Bölümler 10Şu an: 🩸 KAN MÜHRÜ
Bölüm 7 — Son Söz
Seon'un sözleri odada yankılanmaya devam ediyordu.
“Bunu değiştirebilecek tek kişi sensin.”
Min Seo'nun elindeki mühür parçası gittikçe daha fazla parlıyordu.
Su Hoo bir anda Min Seo'nun önüne geçti.
— Hayır.
Seon ona baktı.
— Abi...
— Ona yaklaşma.
— Bunu sen de biliyorsun. Mühür kırılacak.
Su Hoo başını iki yana salladı.
— O zaman başka bir yol bulacağız.
Seon acı bir gülümsemeyle:
— Her zaman böyleydin.
— Nasıl?
— Her şeyi kendin çözebileceğini sanıyorsun.
Tam o anda şatonun duvarları sarsıldı.
GÜM!
Min Seo yere tutunmak zorunda kaldı.
Seon'un yüzü değişti.
— Çok geç.
Su Hoo:
— Kadim Kral mı?
Seon başını salladı.
— Mührün son savunması başladı.
Şatonun dışından uğultular yükseldi.
Bir anda kapılar açıldı.
Chan, Lee Know, Changbin, Hyunjin, Han, Felix, Seungmin ve I.N içeri girdi.
Ardından BTS, ENHYPEN, BLACKPINK, ITZY ve TWICE'ın diğer üyeleri de salona ulaştı.
Chan:
— Kralım!
Su Hoo kılıcını çekti.
— Herkesi koruyun.
Min Seo:
— Su Hoo, ne yapıyorsun?
Su Hoo ona baktı.
Gülümsedi.
— Sana verdiğim sözü tutuyorum.
— Hangi sözü?
— Seni koruyacağıma dair olanı.
Min Seo'nun içi kötü bir hisle doldu.
— Hayır...
Su Hoo arkasını döndü.
Karanlığın içinden Kadim Kral'ın gücü yükseliyordu.
Seon bağırdı:
— Su Hoo! Mührü kapatmak için kral kanından biri gerekiyor!
Min Seo:
— Ne demek bu?
Seon'un gözleri doldu.
— Mühür yeniden kapanacaksa...
Bir an sustu.
— Su Hoo'nun gücü mühür tarafından alınacak.
Su Hoo sakince:
— O zaman mesele bitmiş demektir.
Min Seo onun koluna tutundu.
— Hayır.
Su Hoo ona baktı.
— Min Seo.
— Başka bir yol buluruz.
— Yok.
— Mutlaka vardır!
Su Hoo başını iki yana salladı.
— Bu kez yok.
Min Seo'nun gözlerinden yaşlar süzüldü.
— Beni bırakma.
Su Hoo birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra elini Min Seo'nun başına koydu.
— Sana ilk gördüğüm gün söylemem gereken bir şey vardı.
— Ne?
— Yalnız değilsin.
Min Seo ağlayarak başını salladı.
— Bunu söyleme...
Su Hoo:
— Korktuğunda Chan'ın yanında ol. Min Jae'yi koru. Seon'a güven.
Min Seo:
— Sen de kal.
Su Hoo'nun gözleri doldu.
— Keşke kalabilseydim.
Sonra mühür parçasına baktı.
— Ama bazı insanların görevi...
Sesi titredi.
— Bir hikâyeyi tamamlamaktır.
Min Seo başını salladı.
— Ben senin gitmeni istemiyorum.
Su Hoo ona son kez baktı.
— Biliyorum.
Karanlık yükseldi.
Su Hoo mühür taşının önüne geçti.
Kırmızı ışık bütün salonu kapladı.
Min Seo onun adını haykırdı.
— SU HOO!
Su Hoo son kez arkasına baktı.
Yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
— Min Seo...
— Ne?
— Beni unutma.
Işık her şeyi kapladı.
Bir süre sonra sessizlik çöktü.
Mühür yeniden kapandı.
Kadim Kral'ın sesi kesildi.
Savaş bitti.
Ama Su Hoo yoktu.
Min Seo dizlerinin üzerine çöktü.
Elinde yalnızca Su Hoo'nun kraliyet yüzüğünü buldu.
Parmakları titreyerek yüzüğü sıktı.
— Hayır...
Chan başını eğdi.
Felix gözlerini kapattı.
Jennie sessizce ağlıyordu.
Jungwon, Min Jae'nin omzuna elini koydu.
Seon ise hiçbir şey söylemeden yere baktı.
Min Seo yüzüğü göğsüne bastırdı.
— Bana söz vermiştin...
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
— Beni koruyacağına söz vermiştin.
Gözlerinden yaşlar süzüldü.
— Ben seni kimden koruyacağım şimdi?
Cevap gelmedi.
Sadece şatonun eski çanı bir kez çaldı.
DONG.
Min Seo gözlerini kapattı.
Ve o gece, vampir krallığının en büyük savaşı sona erdi.
Ama Min Seo için...
asıl savaş yeni başlamıştı.
Çünkü artık Kan Mührü'nün taşıyıcısı değildi sadece.
Su Hoo'nun bıraktığı krallığın son umuduydu.
Ve kalbinin bir köşesinde hâlâ onun son sözleri vardı:
“Beni unutma.”
🩸 DEVAM EDECEK…
Bölüm etkileşimi
