KAN MÜHÜRÜ kitap kapağı

6. bölüm / 10

🩸 KAN MÜHRÜ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 🩸 KAN MÜHRÜ

Bölüm 5 — Kırılan Mühür
Karanlık, ormanı yuttu.
Min Seo elindeki kırmızı taş parçasına baktı.
Taş artık parlamıyordu.
Sanki içindeki bütün güç çekilmişti.
Min Jae'nin elindeki parça ise tam tersine giderek daha fazla ışık saçıyordu.
— Abla...
Min Seo ona yaklaştı.
— Buradayım.
Min Jae başını kaldırdı.
— Mühür kırıldı.
— Ne olacak şimdi?
Min Jae cevap vermeden Su Hoo'ya baktı.
— Ona sor.
Min Seo yavaşça Su Hoo'ya döndü.
— Söyle.
Su Hoo'nun yüzünde ağır bir ifade vardı.
— Mühür kırıldığında iki şey olur.
— Ne?
— Birincisi, Kan Mührü artık krallığı koruyamaz.
Min Seo:
— İkincisi?
Su Hoo'nun bakışları karardı.
— Mühür tarafından hapsedilen şey serbest kalır.
Ormanda sessizlik oldu.
Jisoo:
— Yani...
RM cümleyi tamamladı.
— Kadim Kral.
Min Seo anlamadı.
— Kim o?
SUGA:
— Vampirlerin ilk kralı.
Min Jae başını salladı.
— Ve en tehlikelisi.
Min Seo'nun içi ürperdi.
— Peki neden hapsedildi?
Bu kez Jin konuştu.
— Çünkü yüzlerce yıl önce insanlarla vampirler arasında yapılan savaşın asıl sebebi oydu.
Jay:
— İnsanları yok etmek istiyordu.
Rosé:
— Vampirleri de.
Jennie:
— Çünkü ona göre iki türden biri diğerini yok etmeden barış mümkün değildi.
Min Seo:
— Peki annem?
Su Hoo ona baktı.
— Annen mühürü yeniden uyandıran kişiydi.
Min Seo'nun gözleri büyüdü.
— Neden?
Su Hoo cevap vermeden önce bir an durdu.
— Çünkü seni kurtarmak için başka seçeneği yoktu.
Min Seo'nun boğazı düğümlendi.
— Beni neden kurtarması gerekti?
Su Hoo'nun sesi alçaldı.
— Çünkü Kadim Kral seni bulmuştu.
Min Seo dondu.
— Beni?
— Sen doğduğunda kanındaki mühür ortaya çıktı. Kadim Kral, seni kendi gücünü geri kazanmak için kullanmak istedi.
Min Seo elindeki taşı sıktı.
— Annem ne yaptı?
— Seni aldı ve insan dünyasına götürdü.
— Peki Min Jae?
Su Hoo'nun bakışları Min Jae'ye kaydı.
— İkinizi ayırdı.
Min Seo'nun gözleri doldu.
— Neden?
Min Jae cevap verdi.
— Çünkü ikimizi birlikte saklayamazdı.
Min Seo kardeşine baktı.
— Seni kim büyüttü?
Min Jae başını eğdi.
— Karanlık Klan.
Herkes sustu.
Min Seo'nun yüzündeki şaşkınlık büyüdü.
— Sana zarar verdiler mi?
Min Jae cevap vermedi.
Bu sessizlik yeterliydi.
Min Seo'nun gözleri doldu.
— Çok yalnız kalmışsın.
Min Jae ilk kez gülümsedi.
— Sen de.
Min Seo kardeşine sarıldı.
Bir süre hiçbir şey söylemediler.
Ama uzakta Su Hoo onları izliyordu.
Ve yüzünde Min Seo'nun daha önce hiç görmediği bir ifade vardı.
Pişmanlık.
🩸 Şatoya Dönüş
Herkes şatoya geri döndüğünde durum daha da kötüleşmişti.
Duvarlarda siyah çatlaklar oluşmuştu.
Mumlar kendi kendine yanıp sönüyordu.
Seungmin duvarı inceledi.
— Bu çatlaklar daha önce yoktu.
Hyunjin:
— Mühür kırıldığı için.
Changbin:
— Ne kadar zamanımız var?
SUGA cevap verdi:
— Bilmiyoruz.
Han:
— Harika. Belirsizlik en sevdiğim şey.
Lee Know ona baktı.
— Şu anda espri yapmanın sırası mı?
Han:
— Korktuğumda konuşuyorum.
Felix hafifçe gülümsedi.
Ama Su Hoo gülmüyordu.
Taht salonunun ortasında duruyordu.
Min Seo ona yaklaştı.
— Su Hoo.
Kral başını kaldırdı.
— Efendim?
Min Seo bir süre sustu.
Sonra:
— Annem sana neden güvendi?
Su Hoo'nun yüzü değişti.
— Çünkü ona bir söz verdim.
— Ne sözü?
Su Hoo cevap vermedi.
Min Seo:
— Söyle.
Su Hoo yavaşça:
— Seni ne pahasına olursa olsun koruyacağıma söz verdim.
Min Seo'nun gözleri doldu.
— Peki neden bana söylemedin?
— Çünkü gerçeği öğrendiğin gün mühür seni tamamen ele geçirecekti.
Min Seo:
— Şimdi ne olacak?
Su Hoo ona baktı.
— Şimdi...
Bir an durdu.
— Seni korumak için söz verdiğimden çok daha büyük bir savaş başlayacak.
Tam o anda şatonun bütün kapıları kapandı.
GÜM!
Herkes irkildi.
Pencerelerin dışındaki gökyüzü kararmaya başladı.
Min Jae'nin elindeki taş titredi.
— Geldi.
Min Seo:
— Kim?
Min Jae başını kaldırdı.
— Kadim Kral.
Şatonun üstünde devasa bir gölge oluştu.
Ve gölgenin içinden bir ses yükseldi:
— “Kan Mührü'nün çocukları...”
Min Seo ve Min Jae aynı anda başlarını kaldırdı.
— “Beni serbest bıraktığınız için teşekkür ederim.”
Su Hoo kılıcını çekti.
Chan ve diğerleri onun yanında sıralandı.
Su Hoo'nun sesi kararlıydı:
— Bu kez seni durduracağız.
Gölge güldü.
— Sen mi?
Sonra ses aniden ciddileşti.
— “Kralım...”
Su Hoo dondu.
— “Beni asıl şaşırtan şey, kendi kardeşinin hâlâ hayatta olduğunu öğrenmen oldu mu?”
Herkes Su Hoo'ya baktı.
Min Seo'nun yüzü değişti.
— Kardeşin...
Su Hoo hiçbir şey söylemedi.
Gölge tekrar konuştu:
— “Çünkü sana söylemediğim bir gerçek daha var.”
Min Seo'nun kalbi hızlandı.
— Nedir?
Kadim Kral'ın sesi şatonun her köşesinde yankılandı.
— “Su Hoo'nun kardeşi ölmedi.”
Bir sessizlik.
— “Ama o, senin sandığın kişi de değil.”
Ve gökyüzündeki gölge kayboldu.
Min Seo yavaşça Su Hoo'ya döndü.
— Sen benden ne saklıyorsun?
Su Hoo cevap vermedi.
Çünkü bu kez...
kendisi bile gerçeği bilmiyordu.
🩸 DEVAM EDECEK…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…