vaveyla Yazarı: KNULL .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 3.Bölüm

3. BÖLÜM: NEFRETİN GÖLGESİNDE KORKU
1. SAHNE: BOŞ YATAK VE ARTAN ŞÜPHE
Yer: Furtuna Konağı - İsmail’in Odası ve Koridorlar / Sabahın İlk Işıkları
Bütün gece acil liman sevkiyatları, polis baskını riskleri ve yeraltı dünyasının gergin görüşmeleriyle uğraşan İsmail (İso) Furtuna, gözlerini bile kırpmadan sabahın ilk ışıklarıyla konağa döner. Üzerinde yorgunluk, omuzlarında ise Furtuna ailesinin lideri olmanın ağır yükü vardır.
Üst kata çıkar, kilitli olmadığını bildiği odasının kapısını yavaşça açar. Amacı, dün gece geride bıraktığı yeni karısını kontrol etmek ve belki de üzerini örtmektir. Ancak içeri girdiğinde gözleri yatağa kilitlenir.
Yatak bozulmuştur, çarşaflar kırışmıştır ama **Fadime yatakta yoktur.**
İsmail önce kızın banyoda olduğunu düşünür. Banyoya doğru adımlar, kapıyı çalar: *"Fadime?"* Ses gelmez. Kapıyı açar; banyo boştur. İsmail’in içini aniden garip bir huzursuzluk ve şüphe kaplar. Mesafeli ve sert mizacının altında bir şeylerin yanlış gittiğini hisseder.
Hızla merdivenlerden aşağı iner. Konaktaki hizmetçiler uyanmış, kahvaltı hazırlığı yapmaktadır.
* **İsmail:** *(Sert ve otoriter bir sesle)* "Fadime nerede? Sabahın bu saatinde nereye gitti bu kız?"
Mutfaktaki ve salondaki hizmetçiler korkuyla kafalarını sallar. Kimse kızı görmediğini söyler. İsmail’in çene kemikleri kenetlenir. Annesi Zarife salona doğru yürür, yüzünde gayet umursamaz bir ifade vardır:
* **Zarife:** "Ne bağırıyorsun oğlum sabah sabah? Kaçmıştır belki... Katilin kızı neticede, kan çeker. Evine, abisine dönmüştür."
2. SAHNE: TEHLİKELİ TELEFON VE ADİL’İN PANİĞİ
**Yer: Koçari Konağı - Adil’in Çalışma Odası / Sabah**
İsmail, annesinin sözü üzerine vakit kaybetmeden cebinden telefonunu çıkarır ve Adil Koçari’yi arar.
Adil, çalan telefonun ekranında "İsmail Furtuna" yazısını görünce yatağında dikleşir. İçini büyük bir korku kaplar.
* **Adil:** "Efendim İsmail?"
* **İsmail:** *(Tehditkar bir tonla)* "Fadime yanında mı Adil? Kız konakta yok. Eğer benden izinsiz onu oraya çağırdıysan ya da o kaçıp sana geldiyse, bunun bedelini ağır ödersin!"
* **Adil:** *(Dehşet içinde)* "Ne? Ne kaçması İsmail! Kız bende falan değil! Ben sana teslim ettim onu!"
Telefon kapanır. Adil’in alnından soğuk terler boşanır. Zihninde tek bir düşünce belirir: *Fadime kaçtı.* Eğer Fadime kaçtıysa İsmail borcu iptal edecek, şirketi ve konağı elinden alacak, üstelik kendisini rezil edecektir. Adil dişlerini sıkarak kendi kendine yemin eder: *"Eğer kaçtıysan ve seni bulursam Fadime, kendi ellerimle boğup öldüreceğim seni!"*
Adil zaman kaybetmeden karısı Esme ve kızı Aleyna’yı toplar. Onlara hiçbir şey çaktırmadan Furtuna konağına doğru yola çıkarlar.
3. SAHNE: İTİRAF VE KIRILAN KİLİT
**Yer: Furtuna Konağı - Alt Kat Koridoru / Sabah**
Furtuna konağındaki gerilim tırmanmaktadır. İsmail salonda bir sağa bir sola yürümekte, korumalarına konağın çevresini aratmaktadır. Hizmetçiler İsmail’in öfkesinden korktuğu için büzülmüştür.
