12. bölüm · Hız Tutkusu

Karşılaşma

Ebru Ermeç

Yıldız'ın yarışlarda giydiği takım

HIZ TUTKUSU

12. BÖLÜM

KARŞILAŞMA

Soğuk kahvemi serin klimanın altında içerken arkadaşlarımın yüzündeki şaşkınlık ifadesini seyir ediyordum. "Bunlar olurken senin aklın neredeydi acaba? Bize gelip anlatabilirdin." Nefesimi verdim. Onlara son günlerde yaşanan olayları anlatmıştım. Haliyle erkenden anlatmadığım için bana sinirlenmişlerdi. "Haklısınız. Ama hepinizin derdi başından aşkın zaten. Okulların kapanmasına az kaldığı için Simten sürekli yoğun, Göktuğ desen dükkanda işler çok olduğu için neredeyse sürekli çalışıyor. Fark ettiyseniz son günlerde neredeyse her gün bizim dükkanda olan Ilgın dükkana ayak dahi basamıyor. Hepimiz yoğun olduğumuz için bu konuları daha sonraya attım."

Simten kolunu bana sararken bende ona sarıldım. "Düşüncelerini anlıyorum çiçeğim ama yine de bir durum olursa ilk bize söylemen daha iyi olur. Biz burada neden varız yoksa?" Başımı salladım. "Haklısınız. Bir dahakine öyle yapacağım." Simten'den ayrılarak arkama yaslandım. "Yani Mars sana aşıkmış?" Ilgın'ın dedikleriyle gözlerimi devirdim. "Aşığım diye bir cümle kurmadı sadece hoşlanıyorum dedi." Göktuğ elindeki bezle masayı silerken diğer yandan konuşuyordu. "Çocuk sana demiş ki evlenelim üzerine de üç çocuk yapalım demiş sen hala bize burada hoşlantı diyorsun."

Onun dediklerinden sonra Simten'le ikisi yumruklarını birbirine vurdu. İkisi bir araya geldiğinde gerçekten çekilmezlerdi. "Size ne dersem diyeyim öyle düşüneceksiniz." Biten içeceğimi masanın üzerine koydum. "Peki sen ona karşı ne hissediyorsun?" Ilgın'ın sorusu ortama bomba misali düşerken bakışlarımı kaçırdım. Ona karşı ne hissettiğimi biliyordum. Sadece bana uzak hislere alışmam biraz zaman alacaktı. Kafeteryadan içeriye giren yüzleri gördüğümde kaskatı kesildim.

Ellerimi birbirine sardığımda titrediğini fark etmem uzun sürmedi. Oturduğum yerden kalkarak kapıya doğru ilerlediğimde beni gördüler. "Biz sizi yalnız bırakalım." Simten'in sesini duysam da ona dönmedim. Girişteki yüzlerin yanına ulaştığımda hepsinden önce Naz öne atılarak bana sarıldı. İçimde durduramadığım özlemle kollarımı ona sardım. Sanki abimden bir parçaya sarılırmış gibi.

"Seni çok özledik Işık." Yorgunlukla nefesimi verdim. "Bende sizi çok özledim." Ondan ayrıldığımız da Efe abiyle sarıldık. "Naber cimcime?" Buruk bir tebessüm dudaklarımda yerini aldı. Abim sayesinde o da bu sözlere alışmıştı. Daha sonra Oğulcan ve Alina'ya sarıldım. Ekibin beşinci üyesi olan abime sarılamadığım için uzun süre onlara sarıldım. Masalara oturduğumuzda ilk sorum bir şey içip içmemek istedikleri yöndeydi. Ama bunu reddettiler. "Çok kez yanına gelmek istedik ama bunu beceremedik." Gülümsedim. "En son 3 sene önce görüşmüştük." Hepsi başlarını salladı. Bunun sebebini hepimiz biliyorduk. Bana bakmak abimi görmek demekti. Bana bakmak kendilerini bu konuda suçlamaları demekti.

"Seni o gece yemekte gördükten sonra yanına gelme kararı aldık. Yanındaki kişi" Cümlesinin devamını getirmedi. Efe abi hep yaptığı gibi soruyu sormadan cümleyi benim tamamlamamı bekliyordu. "Ekip arkadaşım." Yüzlerinde şaşkınlık ifadesi belirdi. Aynı zamanda tedirgin olduklarını hissediyordum. Abimden sonra hiçbiri yarış işlerine girmemişlerdi. Bunu benden duymanın ne demek olduğunu tahmin edebiliyordum. "Ne kadar zamandır onlarlasın?" Bu soru Alina'dan gelmişti. "Bir süredir. Daha çok yeni."

Göğsümün ortasına bir sıcaklık çökerken nefes alamadığımı hissettim. Sanki birisi kalbimi ellerinin arasına almış sıkıyor gibiydi. "Bunu yapmak istemesen onların yanında olmazdın diye düşünüyorum." Başımı salladım. Geçmişi konuşmak istemiyordum.

