İki yüz bir kalp kitap kapağı

23. bölüm / 27

İki yüz bir kalp

22.Bölüm

Vaveyla Yazarı: ☆⋆ Hale ⋆☆

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: 22.Bölüm

AVI AYAGINA GETİRMEK
Ezel’in bakışları bilgisayar ekranına kilitlendi; kalbi, az önce Karan’ın holdingdeki odasında attığından çok daha sert ve düzensiz bir ritimle çarpmaya başladı. Yeşil kamera ışığı, tam karşılarında dikilen Karan’ın soğuk gözleriymişçesine yüzlerine vuruyordu.
Beliz hızla öne atılıp bilgisayarın kapağını indirmek istedi ama Hazel onu bileğinden tutarak durdurdu. Hazel’in yüzündeki keyifli ifade bir anda silinmiş, yerini mesleki bir paniğe bırakmıştı.
"Dur!" dedi Hazel, sesi titreyerek. "Kapağı kapatırsan bağlantı kopar ama konum verisi onun sunucusuna çoktan işlendi. Eğer sinyali sertçe kesersek bulunduğumuz koordinatlara doğrudan polis veya kendi adamlarını yığar. Dijital bir tuzak bu... İçeri girdiğimiz an bizi avlayacağını biliyordu."
Beliz hışımla Ezel’e döndü. "Cihazı söktüğünde üzerinde bir izleyici olduğunu nasıl fark etmedin?"
"Sadece standart bir bellek kılıfıydı!" dedi Ezel, ayağa kalkıp masanın üzerindeki flaş belleğe bakarken. Sesi soğukkanlı kalmaya çalışsa da içindeki fırtına dışarı sızıyordu. "Adam paneli kontrol bile etmedi Beliz! Çizim hatasını yem olarak öne sürdüğümde bilgisayarından kalktı ama... Tanrı aşkına, meğer tuzağı zaten önceden kurmuş!"
Ezel masanın etrafında hızlı adımlarla turlamaya başladı. Karan kolay pes etmeyecek bir zekâya sahipti ama bu kadarı... Bu kadarı tam anlamıyla bir satranç ustasının hamlesiydi. Adam masasının başında güvenlik uyarısını çözer gibi görünürken aslında Ezel’in hamle yapmasını beklemiş, yemi yutmasını izlemiş ve cihazı söktüğü an takip mekanizmasını tetiklemişti.
Tam o sırada salonda duran Barlas, belindeki silahın kılıfını sıkılaştırarak mutfağa girdi. Yüzündeki geyik ifade tamamen kaybolmuş, yerini ciddiyete bırakmıştı.
"Kapıdaki güvenlik kameralarını kontrol ettim," dedi Barlas, gözlerini bilgisayardan ayırmadan. "Sokakta henüz şüpheli bir araç yok. Ama herif bu mesajı attığına göre eli kulağındadır. Ezel, hemen toparlanıyoruz. Burayı terk etmemiz lazım."
"Hayır," dedi Ezel aniden.
Herkesin bakışları Ezel’e kaydı. Kahverengi gözlerinde az önce beliren panik dalgası çekilmiş, yerini tehlikeli bir sakinliğe bırakmıştı.
"Ne demek hayır?" dedi Beliz, kaşlarını çatarak. "Adam konumumuzu biliyor Ezel! Buraya gelirse sadece senin değil, hepimizin kimliği açığa çıkar. Plan çöker!"
"Kaçarsak kaybettiğimizi kabul etmiş oluruz," dedi Ezel, masaya doğru bir adım atarak ekrandaki mesaja tekrar baktı. "Karan buraya polis göndermedi. Adam göndermedi. Mesajı doğrudan bana attı. Bizi kapana kıstırdığını sanıyor ve benim korkup kaçmamı ya da ayağına tıpış tıpış gitmemi bekliyor. Eğer kaçarsak bu evin, bu ekibin arkasında bir 'organizasyon' olduğunu anlayacak. Bizi bir av gibi kovalamaya başlayacak."
"Peki ne yapacaksın?" dedi Hazel, parmaklarını klavyenin üzerinde gezdirerek izleyicinin sinyal protokolünü çözmeye çalışırken. "Adam çaya çağırıyor seni Ezel! Çaya değil, kendi celladının ayağına gideceksin."
Ezel derin bir nefes aldı. Ensesinden dökülen doğal kahverengi saçlarını geriye doğru attı. Mor kadife elbise, sarı peruk ve buz mavisi lensler gitmişti; karşısındaki tehlike artık hayali bir Melek Sancak’a değil, doğrudan onun zekasına meydan okuyordu.
"O belleği ona geri götüreceğim," dedi Ezel.
"Saçmalama!" diye fırladı Beliz. "Seni o odaya kilitler, sorguya çeker! Kim olduğunu, kimin adına çalıştığını öğrenmeden de bırakmaz!"
