1. bölüm / 7
Kan ve Temas1.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 1.Bölüm
- 1 1.Bölüm1.059 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm1.272 kelime
- 3 3.Bölüm1.228 kelime
- 4 4.Bölüm1.196 kelime
- 5 5.Bölüm1.067 kelime
- 6 6.Bölüm1.267 kelime
- 7 7.Bölüm1.241 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. BÖLÜM: KARANLIK ODA VE ZORAKİ RIZA
GİRİŞ: GEÇMİŞİN AĞIR YÜKÜ (KAN DAVASI)
Yıllardır süren Furtuna ve Koçari aileleri arasındaki kan davası, ardında sadece cesetler değil, tam anlamıyla yıkılmış hayatlar bırakmıştı. Her şey İsmail’in dedesinin, Adil’in dedesini öldürmesiyle başlamıştı. Buna karşılık Adil’in babası Ömer Koçari, Furtuna ailesine acımasızca saldırmış; İsmail’in hem dedesini hem de babası Mehmet Furtuna’yı katletmişti. İsmail’in amcası Şerif ise abisinin kanını yerde bırakmayıp Ömer Koçari’yi vurarak 20 yıl hapse mahkûm olmuştu.
Bu kanlı hesaplaşmanın en büyük kurbanı ise Koçari ailesinin annesi Fatma Koçari olmuştu. Eşinin ölümünün ardından kahrından hastalanarak bir yıl içinde ölmüş, geride Adil ve henüz küçücük bir kız çocuğu olan Fadime’yi yetim bırakmıştı. Adil, anne ve babasının ölümünün tek sorumlusu olarak Furtuna ailesini görmüş ve bu nefreti yıllarca içinde beslemişti.
1. SAHNE: HESAPLAŞMA KAPIDA (İSMAİL FURTUNA’NIN GELİŞİ)
Yer: Koçari Konağı - Salon / Gündüz
Furtuna Holding’in sahibi ve ailesinin başına geçen 25 yaşındaki İsmail (İso) Furtuna, siyah lüks araç konvoyu ile Koçari konağının bahçesine girer. İsmail, sert hatlara sahip, mesafeli ve yeraltı dünyasının çekindiği genç bir mafya lideridir. İç dünyasında kontrol edemediği, bastırmaya çalıştığı bir temas bağımlılığı vardır; ancak dışarıya karşı her zaman geçilmez bir kale gibidir.
Adil Koçari (40) ise şirketini batırmış, kontrol edemediği kumar tutkusu yüzünden İsmail Furtuna’ya ödeyemeyeceği kadar devasa bir borç takmıştır.
İsmail, arkasında silahlı korumalarıyla salona girer. Adil, elleri titreyerek onu karşılar.
İsmail: (Soğuk ve kendinden emin bir sesle) "Süren bitti Adil. Ya o parayı bugün eksiksiz önüme koyarsın ya da Koçari Şirketi’ni de bu konağı da elinden alırım. Biliyorsun, Furtunalar sözünü iki kere söylemez."
Adil: (Alnından terler akarken) "İsmail... Piyasalar kötü, biliyorsun. Bana biraz daha zaman ver. Halledeceğim..."
İsmail: "Zamanın bitti dedim!"
Köşeye sıkışan ve sıfırı tüketen Adil’in zihninde karanlık bir hesaplaşma belirir. Hem bu borçtan kurtulmanın hem de Furtuna ailesine karşı kendi çapında ezilmeden bir hamle yapmanın yolunu bulduğunu sanır.
Adil: "Param yok İsmail... Ama borcuma karşılık sana verecek başka bir şeyim var. Kız kardeşim Fadime. Onunla evleneceksin. Borcum sıfırlanacak, kan davası da bu nikahla kapanacak."
İsmail şaşırır. Fadime’yi tanımıyordur, ona karşı en ufak bir hissi yoktur. Ancak Koçari ailesini ayağına kadar düşürmek ve borcu bu şekilde kapatmak gururunu okşar.
İsmail: "Kabul. Kız kardeşin artık benim nikahımdadır."
2. SAHNE: FADİME’NİN İSYANI VE İLK TEHLİKELİ TEMAS
Konuşmaları salonun kapı aralığından dehşet içinde dinleyen 24 yaşındaki Fadime Koçari, daha fazla dayanamayarak içeri dalar. Anne ve babasının ölümünden sorumlu tuttuğu düşman ailenin liderine bir eşya gibi satılmak fikri onun zihninde patlama yaratır.
Fadime: (Gözlerinden alev çıkarak) "Asla! Ben anamın, babamın katilleriyle aynı çatı altına girmem! Beni kimse borç karşılığı bir adama satamaz! Ölürüm de o eve gitmem!"
İsmail, karşısındaki kızın bu cesur ve gözü pek çıkışından etkilenir. Temas bağımlısı yapısı gereği farkında olmadan ona doğru bir adım atar. Fadime’yi ikna etmek ya da otoritesini kurmak için elini uzatıp kızın omzuna dokunmaya çalışır.
Ancak İsmail daha parmak uçlarıyla bile dokunamadan Fadime dehşet içinde geriye sıçrar ve duvara doğru büzülür. Yüzünde büyük bir panik ve kriz hali vardır.
Fadime, yetim kaldığı çocukluğundan beri abisi Adil’den ağır fiziksel şiddet görmektedir. Abisi her kızdığında onu dövmüş, vücudunda morluklar ve taze kanayan yaralar bırakmıştır. Bu yüzden Fadime birisi ona her dokunmak istediğinde, abisi gibi kendisini döveceğini sanmakta ve zihninde büyük bir travma tetiklenmektedir. Ayrıca kıyafetlerinin altındaki taze yaralar dokunulduğu an şiddetle acımaktadır.