O sırada genç hizmetçi kızlardan biri, vicdan azabı ve İsmail’in gazabından duyduğu büyük korkuyla titreyerek İsmail’e yaklaşır. Bakışlarını yerden kaldıramaz:
* **Hizmetçi:** *(Kısık ve titrek bir sesle)* "İsmail Ağam... Ben... Ben dün gece geç saatte bir şey gördüm..."
* **İsmail:** *(Hızla kıza döner, üzerine yürür)* "Ne gördün? Çabuk söyle!"
* **Hizmetçi:** "Zarife Hanımımı gördüm ağam... Dün gece geç saatte Fadime Hanım’ı kolundan tutmuş, zorla alt kata... Kullanılmayan kiler tarafına götürüyordu. Saygısızlık etmek istemedim ama..."
İsmail duydukları karşısında şok olur. Annesine nefretle dolu bir bakış fırlatır. Zarife ise renk vermemeye çalışarak kafasını çevirir.
İsmail tek bir kelime bile etmeden hışımla konağın alt katına, rutubetli ve karanlık koridora doğru koşar. Adil, Esme ve Aleyna da tam o sırada konağa girmiş, gürültüyü duyup İsmail’in peşinden alt kata inmişlerdir.
İsmail, kilerin önüne gelir. Paslı demir kapıyı zorlar ama **kapı kilitlidir.**
* **İsmail:** *(Kapıya vurarak bağırır)* "Fadime! İçeride misin?! Aç kapıyı!"
İçeriden ses gelmez. İsmail daha fazla beklemez. Geriye doğru iki adım atar ve tüm gücüyle omzunu ve tekmesini kilit mekanizmasına vurur. Bir, iki, üç... Büyük bir gürültüyle paslı kilit kırılır ve kapı ardına kadar açılır.
4. SAHNE: SOĞUK TAŞLAR VE ŞOK
**Yer: Konağın Alt Katı - Karanlık Kiler**
Kapı açıldığında içeriye ışık sızar. İçerideki manzara oradaki herkesin nefesini keser.
Zifiri karanlık, ıslak ve buz gibi taş zeminin üzerinde Fadime hareketsizce yatmaktadır. Dizlerini karnına çekmiş, büzülmüştür. **Gözlerinden akan yaşlar taş zeminde küçük bir birikinti oluşturmuş**, soğuktan ve korkudan **dudakları morarmıştır.** Nefes alıp almadığı bile belli değildir.
İsmail, hayatı boyunca pek çok şiddete, kana ve ölüme şahit olmuştur ama karşısındaki bu manzara onu **kafasından vurulmuş gibi şoka sokar.** Göğsünde daha önce hiç hissetmediği, tanımlayamadığı devasa bir sızı belirir.
İsmail hızla dizlerinin üzerine çöker. Titreyen elleriyle Fadime’ye dokunur. Kız buz gibidir.
* **İsmail:** *(Sesi ilk kez titreyerek)* "Fadime... Aç gözlerini, Fadime!"
İsmail hiç tereddüt etmeden, mülkiyetçi ve korumacı bir reflekse bürünerek Fadime’yi kucağına alır. Kız bir tüy kadar hafiftir. Onu kucağında kaldırıp hızla merdivenlere doğru yönelir: **"Arabayı hazırlayın! Hastaneye gidiyoruz!"**
5. SAHNE: ADİL’İN KURNAZCA İKNASI
**Yer: Furtuna Konağı - Merdivenler**
Kucağında baygın haldeki Fadime ile merdivenleri tırmanan İsmail’in önünü Adil keser. Adil’in gözleri panik içindedir.
Eğer Fadime hastaneye giderse, doktorlar kızın vücudundaki eski ve taze darp izlerini, kırıkları, morlukları görecek ve polise haber verecektir. Bu da Adil’in kızı yıllardır dövdüğünün ve dün geceki işkencesinin ortaya çıkması demektir. Adil kendi derdine düşer ve hızla kurnazca bir yalan uydurur:
* **Adil:** *(İsmail’in önüne siper olarak)* "İsmail dur! Hastaneye gidemezsin, yolda zaman kaybedersiniz! Kızın durumu kötü, soğuktan donmuş! Bak benim kızım Aleyna tıp okuyor, doktor sayılır! Yanında malzemeleri de var, hemen odada baksın! Hastaneye yetişene kadar geç olabilir!"
