İki yüz bir kalp kitap kapağı

26. bölüm / 27

İki yüz bir kalp

25.Bölüm

Vaveyla Yazarı: ☆⋆ Hale ⋆☆

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 25.Bölüm

GÖZLER KALBİN AYNASIDIR
"Kalbim çarpmıyor bir kere benim," dedi Ezel aceleyle. Bakışlarını Karan’ın gözlerinden kaçırıyor, dili söylemese de bakışlarıyla adeta yalan söylediğini açık ediyordu.
"Pek öyle söylemiyor gözleriniz," dedi Karan, sesi oldukça kısık ve davetkârdı.
"Gözlerime bakmak için bahane mi arıyorsunuz?" Ezel bunu söylerken az önce attığı iki adımlık mesafeyi hızlı bir hamleyle kapattı.
Karan, bu ani cesaret karşısında şaşırmış olacak ki gözleri hafifçe kısıldı. Ezel onun tam dibinde durdu. Ellerini Karan’ın geniş omuzlarına nazikçe yerleştirdi ve parmak uçlarında yükselerek onunla aynı göz hizasına geldi.
"Böyle daha rahat bakarsınız diye düşünüyorum Karan Bey. Kelime cambazlığı yapmanıza gerek yok; isteseydiniz ben size yaklaşırdım zaten."
Karan, karşısındaki kadının yüzünü ezberlemek, her bir detayını zihnine kazımak ister gibi pürdikkat onu izliyordu.
"Demek isteseydim yaklaşırdınız... Bakıyorum da siz de yaklaşmak için bahane arıyor gibisiniz; ben istemeden de yaklaştınız."
Ezel, Karan’ın bu sözleriyle bir an kaskatı kesildi. Ellerini omuzlarından hızla çekip geriye doğru bir adım attı.
"N-Neyse ne... Konumuza dönmeliyiz bence."
Karan’ın dudaklarının kenarında hafif, alaycı bir tebessüm belirdi. Ezel’in geri çekilişi, omuzlarından ellerini çekip bocalaması gözünden kaçmamıştı tabii.
Karan yavaş adımlarla odanın ortasındaki maun masaya doğru yürüdü. Masanın üzerinde duran dizüstü bilgisayarın kapağını tek bir hamlede açtı. Ekranın loş ışığı Karan’ın sert yüz hatlarına vururken Ezel derin bir nefes alıp duruşunu tekrar dikleştirdi. Kulaklığından gelen çok hafif bir parazit sesi, Barlas ve Mirza’nın dışarıda her anı dinlediğini hatırlatıyordu ona.
"Neyse ne demek..." dedi Karan, sesi yine o kısık ve alaycı tona bürünerek. "Konumuza dönelim o zaman Melek Hanım."
Karan masanın üzerindeki bilgisayarın ekranını Ezel’e doğru hafifçe çevirdi. Ekranda yeşil kodlar ve şifreleme protokolleri dönüp duruyordu.
"Dün gece bahsettiğin o bellek..." dedi Karan, bakışlarını bilgisayardan kaldırıp doğrudan Ezel’in buz mavisi gözlerine dikerek. "Bizim bilgi işlemciler şifreyi kırmaya çalışırken sisteme zarar vermekten korkuyor. Bu kadar karmaşık bir şifre koyman tesadüf mü, yoksa beni bu odaya çekmek için bir tuzak mı?"
Ezel dudaklarının kenarıyla hafifçe gülümsedi. Platin sarısı saçlarını omuzundan geriye doğru attı. Az önceki bocalama halinden eser kalmamıştı.
"Alaca Holding’in sistemine girmek kolay değil Karan Bey," dedi Ezel, masaya doğru bir adım atarak. Gümüş elbisesi loş ışıkta parıldıyordu. "Ben size tuzak kurmuyorum, bir fırsat sunuyorum. Yarınki lansmandan önce o verileri açamazsanız rakipleriniz sizi diri diri yer."
Karan masanın kenarına yaslanıp kollarını göğsünde birleştirdi. Siyah gözleri Ezel’in üzerinde geziniyordu.
"Şifreyi buradaki klavyeden kendi ellerinle gireceksin," dedi Karan, emreder gibi bir ses tonuyla. "Ama unutma, bu ağa bağlandığın an kimliğin sistemlerimize düşecek."
Ezel içinden sırıttı. Tam da Mirza’nın söylediği gibi gidiyordu her şey. Karan Alaca kendi kibrine yeniliyordu.
"Korksaydım buraya gelmezdim," dedi Ezel. Masaya iyice yaklaştı, Karan’ın hemen yanında durdu. Eğilip parmaklarını klavyenin üzerine koyduğunda Karan’ın o ağır, kışkırtıcı kokusu burnuna doldu ama bu sefer duruşunu bozmadı.
Parmakları tuşların üzerinde hızla kaymaya başladı. Ekranda kodlar akarken Ezel başını çevirip Karan’a baktı.
"İzleyin Karan Bey," dedi, sesi ipek gibi ama bir o kadar tehlikeliydi. "O çok güvendiğiniz sisteminizin nasıl tek bir hamlede açıldığını izleyin."