"Bana dokunamaz," dedi Ezel, sesi bıçak kadar keskin bir özgüvenle yankılandı. "Karan Alaca bir güç delisi. Kontrolü kaybettiği an sinirleniyor ama hamlelerini kurallara göre yapmayı sever. Eğer kaçarsak beni yakalar ve yok eder. Ama onun oyununu kabul edip, tam da istediği anda karşısına çıkarsam... Kontrolün hâlâ kendisinde olmadığını anlar. Ben o belleği ona götüreceğim ama onun şartlarıyla değil."
Ezel ekrana doğru eğildi. Hazel’in elinden klavyeyi alıp doğrudan Karan’ın canlı bağlantı penceresine hızlı adımlarla bir yanıt yazmaya başladı:
"Çayınız fazla dem kaçırır Karan Bey. Belleğinizi saat sekizde, Alaca Vakfı’nın yarınki lansmanını yapacağınız tarihi restorasyon alanında alabilirsiniz. Yalnız gelin. Eğer bir tek adamınızı veya güvenlik ihlalini görürsem, o belleğin içindeki tüm mimari arşiv verileriyle birlikte şirketinize ait şifrelenmiş sunucu dökümleri yarın sabah ulusal basının e-posta kutusunda olur."
Ezel "Gönder" tuşuna bastı.
Salonda ölümcül bir sessizlik oldu. Ekranda yeşil ışık iki kez kırpıştı ve Karan’ın sisteminden anında tek kelimelik bir yanıt geldi:
"Sekiz. Yalnız olacağım."
Bağlantı pat diye kesildi. Bilgisayar ekranı karardı, yeşil kamera ışığı söndü.
Beliz derin bir nefes vererek sandalyeye çöktü. "Sen tam bir delisin Ezel. Adamı kendi sahasına, en çok değer verdiği vakıf projesinin göbeğine çağırdın."
"Çünkü onun zayıf noktası orası," dedi Ezel, dudaklarında hafif, mağrur bir tebessümle. "Şirketinin itibarı ve kusursuzluk takıntısı. Beni orada sıkıştıramaz, çünkü yarınki lansman öncesi bir skandalı göze alamaz."
Ezel mutfaktan çıkıp tekrar odasına doğru yürürken arkasını dönüp ekibe baktı.
"Barlas, vakıf alanının tüm giriş çıkışlarını ve kamera açılarını çıkar. Beliz, yarın basına sızdırılacak sahte belge dosyasını hazırla. Hazel... o flaş belleğin içindeki izleyiciyi devre dışı bırakma ama sinyalini hafifçe boz. Bırak nereye gittiğimi izlesin."
Ezel odasının kapısını kapattı. Aynanın karşısına geçip kendi yüzüne son kez baktı. Yarın akşam sekizde, o tarihi şantiyede bir maske takmayacaktı. Karan Alaca ile ilk kez iki eşit zeka, iki tehlikeli rakip olarak karşı karşıya geleceklerdi .Kahverengileri salonda asılı olan aynaya takıldı Aynadan kendi yüzüne bakarken, odanın dışındaki hareketlilik yavaş yavaş duruldu. Aşağıdaki gergin hava, fırtına öncesi bir sessizliğe bırakmıştı yerini.
Masa başında hâlâ bilgisayar ekranına kilitli kalan Hazel ve Beliz’in arkasında beliren Arif Hocanın adımları tok ve sakindi. Yaşının getirdiği o tecrübeli, ağırbaşlı tavrıyla ekibin ortasında durdu. Hazel’in panikle titreyen ellerini fark ettiğinde, elini hafifçe kızın omzuna koydu.
"Panik yok gençler," dedi Arif Hoca, sesi ortama tam bir hakimiyet ve güven aşılıyordu. "Karan Alaca güçlü bir hamle yaptı ama biz bu satranç tahtasına bugün oturmadık. Ezel doğru olanı yaptı. Kaçsaydık av olurduk, dik durarak oyunu kendi sahamıza çektik. Şimdi herkes rolünü iyi oynasın, sakinleşin ve yarınki planın detaylarına odaklanın."
Arif Hocanın bu kendinden emin ve otoriter müdahalesi, odadaki buz gibi havayı anında kırdı. Barlas belindeki silahı düzeltip derin bir nefes alırken, Beliz ve Hazel de üzerlerindeki şoku atlatıp hızla işlerinin başına döndü.
Ezel odasında bu sessizliği dinlerken derin bir nefes aldı. Arif Hocanın aşağıda kontrolü ele alması, içindeki o son şüphe kırıntısını da silip atmıştı. Yarın akşam sekizde, o tarihi şantiyede bir maske takmayacaktı. Karan Alaca ile ilk kez iki eşit zeka, iki tehlikeli rakip olarak karşı karşıya geleceklerdi. Ve Ezel, arkasındaki bu ekiple birlikte o oyunda av olmayı reddediyordu.