Aleyna da halasını o halde görünce gözyaşlarına boğulmuştur: *"Evet İsmail Abi! Ben bakarım halama, ne olur yukarı çıkarın!"*
İsmail, Adil’in kurnazca planından habersizdir. Sadece Fadime’nin bir an önce iyileşmesini istediği için bu teklifi kabul eder. Kucağındaki kızla birlikte koşarak üst kata, kendi odasına çıkar.
6. SAHNE: BİLİNÇSİZ TEMAS VE NEFRETİN ÖFKESİ
**Yer: Furtuna Konağı - İsmail’in Odası**
İsmail, Fadime’yi yavaşça ve incitmekten korkarak kendi geniş yatağına yatırır. Üzerine kalın yorganı örter. Kızın dudakları hala mor, bedeni titremektedir.
İsmail, temas bağımlılığı ve o an kontrol edemediği derin bir panik hissiyle **iki eliyle birden Fadime’nin buz gibi olmuş elini sımsıkı tutar.** Kızın ellerini kendi ellerinin arasında ısıtmaya çalışır. Ardından, sanki hayatını ona üflemek istercesine eğilir ve **Fadime’nin alnından uzun, derin bir öpücük alır.**
Bu hareketi yaptıktan birkaç saniye sonra İsmail aniden duraksar. Elini kızın elinden çeker. Geriye doğru bir adım atar.
*“Ben ne yapıyorum?”* diye düşünür zihninde. Ne yaptığını, neden bu kadar korktuğunu ve bu kızı neden öptüğünü anlayamamıştır. Zihnindeki karmaşa bir anda yerini **büyük bir öfkeye** bırakır.
İsmail’in yüzündeki panik ve korku ifadesi, saniyeler içinde yakıcı bir nefrete dönüşür. Yıllarca babası Mehmet Furtuna’nın ve dedesinin katili olarak bellediği Ömer Koçari’ye nefret beslemiş, Kocarilerden nefret ederek büyümüştür. Şimdi ise karşısında vurulmuş gibi yatan kız, düşmanının, babasının katilinin kızıdır!
İsmail kendi kendine öfkelenir: *Nasıl olur da düşmanının kanını taşıyan bir kız için kalbi böyle atabilir? Nasıl olur da onun ölmesinden bu kadar korkabilir?* Kendisine ve içindeki bu zayıflığa lanet okur.
O sırada Aleyna elinde tıbbi malzemelerle, Esme ile birlikte odaya girer.
* **Aleyna:** *(Ağlayarak)* "İsmail Abi, lütfen dışarı çıkın. Halama bakmam lazım."
İsmail hiçbir şey söylemeden, sert ve karanlık adımlarla odadan çıkar. Kapıyı arkasından kapatır.
BÖLÜM SONU: KAPIDA BEKLEYEN DÜŞMAN
**Yer: İsmail’in Odasının Kapı Önü / Gün Ortası**
İsmail, kapının önündeki duvara sırtını yaslar. Ellerini cebine sokar, çene kemikleri öfkeden dışarı fırlayacak gibidir.
Odanın içinde Aleyna ve Esme’nin ağlama sesleri, Fadime’ye pansuman yapma çabaları duyulmaktadır. İsmail ise gözlerini karşı duvara dikmiş, zihninde yankılanan o tek sorudan kaçmaya çalışmaktadır:
*Neden korktu?*
O kız babasının katilinin kızıydı... O kız bir Koçari’ydi. İsmail’in ondan nefret etmesi, ölse bile kılını kıpırdatmaması gerekiyordu. Ama o kiler kapısını kırdığında, kızın buz gibi bedenini gördüğünde hissettiği o dehşet... İsmail’i en çok çıldırtan ve öfkelendiren şey, zihninin nefretle dolu olmasına rağmen, kalbinin o kız için ilk kez böylesine korkuyla çarpmış olmasıydı.
İsmail, kapının önünde bir heykel gibi dikilerek, içinde büyüyen bu tehlikeli hislerle baş başa kalır...
3. BÖLÜMÜN SONU

Devamı gelsin mi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

104okunma 14beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.