İsmail, Fadime’nin bu abartılı panik reaksiyonuna ve korkudan titremesine anlam veremez. Kızın dövüldüğünden, vücudundaki yaralardan ve derin travmasından tamamen habersizdir. Onun sadece kendisinden ve Furtunalar soyadından nefret ettiği için böyle davrandığını zanneder.
İsmail: (Tavrını sertleştirerek Adil’e döner) "Kız kardeşini eğit Adil. Bu nikah kıyılacak. Yarın adamlarım gelip onu alacak. Yoksa bedelini tüm Koçari ailesi öder."
İsmail arkasını dönüp konaktan ayrılır.
3. SAHNE: ADİL’İN CANAVARLAŞMASI VE ÖFKE KRİZİ
İsmail’in arabalarının sesi uzaklaşır uzaklaşmaz Adil adeta bir canavara dönüşür. İsmail Furtuna’nın karşısında düştüğü durumun ve borcun stresiyle gözü döner.
Adil’in eşi Esme (38) ve kızı Aleyna (20) bağırışları duyup salona koşarlar.
Adil: (Fadime’nin üzerine yürür) "Sen kimsin lan benim sözümün üstüne söz söylüyorsun?! Beni o adama rezil ettin!"
Esme: (Adil’in önüne siper olmaya çalışarak) "Adil dur! Yapma, kızı vurma artık! Günahı yok çocuğun!"
Aleyna: (Ağlayarak babasının koluna yapışır) "Baba lütfen! Halama vurma, yapma niyetini seveyim baba!"
Fakat Adil gözü dönmüş bir şekilde karısını ve kızını hışımla kenara savurur. Esme yere düşer, Aleyna babasını engellemeye çalışsa da gücü yetmez. Adil, Fadime’yi saçlarından tuttuğu gibi yere vurur. Zaten iyileşmemiş olan eski morlukların üzerine sert tekmeler ve tokatlar inmeye başlar. Fadime’nin dudakları patlar, çığlıkları konağın duvarlarında yankılanır.
Adil, yerlerde sürünen Fadime’yi tuttuğu gibi evin alt katındaki o karanlık, dar ve havasız kiler odasına doğru sürükler. Bu oda, Fadime’nin çocukluğundan beri dayak yedikten sonra günlerce kilitlendiği, çocukluk travmalarının merkezidir.
Adil, kilitli kapıyı açıp Fadime’yi içeriye, taş zemine fırlatır.
Adil: "Aklın başına gelene kadar, o adamla evlenmeyi kabul edene kadar bu odada çürüyeceksin! Tek bir damla su bile yok sana!"
Kapı şiddetle kapanır ve kilit sesi karanlıkta yankılanır.
4. SAHNE: KARANLIK ODA, TRAVMA VE ZORAKİ KABUL
Yer: Konağın Alt Katı - Karanlık Oda / Gece
Saatler geçer...
Fadime zifiri karanlık, havasız ve soğuk odada tek başınadır. Vücudundaki sıyrıklar ve morluklar zonklamaktadır. Açlık ve susuzluktan boğazı kurumuştur. Ancak fiziki acıdan daha beteri, o küçük odada geçirdiği çocukluk krizlerinin yeniden zihnine üşüşmesidir. Kapalı kalma korkusu boğazını sıkar.
Kapının dışından sessizce ağlama sesleri gelir. Yenge Esme ve Aleyna, Adil uyuduktan sonra gizlice kapının önüne gelmişlerdir.
Aleyna: (Kapı deliğinden fısıldayarak) "Hala... Orada mısın? Sana su getirdim ama babam anahtarı saklamış, kapıyı açamıyorum hala..."
Esme: (Gözyaşları içinde) "Fadime'm... Kurban olayım dayan. Adil gözünü karartmış, sen 'evet' demeden çıkarmayacak seni oradan."
Fadime karanlık hapsinde saatlerce düşünür. Bedenindeki yaraları okşarken acıyla kıvranır. Ve o an acı bir gerçeği kabul eder: Eğer bu evde kalmaya devam ederse abisi Adil onu eninde sonunda döverek öldürecektir.
İsmail Furtuna ile evlenmek onun için bir hayat kurmak veya aşk yaşamak değil; abisinin şiddetinden, kanayan yaralarından ve bu karanlık kilitli odadan kaçabilmenin tek yolu, bir nevi sığınağı olacaktır. İsmail ne kadar sert olursa olsun, abisinin yaptığı bu işkencelerden kurtulmak için İsmail'in tüm şartlarına ve dediklerine boyun eğmeye karar verir. Sırf tekrar dövülmemek ve canı acımamak için İsmail’in itaatkar bir karısı olacaktır.
Gece yarısına doğru Adil, durumunu kontrol etmek için kapıyı kilitle açar. Elindeki fenerin ışığı Fadime’nin yüzüne vurur.
Fadime, yüzündeki kan izleri, morarmış gözaltları ve tamamen sönmüş gözleriyle ayağa kalkmaya çalışır. Ağlamıyordur bile; ruhu tamamen çekilmiş gibidir.
Adil: "Ne diyorsun kızım? Akıllandın mı, yoksa yarın da mı burada kalacaksın?"
Fadime: (Kuru ve ifadesiz bir sesle) "Tamam... Evleneceğim. Çıkar beni buradan."
Devamı gelsin mi?
Bölüm etkileşimi
