20. bölüm · İki İnat Bir hikaye

Bölüm 20

Ela Nur Körnüş

Projenin son kısmını da tamamladıklarında hava iyice kararmıştı.

Deniz kalemi masaya bıraktı.

“Bitti sonunda.”

Teoman kâğıtlara baktı.

“Şükür.”

Deniz çantasını almak için ayağa kalktı.

“Ben artık gideyim.”

Tam o sırada merdivenlerden Leyla indi.

Deniz'e bakınca şaşırdı.

“Sen hâlâ burada mısın?”

“Projeyi bitiriyorduk.”

Leyla masaya baktı.

“Bayağı çalışmışsınız.”

Teoman hemen araya girdi.

“Çalıştık zaten.”

Leyla gülümseyerek:

“Ben başka bir şey demedim.”

Deniz gözlerini devirdi.

“Ben gideyim.”

Leyla:

“Akşam yemeği yiyeceğiz. Kal.”

Deniz tereddüt etti.

“Yok, evdekiler merak eder.”

Tam o sırada Hakan mutfaktan seslendi.

“Deniz, kızım! Gitmeden yemek ye.”

Deniz mahcup bir şekilde:

“Gerçekten zahmet olmasın.”

Hakan salona geldi.

“Ne zahmeti? Leyla da yiyecek, Teoman da yiyecek. Bir tabak fazla koyarız.”

Leyla hemen Deniz'in koluna girdi.

“Kal işte.”

Deniz sonunda pes etti.

“Tamam.”

---

Bir süre sonra dördü birlikte masaya oturdu.

Leyla, Deniz'in yanına oturmuştu.

Teoman karşılarında oturuyordu.

Hakan yemek dağıtırken Deniz'e baktı.

“Okul nasıl gidiyor?”

“İyi.”

Leyla hemen araya girdi.

“Bugün Aras'la da bayağı takıldılar.”

Deniz ona baktı.

“Leyla…”

Hakan meraklandı.

“Aras kim?”

“Yeni gelen çocuk,” dedi Leyla. “Deniz'le çok yakınlar.”

Teoman sessizce yemeğine devam ediyordu.

Hakan ona baktı.

“Teoman, sen de tanıyorsun değil mi?”

“Evet.”

Leyla gülerek:

“Geçen gün Teoman onu sevgilisi sanıp kıskanıyordu neredeyse.”

Teoman anında başını kaldırdı.

“Leyla!”

Deniz kahkahayı tuttu.

Hakan şaşkınlıkla oğluna baktı.

“Sen kıskandın mı?”

“Hayır.”

Leyla gülmeye başladı.

“Kesinlikle kıskandı.”

Teoman kaşlarını çattı.

“Yeter artık.”

Deniz gülümseyerek ona baktı.

“Demek kıskandın?”

“Hayır.”

“Emin misin?”

Teoman birkaç saniye ona baktı.

“Evet.”

Hakan ve Leyla'nın gülüşmeleri arasında Teoman tekrar yemeğine döndü.

Ama yüzündeki hafif utangaç ifade Deniz'in gözünden kaçmadı.

---

Yemekten sonra Deniz çantasını aldı.

“Ben artık gerçekten gideyim.”

Leyla ayağa kalktı.

“Ben de seninle çıkayım.”

Hakan:

“Teoman da bıraksın sizi.”

Leyla hemen:

“Olur.”

Deniz itiraz edecekken Teoman kapıyı açtı.

“Hazır mısınız?”

Deniz ve Leyla birlikte dışarı çıktı.

Teoman da arkalarından geldi.

Kapı kapanırken Hakan içeriden üçünü izledi.

Sonra kendi kendine gülümsedi.

“Bu ev bugün bayağı kalabalıktı.”

Leyla ise Deniz'in koluna girip fısıldadı:

“Bu arada…”

“Ne?”

“Teoman'ın seni kıskandığı bayağı belli.”

Deniz bir an sustu.

Sonra gülümsemeye çalışarak:

“Saçmalama.”

Ama yüzündeki gülümseme, söylediği şeyi pek desteklemiyordu.