30. bölüm · İki İnat Bir hikaye
Bölüm 30
Teoman eve geldiğinde saat iyice ilerlemişti.
Kapının zilini çaldı.
Birkaç saniye sonra kapı açıldı.
Karşısında Hakan vardı.
Hakan oğluna gülümseyerek:
“Hoş geldin oğlum.”
Teoman bir an durdu.
“Hoş buldum.”
İçeri girdi ama hâlâ şaşkın görünüyordu.
Hakan kapıyı kapattı.
“Ne oldu?”
Teoman ayakkabılarını çıkarırken babasına baktı.
“Sen bana hep ‘bu saatte mi gelinir?’ derdin.”
Hakan güldü.
“Evet.”
“Şimdi niye ‘hoş geldin oğlum’ dedin?”
Hakan oğlunun omzuna hafifçe dokundu.
“Çünkü artık biraz büyüdün.”
Teoman kaşını kaldırdı.
“Ben zaten büyüktüm.”
“Öyle mi?”
“Evet.”
Hakan gülerek:
“Tamam, tamam.”
Teoman salona geçti.
Hakan arkasından baktı.
“Yemek yedin mi?”
“Evet.”
“Denizlerin evinde mi?”
Teoman bir an durdu.
“Evet.”
Hakan'ın yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.
“Güzel.”
Teoman şüpheyle baktı.
“Niye gülümsüyorsun?”
“Bir şey yok.”
“Baba…”
Hakan güldü.
“Git biraz dinlen.”
Teoman odasına doğru yürürken başını iki yana salladı.
“Bugün herkes çok garip.”
Hakan arkasından seslendi.
“İyi geceler oğlum.”
Teoman merdivenlerden çıkarken cevap verdi.
“İyi geceler baba.”
Hakan kapının kapanmasını izlerken gülümsedi.
Teoman ise odasına girip yatağına oturdu.
Telefonunu eline aldı.
Ekranda Deniz'in adı vardı.
Bir süre ekrana baktı.
Sonra kendi kendine mırıldandı:
“Yarın yine ders çalışacağız…”
Ve istemsizce gülümsedi.
