25. bölüm · İki İnat Bir hikaye

Bölüm 25

Ela Nur Körnüş

Hakan hâlâ proje kâğıdındaki 100 yazısına bakıyordu.

Sonra gözlerini Deniz'e çevirdi.

“Deniz kızım, senden bir ricam olacak.”

Deniz merakla baktı.

“Tabii, ne oldu?”

Hakan başıyla Teoman'ı gösterdi.

“Şunu biraz ders çalıştırır mısın?”

Teoman'ın yüzü anında düştü.

“Baba!”

Hakan hiç oralı olmadı.

“Ne var?”

“Ben çocuk muyum?”

“Ders çalışman gerekiyor ama.”

“Çalışıyorum zaten.”

Leyla kahkahayı bastı.

“Sen mi?”

Teoman ona ters ters baktı.

“Sen karışma.”

Hakan tekrar Deniz'e döndü.

“Projeden yüz aldıysanız demek ki birlikte çalışabiliyorsunuz. Belki derslerinde de yardımcı olursun.”

Deniz Teoman'a baktı.

“Benim çalıştırmamı mı istiyorsun?”

Hakan başını salladı.

“Evet.”

Teoman hemen itiraz etti.

“Olmaz.”

Deniz kaşını kaldırdı.

“Niye?”

“Çünkü sen bana ders anlatamazsın.”

Deniz'in yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.

“Emin misin?”

“Evet.”

“100 alan benim ama.”

Teoman sustu.

Leyla kahkahayı patlattı.

“Tek cümlede susturdu!”

Hakan da gülerek:

“Eee, ne diyorsun Teoman?”

Teoman birkaç saniye Deniz'e baktı.

Sonunda iç çekti.

“Tamam.”

Deniz şaşırdı.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Az önce istemiyordun.”

“Fikrimi değiştirdim.”

Deniz gülümsedi.

“Peki.”

Hakan memnuniyetle başını salladı.

“Harika. Yarın okuldan sonra çalışırsınız.”

Teoman hemen:

“Yarın mı?”

Hakan:

“Evet.”

Deniz gülerek:

“Kaçamazsın artık.”

Teoman ona baktı.

“Sen de fazla sevinme.”

Deniz:

“Ben neden sevineyim?”

Teoman hafifçe gülümsedi.

“Bilmiyorum.”

Leyla ikisine bakıp sessizce gülümsedi.

Çünkü artık Deniz ile Teoman'ın aynı masada saatlerce oturması, eskisi gibi kavga etmek yerine birbirlerine alışmaları için yeni bir bahane olmuştu.