Arif Hocanın sakinleştirici sözleriyle ekibin üzerindeki ilk şok dalgası dağılsa da, önlerinde çözülmesi gereken çok daha büyük bir düğüm vardı. Karan Alaca gibi her detayı sorgulayan, şüphe duyduğu an gerçeğin peşini bırakmayan bir adama yarın akşam o tarihi şantiyede ne söylenecekti? Sadece blöf yapmak ya da tehdit savurmak yetmezdi; Karan'ın zekasını tatmin edecek, onun mantığına cuk oturacak kusursuz bir bahane bulmak zorundaydılar.
Ezel üstüne rahat bir hırka alıp salona geri döndüğünde, ekip masanın etrafında toplanmış, yarınki karşılaşmanın kurgusunu yapıyordu. Arif Hoca masanın başında ayakta durmuş, düşünceli gözlerle önündeki haritaya bakıyordu.
"Karan’a sıradan bir hırsız veya casus gibi görünemeyiz," dedi Beliz, kollarını göğsünde birleştirerek. "Eğer bellekten çıkan izleyiciyi tesadüfen yanına aldığını söylerse Ezel, buna imkanı yok inanmaz. Adam 'Neden söktün o zaman?' diyecek."
"Aynen öyle," diye söze girdi Hazel. "Üstelik belleği cebine attığını ve ekranın o an düzeldiğini biliyor. Sökme gerekçesi tamamen mesleki veya mantıklı bir amaca dayanmalı."
Arif Hoca parmaklarını masaya vurdu, derin sesiyle ortadaki sessizliği böldü: "Karan'ın zayıf noktası, kendi mükemmeliyetçiliği ve şirketindeki insanlara olan güvensizliği. Bahanemiz de tam olarak buradan vurmalı. Ezel oraya bir ajan gibi değil, Karan'ı ve şirketini test eden, üst düzey bir denetçi ya da 'güvenlik açığı Danışmanı' gibi bir stratejiyle gitmeli."
Ezel masaya yaklaşıp sandalyenin arkalığına tutundu. "Nasıl yani Hoca'm?"
"Diyeceksin ki," dedi Arif Hoca gözlerinin içine bakarak, "Holdinginize gelme sebebim sadece o mimari restorasyon projesi değildi. Alaca Holding’in dijital güvenlik altyapısının ve yönetim katındaki fiziksel erişim engellerinin ne kadar zayıf olduğunu göstermek için yapılmış özel bir 'sızma testi'ydi bu. Cihazı sökme nedenim, sisteminizin ne kadar sürede tepki vereceğini ve sizin kişisel kriz yönetiminizi canlı olarak ölçmekti."
Barlas hafifçe ıslık çaldı. "Vay be... Saldırıyı bir 'hizmet' gibi satıyoruz adama yani?"
"Daha da ötesi," dedi Beliz’in gözleri parlayarak. "Ezel adama şöyle diyebilir: 'Şirketinizin güvenlik açığını bilerek tetikledim. O cihaza izleyici koyduğunuzu biliyordum, sinyali kesmedim çünkü buraya, ayağıma kadar gelip gelemeyeceğinizi görmek istedim. Sizin gibi bir adamın kendi sistemindeki açığı nasıl yöneteceğini test ediyordum.'"
Ezel zihninde parçaları birleştirdikçe dudaklarında tehlikeli bir tebessüm belirdi. "Bu hamle, topu tamamen onun sahasına atar. Karan’ın 'Beni kim hacklemeye çalışıyor?' sorusunu, 'Sizin güvenlik ekibiniz beş para etmez, ben de bunu kanıtladım' cevabıyla çürütmüş oluruz. Şüphesini bir anda kendi şirketindeki açıklara yöneltir."
"Ve en önemlisi," dedi Arif Hoca elini Ezel’in omzuna koyarak, "Karan Alaca egosu yüksek bir adam. Bir kadının onu ve sistemini 'test ettiğini' duymak onu öfkelendirir ama aynı zamanda zekana duymak zorunda kalacağı o kaçınılmaz saygıyı perçinler. Oyunun kontrolünün hâlâ sende olduğunu sanmasını sağlar."
Hazel hemen klavyesine sarıldı. "O zaman bellek içine birkaç sahte güvenlik analizi raporu ve Alaca Holding'in dijital açıklarını gösteren kurgusal veriler yüklüyorum. Karan belleği incelediğinde, Ezel’in 'denetim' bahanesini destekleyecek somut dosyalar görsün."
Masadaki hava bir anda teslimiyetten tam bir taarruz hazırlığına dönmüştü. Karan Alaca kendi tuzağını kurduğunu sanıyordu ama Ezel ve ekibi, o tuzağın içine Yepyeni bir oyun inşa ediyordu.
Ezel derin bir nefes alıp arkasına yaslandı. Yarın akşam sekizde, o tarihi restorasyon alanında Karan’ın karşısına çıktığında söyleyeceği her kelime, atacağı her adım belliydi. Şimdi sıra, avcının ayağına kadar gelen avı izlemekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 11beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18