Karan, Ezel’e doğru biraz daha eğildi. Aralarındaki mesafe yine sıfıra inmişti. Kulağının hemen dibinde fısıldadı:
"İzliyorum Melek... Ama karşımdakinin bir melek mi yoksa bir şeytan mı olduğunu anlamaya çalışarak." Ezel, bu söylediğine karşın hızla başını bilgisayardan kaldırıp Karan’a döndürdü. Karan’ın bu denli yakınına girdiğini hesaba katmamıştı. Ani dönüşle burun buruna geldiklerinde Ezel kaskatı kesildi. Gözlerine, Karan’a bu kadar yakın olmanın getirdiği istemsiz korku yansıyordu.
Karan bunu fark etmiş olacak ki, "Korkmuş görünüyorsun. Seni korkutuyor muyum?" dedi.
Ezel yutkunmamak için kendini zor tuttu ama geri de çekilmedi. Bakışlarını Karan’ın simsiyah gözlerine dikip hafifçe kaşlarını çattı.
"Sizden korktuğum falan yok Karan Bey," dedi, sesi ilk defa o kadar sert çıkmıyordu. "Sadece... aniden dibimde bitmeniz hoş değil. Kişisel alanıma giriyorsunuz."
Karan’ın dudaklarında kışkırtıcı, hafif bir tebessüm belirdi. Bakışları Ezel’in yüzünde yumuşarken başını hafifçe yana eğdi.
"Şimdi alanından mı bahsediyorsun?" dedi Karan, sesi oldukça sakin ve kısıktı. "Ayrıca kafasını aniden çeviren sensin Melek Hanım. Ben sadece duruyordum."
Ezel bir an ne diyeceğini bilemedi, gözlerini Karan’ın yüzünden kaçırıp tekrar bilgisayar ekranına çevirmek istedi ama Karan konuşmaya devam etti.
"Hep böyle ani, fevri hareketler mi yaparsın sen? Kendini bir an bile tutamaz mısın?"
Ezel derin bir nefes aldı. Karan’ın bu rahat, dalga geçer gibi tavrı sinirini bozsa da aralarındaki o yoğun gerilim bir anlığına yerini garip bir samimiyete bırakmıştı.
"Fevri falan değilim ben bir kere," dedi Ezel, sesi bu kez daha kısık çıkmıştı. "Kendi kendinize teşhis koymayın hemen. Sadece sizin gibi kaplumbağa hızında hareket etmeye alışkın değilim, hepsi bu. İnsan bir haber verir yaklaşırken."
"Ben mi yavaşım?" dedi Karan, kaşlarını hafifçe kaldırıp alaycı bir gülümsemeyle Ezel’e bakarak. "Ne münasebet... Ben yavaş değilim Melek Hanım. Sadece sindire sindire hareket etmeyi seviyorum. Senin gibi her şeye aceleyle atlamıyorum en azından."
"Aceleyle atlamıyorum," dedi Ezel hemen lafını keserek. "Sadece zaman kaybetmeyi sevmiyorum. İkisi çok farklı şeyler. Ama tabii sizin bolca vaktiniz var herhalde, böyle dakikalarca durup insanı incelediğinize göre."
Karan’ın bakışlarındaki o sert ifade tamamen kaybolmuş, yerini garip bir eğlenceli meraka bırakmıştı. Aralarındaki birkaç santimlik mesafeyi koruyarak başını hafifçe Ezel’e doğru salladı.
"Zaman kaybetmiyorum ki... Aksine, şu an vaktimi gayet verimli değerlendirdiğimi düşünüyorum. Mesela sizin bu fevri olmadığınızı kanıtlama çabanızı izlemek oldukça keyifli."
"Çabalamıyorum bile Karan Bey," dedi Ezel, gözlerini Karan’ın gözlerine sabitleyerek. Dudağının kenarı hafifçe kıvrılmıştı. "Sadece yanlış tespitlerinizi düzeltiyorum. Yoksa siz ne düşünürseniz düşünün, çok da umrumda değil açıkçası."
"Öyle mi?" dedi Karan, sesi fısıltıya yakın bir ton alarak. "O zaman niye hâlâ gözlerimin içine bakarak laf yetiştiriyorsun? Bilgisayara dönüp şifreyi girsene."
Ezel bir an duraksadı, Karan’ın haklılığı yüzüne tokat gibi çarpsa da belli etmemek için hafifçe gözlerini devirdi.
"Gireceğim zaten... Sadece lafınızı bitirmenizi bekliyordum, kibarlık olsun diye."
Karan kısık sesle, hafifçe kıkırdadı. "Nasıl istersen, Melek. Kibarlığın için teşekkür ederim."Ezel kollarını göğsünde birleştirip başını hafifçe yana eğdi. Yüzünde yine o alaycı, umursamaz ifade belirdi.
"Valla Karan Bey, hiç boşuna romantik polisçilik oynamayın bence," dedi Ezel, sanki sokakta arkadaşıyla laf yarıştırıyormuş gibi rahat bir tonla. "Maske falan... Ne bu, çizgi roman falan mı yazıyoruz burada? Bildiğin Melek Sancak duruyor karşında işte. Beğenmiyorsan kapı orada, beni buraya zorla getirtmedin ya."
