Bölümler 66Şu an: Gerçeğin Ağırlığı
- 1 Denizin Kıvrımında İlk Temas314 kelime
- 2 2. Bölüm40 kelime
- 3 İki Yabancı220 kelime
- 4 İZMİR RIHTIMINDA İKİ YABACI GENERAL269 kelime
- 5 İşgalin Gölgesi ve Sessiz Öfke183 kelime
- 6 Yuvanın Sıcağı ve Fırtınanın Eşiği335 kelime
- 7 Geçmişin Yarası ve Sofradaki Fırtına382 kelime
- 8 Gece Yarısı Duaları ve Sessiz Nöbet232 kelime
- 9 Lüks Odada Yankılanan Bakışlar266 kelime
- 10 Pazarda Çarpışan Gözler ve Ömer Usta’nın Dikduruşu379 kelime
- 11 Pazardaki Gerilim ve Leon’un Kararı312 kelime
- 12 Pazarın Ortasındaki Güven ve Saygı236 kelime
- 13 Pazarın Ardından Eve Dönüş292 kelime
- 14 Annemin Beklentisi ve Kalbimdeki Yalnızlık292 kelime
- 15 Sokak Arasında Beklenmeyen Bir Yüzleşme329 kelime
- 16 Şömine Başında Beklenmeyen Bir Misafir216 kelime
- 17 Dostluğun Başlangıcı ve Minik Sığınak158 kelime
- 18 Karargâhta Beklenmeyen Ziyaret ve Başkomutan’ın Emri261 kelime
- 19 Aynı Çatının Altındaki Fırtına280 kelime
- 20 Akşam Sofrasındaki Acı Haber286 kelime
- 21 Aynı Sırada Çarpışan Bakışlar260 kelime
- 22 Tenefüsteki Soğuk Rüzgâr ve Gözyaşları287 kelime
- 23 Okul Bahçesindeki Karşılaşma ve Beklenmeyen Şefkat343 kelime
- 24 İki Generalin Yüzleşmesi340 kelime
- 25 Yabancı Adımlar, Zihnimdeki Yankı220 kelime
- 26 Sırada Paylaşılan Gizli Tat328 kelime
- 27 Okul Çıkışı ve Kardeşimin İtirafı359 kelime
- 28 O Keki Yapan Eller286 kelime
- 29 Sofradaki İtiraf ve Annemin Yüreği436 kelime
- 30 Sokak Arasındaki Karanlık ve Azat’ın Yumruğu301 kelime
- 31 Konak Kapısındaki Hesaplaşma412 kelime
- 32 Kapıdaki Hesaplaşma326 kelime
- 33 Onurun ve Sözün Ağırlığı354 kelime
- 34 Sabaha Karşı Verilen Hesap267 kelime
- 35 Bahçedeki İp ve Uzatılan El239 kelime
- 36 Akşamüstü İtirafı ve İçimdeki Çözülme330 kelime
- 37 Kabustaki Düşman237 kelime
- 38 Mutfaktaki Sessizlik ve Annemin Şefkati277 kelime
- 39 Sabah Ayazı ve Zeynep’in Sepeti337 kelime
- 40 Taş Sokaktaki Bakış ve Kaybolan Silüet258 kelime
- 41 Zihnimdeki Çıkmaz Sokak216 kelime
- 42 Akşam Sükûneti ve Annemin Sorusu250 kelime
- 43 Annemin Gözünden Kaçmayanlar345 kelime
- 44 Annemin Hikmeti ve O Söz274 kelime
- 45 Tövbe De Oğlum!290 kelime
- 46 Taş Duvarın Gölgesinde Hesaplaşma216 kelime
- 47 Taş Duvarın Ardındaki Yalan205 kelime
- 48 Kolumdaki Parmaklar ve Saklanan Gerçek235 kelime
- 49 Yalanın Arkasındaki Gerçek157 kelime
- 50 Annemin Çığlığı ve Eve Düşen Ateş231 kelime
- 51 Taş Sokaktaki Karşılaşma ve Tahta Keman251 kelime
- 52 Abisinin Yüreğine Su Serpilen O Söz280 kelime
- 53 Son Uyarı250 kelime
- 54 Tahta Kemanın Gölgesi (Leon'un Gözünden)249 kelime
- 55 Eve Dönen Huzur ve Annemin Sorusu192 kelime
- 56 Gerçeğin Ağırlığı237 kelime · Okuduğun bölüm
- 57 Annemin Derin Sessizliği290 kelime
- 58 Düşmanın Gölgesi Evimizde191 kelime
- 59 Kardeşimin Masum Cevabı192 kelime
- 60 Sınırların Ötesindeki Misafir307 kelime
- 61 Karargâhtan Eve Düşen Gölge220 kelime
- 62 Kapıdaki Karşılaşma ve Hesaplaşma236 kelime
- 63 Eşikteki Hesaplaşma305 kelime
- 64 Sessiz Veda242 kelime
- 65 Kalbimin İtirafı (Leon'un Gözünden)258 kelime
- 66 Sofradaki Tehlikeli Soru352 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annemin merakla ve endişeyle üzerime dikilen gözleri karşısında yutkundum. Elif, hâlâ annesinin dizinin dibinde, avucunda sımsıkı tuttuğu o küçük tahta parçasıyla sessizce oturuyordu. Gerçeği saklamak artık mümkün değildi; çünkü o tahta parçasının, o düşman generalin bu evin eşiğine kadar uzanan gölgesinin üzerimize nasıl bir kabus gibi çöktüğünü ikimiz de biliyorduk.
Derin bir nefes alıp elimi yüzüme götürdüm, ardından gözlerimi annemin yaşlı gözlerine sabitledim:"Sokağın başındaki o karanlık ara sokakta buldum ana..." dedim, sesimdeki o sert tonu bastırmaya çalışarak. "Korkmuştu, yolunu kaybetmiş ağlıyordu."
Melek Hanım’ın kaşları endişeyle daha da çatıldı, nefesini tutup sordu: "Kim vardı yanında oğlum? Kim çıkardı karşıma kuzumu?"
Yumruklarımı sıktım, adeta dişlerimin arasından tıslar gibi konuştum:
"Yunan generali... Leon vardı ana."
Odanın havası bir anda buz kesti. Melek Hanım duyduğu isim karşısında eliyle ağzını kapattı, gözleri korkuyla irileşti. Elif ise abisinin sertleşen sesinden ürkerek başını öne eğdi.
Annem titreyen sesiyle güçlükle konuşabildi:
"O mu...?" dedi, fısıltı halinde. "O general mi buldu kızımı?"
Başımı yavaşça salladım: "Evet, o buldu ana. Kardeşimin önünde diz çökmüş, saçlarını okşuyordu. Korkmasın diye de..." Başımı Elif'in avucundaki o tahta parçasına doğru çevirdim. "Şu elindeki tahta keman parçasını vermiş ona."
Melek Hanım olduğu yerde kalakaldı. Gece bana söyledikleri, o tahta odada kurduğu cümleler zihninde yankılanmış gibi bir süre öylece baktı. Savaşın, düşmanlığın, kanın ve barutun ortasında, iki düşman generalin kaderinin kendi ailesine nasıl bu kadar tehlikeli bir şekilde bağlandığını o da çok net anlamıştı.Sessizliği bozan, annemin derin ve endişeyle çekilmiş iç çekişi oldu.
Bölüm etkileşimi
