8. bölüm / 8
İki İnsan Bir Kalp9. Bölüm: İlk Yakınlaşma
Bölümler 8Şu an: 9. Bölüm: İlk Yakınlaşma
- 1 1.Bölüm; Mezuniyet216 kelime
- 2 2. Bölüm: Hissedilmeye yıldırım..224 kelime
- 3 3.Bölüm: Fırtına operasyonu607 kelime
- 4 4. Bölüm: Fırtına Ortasındaki Fısıltılar..722 kelime
- 5 5. Bölüm: Yakalanan Aşk749 kelime
- 6 7. Bölüm: Aşkın ve Savaşın Çığlığı741 kelime
- 7 8. Bölüm: Görev Ve Fedakârlık663 kelime
- 8 9. Bölüm: İlk Yakınlaşma574 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Operasyondan birkaç gün geçmişti. Üs normale dönmeye çalışıyordu, ama Özkan Komutan’ın kaybı hâlâ herkesin üzerinde bir ağırlık yaratıyordu. Gökçe, yeni lider olarak sorumluluklarının artığını hissetse de, bir yandan da Andrew’ın varlığı ona farklı bir güven veriyordu.
Bir akşam, eğitim sonrası karargâhtaki küçük bir köşeye çekildi. Elinde bir fincan kahve vardı, ama aklı, son operasyonda yaşanan olaylara takılmıştı. Tam o sırada Andrew içeri girdi.
- Yalnız kalmaya çalıştığını biliyorum, ama bir liderin böyle köşelerde düşüncelere dalması askerlerini endişelendirir, Gökçe.
Gökçe başını kaldırıp hafif bir gülümsemeyle Andrew’a baktı.
- Sadece biraz kafa dinliyorum. Lider olmak sanıldığı kadar kolay değil, Andrew.
Andrew, kahvesini alıp karşısına oturdu.
- Senin kadar kararlı ve güçlü biri için lider olmak doğuştan gelen bir şey gibi görünüyor. Ama bazen senin de yüklerini paylaşman gerek.
Gökçe, Andrew’ın gözlerindeki ciddiyeti fark etti. Kalbi hızla atmaya başladı.
- Andrew, ben güçlü görünmek zorundayım. İnsanların bana güvenmesi için başka seçeneğim yok.
Andrew kahvesini masaya koyup hafifçe ileri eğildi.
- Güçlü olmak, zayıflıklarını saklamak demek değildir, Gökçe. Bunu unutma. Ve eğer bir gün gerçekten birine sırtını yaslaman gerekirse... buradayım.
---
Birlikte Geçen İlk Akşam
Andrew’ın bu sözleri, Gökçe’nin savunmasını kırmış gibiydi. O akşam uzun süre konuşmaya devam ettiler. Andrew, hayatından bahsetti; yarı Türk, yarı Yunan bir ailede büyüdüğünü, ailesinin kültürel çatışmalarını ve neden askeri kariyeri seçtiğini anlattı.
- Peki sen, Gökçe? Liderlik, askeri disiplin... bunların ardında nasıl biri var?
Gökçe duraksadı. Çok nadir birine kendini açardı, ama Andrew’ın bakışlarında bir samimiyet vardı.
- Ailem, çocukluğumda gözlerimin önünde öldürüldü. Sonrasında hayat hep mücadeleyle geçti. Askere katılmamın tek sebebi, bir gün o mücadeleye karşı koymak istememdi. Ama bazen... insan, tüm bunların içinde kendini kaybediyor.
Andrew, Gökçe’nin eline uzanarak hafifçe dokundu.
- Kendini kaybetmene izin vermem. Buradayım, Gökçe. Her zaman.
O an aralarındaki sessizlik daha da derinleşti. Birbirlerine doğru hafifçe eğildiler. Gözleri buluştuğunda, Gökçe’nin kalbi deli gibi çarpıyordu. Ama bir anda Gökçe geri çekildi.
- Andrew, bu... bu doğru değil. Ben senin komutanınım.
Andrew gülümsedi.
- Gökçe, burada sadece sen ve ben varız. Rütbeleri unutabiliriz, en azından bir akşam.
---
Yakınlaşma
O akşam üsse yürürken, gökyüzü yıldızlarla doluydu. Andrew, Gökçe’yi daha önce hiç görmediği bir yere götürdü; üssün dışında, yüksek bir tepenin kenarında, manzarası müthiş bir nokta.
- Burayı nasıl keşfettin? diye sordu Gökçe, büyülenmiş bir halde.
Andrew omuz silkti.
- Bazen kafamı dağıtmak için buraya gelirim. Düşünmek için. Ama bu gece, burası seninle daha güzel.
Gökçe, Andrew’ın gözlerine baktı. Yine o derin çekimi hissetti.
- Andrew... sen her zaman böyle mi konuşursun? İnsan kendini özel hissediyor.
Andrew hafifçe güldü.
- Hayır, Gökçe. Bu sözler sadece sana özel.
Andrew, Gökçe’nin elini tuttu. Bu sefer Gökçe geri çekilmedi. O an, her şey durmuş gibiydi. Andrew, Gökçe’ye yaklaştı ve dudakları neredeyse birbirine değecekken, üsse doğru bir patlama sesi yankılandı.
- Neler oluyor? diye bağırdı Gökçe, aniden irkilerek.
Andrew, hızla durumun ciddiyetini kavradı.
- Üs saldırı altında olabilir. Hemen dönmeliyiz.
---
Romantizm Yerine Gerilim
Üsse geri döndüklerinde, düşman bir sabotaj timinin üssün dış bölgelerine saldırdığı ortaya çıktı. Gökçe, hızla tüm askerleri topladı ve görev dağılımı yaptı.
- Andrew, mühimmat deposunu kontrol et. Hakan, benimle gel. Hızlı olun, zamanımız dar.
Andrew giderken, Gökçe’nin gözlerine baktı.
- Geri döneceğim, Gökçe. Bu konuşmayı yarım bırakmayacağız.
Gökçe, bir şey söyleyemeden Andrew’ın arkasından baktı. Kalbinde korku ve heyecan iç içe geçmişti.
---
Bölüm Sonu
Andrew ve Gökçe’nin aralarındaki bağ güçlenmişti, ama işler romantizmden çok daha karmaşık hale geliyordu. Üs saldırısı, aralarındaki ilişkiyi hem test edecek hem de derinleştirecekti. Şimdi, hem üslerini korumaları hem de içlerindeki duyguları çözmeleri gerekiyordu.
Bölüm etkileşimi