Karan Ezel’in bu bir anda pat diye sokak diline kayan rahatlığına şaşırıp kaşlarını kaldırdı. Ağır abi takılmayı bir kenara bırakıp hafifçe sırıttı."Kızım sen az önce buz gibi melek rolü kesiyordun, bir anda mahalle ağzına döndün?" dedi Karan, sesi şaşırtıcı şekilde yumuşaktı. "Ne oldu, kibarlık aboneliğim falan mı doldu? Ücret ödeyip yenileyeyim mi tekrardan? Reklam falan da çıkacak mı karşıma?"
"Aman be Karan," dedi Ezel, gözlerini devirerek. "Ne kasacağım kendimi ya? Zaten sabahtan beri topukluların üstünde ayaklarım koptu, bir de senin bu felsefi sorgulamalarını mı çekeceğim? Şifreni girdim mi? Girdim. İş bitti mi? Bitti. Daha ne kurcalıyorsun?"Karan elini cebine atıp adeta kıkırdadı. O az önceki 'tehlikeli holding patronu' imajı uçup gitmiş, yerine bayağı bildiğin Ezel’le atışmaktan keyif alan biri gelmişti.
"Ulan yalnız var ya..." dedi Karan, aralarındaki bir adımlık mesafeyi koruyarak. "Harbi garip bir kadınsın sen. Dışarıdan bakınca sanırsın buz kraliçesi, iki dakika baş başa kalıyoruz bildiğin çene makinesi çıktın."
"Çene makinesi mi?" dedi Ezel, gözlerini açıp elini göğsüne koyarak. "Aşk olsun yalnız! Ben burada sizin işinizi çözüyorum, gördüğüm muameleye bak. Ayrıca siz çok mu sessizsiniz sanki? Bütün gece 'yok şöyle yakınsın, yok fevrisin' diye beynimi yediniz valla."
"Ben lafımı söylerim, gerisine karışmam," dedi Karan pişkince sırıtarak. "Hem sen bayılmıyor musun benimle laf yarıştırmaya? İtiraf et, hoşuna gidiyor."
"Hiç de bile!" dedi Ezel hemen atılarak. Sonra yine hızlı çıkıştığını fark edip sesini biraz kıstı. "Yani... Niye hoşuma gitsin canım? Ne münasebet. Sadece lafın altında kalmayı sevmiyorum ben, bilen bilir."
"Bilen bilir dedin de..." dedi Karan, gözlerini kısıp Ezel’in yüzüne biraz daha dikkatli bakarak. "Biz seninle daha önce bir yerlerde karşılaştık mı ya? Valla bak, bu çirkeflik bir yerden tanıdık geliyor ama çıkaramadım."
Ezel’in bir an kalbi güm güm atmaya başladı. Yüzündeki Melek Sancak imajını bozmamak için hemen kendini topladı, paniklediğini belli etmeden gözlerini devirdi.
"Çirkef mi? Terbiyesizliğe bak ya!" dedi Ezel, olayı gürültüye getirip konuyu saptırarak. "Bana bak Karan, benimle öyle 'kızım mızım'lı, 'çirkef'li konuşamazsın tamam mı? Sen git o lafları kendi adamlarına söyle. Karşında holding ortağın var senin, mahalle arkadaşın yok!"
Karan elini havaya kaldırıp 'tamam teslim oluyorum' der gibi yaptı, gülümsemesi yüzüne tamamen yayılmıştı.
"Tamam tamam, estin yine hemen. Fevri değilsin dedik, hemen parladın."
"Parlamadım ben!" dedi Ezel, yine dik dik bakarak. "Sadece sınırımı çiziyorum. Hem benim artık gitmem lazım, Barlas... yani şoförüm aşağıda bekliyor."
Karan kaşını tekini kaldırdı. "Barlas kim?"
Ezel içinden 'eyvah sıçtık' dese de hiç bozuntuya vermedi, yüzüne en umursamaz ifadesini yerleştirdi.
"Şoförüm dedim ya Karan bey.kulaklarınızda da mı problem var sizin? Hadi eyvallah, şifrenin tadını çıkar."cümleyi yeni idrak etmiş olacak ki " Bir dakikaya başka nerem de problem varmış benim ayrıca kulaklarım da duyuyor Melek hanım!"
Ezel umursamadan gümüş elbisesinin eteklerini hafifçe toplayıp arkasını döndü ve ağır kapıya doğru yürüdü. Karan arkasından bakarken kısık sesle konuştu ancak Ezel duymuştu .
"Kaç bakalım Melek Hanım... Nasıl olsa yine karşıma çıkacaksın."
Ezel kapının kulpunu tuttu, başını hafifçe arkaya çevirip pişkince gülümsedi.
"Rüyanda görürsün Karan Beyciğim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 8beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18