15. bölüm · İki İnat Bir hikaye
Bölüm 15
Ertesi sabah Deniz sınıfa girdiğinde Teoman çoktan gelmişti.
Deniz yerine geçerken göz göze geldiler.
Teoman hafifçe başını salladı.
“Günaydın.”
Deniz çantasını bırakırken ona baktı.
“Günaydın.”
İkisi de önceki gün hakkında tek kelime etmedi.
Ama ikisinin de aklında aynı şey vardı.
Yağmur.
Şemsiye.
Ve o kısa an.
Deniz kitabını çıkarırken Leyla yanına oturdu.
“Dün eve Teoman'la mı geldin?”
Deniz bir anda ona döndü.
“Kim söyledi?”
“Ezgi gördü.”
Deniz iç çekti.
“Yağmur yağıyordu, şemsiyesi vardı. O kadar.”
Leyla gülümsedi.
“Ben bir şey demedim ki.”
“Yüzünden belli.”
Tam o sırada Teoman yanlarından geçti.
Deniz hemen sustu.
Teoman birkaç adım attıktan sonra durup arkasına baktı.
“Deniz.”
“Efendim?”
“Dün çantanı bende unutmuşsun.”
Deniz şaşırdı.
“Ne?”
Teoman masasının yanındaki sandalyeden çantanın küçük yan cebinden çıkan anahtarlığı gösterdi.
“Bunu.”
Deniz yanına gidip aldı.
“Ben bunu kaybetmişim.”
“Fark ettim.”
“Teşekkür ederim.”
Teoman başını salladı.
Deniz yerine dönerken anahtarlığa baktı.
Sonra Teoman'a.
“Biliyor musun…”
Teoman kaşını kaldırdı.
“Ne?”
“Sen bazen düşündüğüm kadar kötü biri değilsin.”
Teoman birkaç saniye sessiz kaldı.
“Bazen mi?”
Deniz gülümsedi.
“Fazla havaya girme.”
Teoman da hafifçe gülümsedi.
“Tamam.”
Leyla uzaktan ikisini izliyordu.
Ezgi yanına gelip fısıldadı:
“Bence bunlar yavaş yavaş birbirine alışıyor.”
Leyla başını salladı.
“Bence de.”
Deniz bunu duyunca dönüp bağırdı:
“İkiniz de susun!”
Teoman kahkahayı tutamadı.
Deniz ona baktı.
“Sen de gülme!”
“Tamam, tamam.”
Ama gülümsemesi kaybolmadı.
Deniz de bunu görünce istemeden gülümsedi.
İkisi hâlâ birbirlerine tamamen alışmış değildi.
Hâlâ tartışıyorlardı.
Hâlâ birbirlerini sinirlendiriyorlardı.
Ama artık aralarındaki mesafe eskisi kadar büyük değildi.