Geçmişi hissetmek istemiyordum. O güne ait hiçbirşeyi istemiyordum. Naz'ın sesini her duyduğumda beni aradığı an aklıma geliyordu. Açmadığım o telefonun arkasındaki acı aklıma geliyordu.

16 yaşındaki bir kız çocuğunun senelerdir acılarından kaçışı aklıma geliyordu.

🌸

Masanın üzerindeki tahta kalemi elimde çevirirken diğerleri de yerine yerleşiyordu. Dibek beyaz tahtanın karşısında birşeyler çizerken akşamın bu saatinde neden toplantı yaptığımızı anlamamıştım. Bugün yaşadıklarımdan sonra gün boyu başım fazlasıyla ağrımıştı. "Evet arkadaşlar yarışların son taslağı sonunda elimize ulaştığı için bu kadar geç saatte toplantı yapıyoruz." Hepsi aynı anda nefesini verirken ben olaya yabancı kalmıştım.

"Şampiyonluğa kadar yarışacağımız takımlardan bahsediyor." Bana bu açıklamayı yapan Güneş'e gülümsedim. Dibek elindeki ince çubukla tahtada yazan ilk takımı gösterdi.

Kervis

"İlk yarışacağımız takım bu. Tıpkı geçen yarıştaki gibi çok fazla profesyonel değiller. Ama o yarıştan aldığımız dersle onlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini biliyorsunuz bence." "Evet fazla küçümsemememiz lazımmış." Ferman'ın dediklerine ben bile inanamamıştım. Kabul etmek gerekirse hepsinde bir egoistlik vardı. Dibek diğer isimlerden birisini gösterdi.

Cerni

"Eğer kervisleri yenersek bunlarla yarışacağız. Bu sadece bizim yarışacağımız takımlar. Onların kişisel maçlarına bakmanın kafamızı karıştıracağını hepimiz geçen senelerde öğrendik. O yüzden kendi yolumuza bakmak en iyisi." Hazar lafa girdi. "Geçen sene onlarla yarışmıştık. Hızlılar ama taktikleri yok. Yine de kendilerini geliştirdiklerine eminim. İyi bir antranörleri olduğunu duydum." Arkama yaslanarak nefesimi verdim. Bunların hepsine tek tek hakim olmak zor olacaktı. Abimin zamanından bu yana jenerasyonun baya değiştiğine emindim.

"Buna dikkat edeceğiz o zaman." Dibek tabloda isimlerinin yanına bir işaret koyarken diğer takıma geçti.

Yobazlar

Ferman heyecanla yerinde doğruldu. "Kabul edelim adamlar çok iyi. İsimlerinin hakkını fazlasıyla veriyorlar. Ve gaza basmaktan asla çekinmiyorlar." Simge başını salladı. "Evet geçen seneki yarışlarda senin bir anlık duraksaman yüzünden az kalsın yarışı kaybediyorduk." Ferman'ın yüzü asılırken konuşmak için ağzını açtı. "Devam et Dibek." Hazar'ın sesiyle söyleyeceklerini yutarak Dibek'e döndü.

"Sonrasında birkaç takım kalıyor isimlerini yazdım fakat ilk yarışlar bittikten sonra güncelleme gelebilme ihtimaline karşı onlarla nasıl yarışacağımız konusunda strateji yürütmek pek iyi olmaz." Şaşkınlıktan neredeyse dudaklarımı ısıracaktım. Bunu düşünmek bir insanın nasıl aklına gelirdi ki? Kabul etmeliydim ki bu konuda düşündüğümden daha deneyimlilerdi. Ve ben bu deneyimin arasında kendimi fazla sıkışık hissediyordum.

"Ne düşünüyorsun Yıldız?" Hazar'ın sesiyle ona döndüm. Bakışlarındaki parlama tıpkı dün geceki gibiydi. O konuşmaların üzerine onunla burada olmak bana tuhaf hissettiriyordu. "Sadece sizler çok deneyimliyken o yarışlarda sizlere yardımcı olabileceğimden emin değilim." Bakışlarında bir değişim olurken gülümsedi. "Yarışlarda ne kadar iyi olduğunu gördüm. Sık antrenman yapamıyor olabilirsin ama yıllarca motor kullanmamış halinle beni yendin. Biraz daha sıkı tutunsan bu işe benden daha iyi olacağına şüphem yok."

Gülümsedim. "Dün için ziyarete gittin mi?" Simge'nin sesini duyduğumda onların konuşmasına döndüm. Dibek tahtadaki yazıları düzenlerken ona cevap veriyordu. "Hayır. Kapıya kadar gittim ama geri döndüm." Simge elini onun koluna koydu. "Seni beklediğini biliyorsun değil mi? Yaptığı ne kadar doğru olmasa da." "Biliyorum. Ama onu tekrar görmek istediğime emin değilim. Onu düşündüğüm de bile aklıma o anlar geliyor Simge. Bunu kaldırabileceğimi sanmıyorum."

Olayın tam olarak ne olduğunu anlamamıştım ama herkes gibi Dibek'in de bir yarası olduğunu görmüştüm. Bakışlarımı onlardan ayırdım.

"Çıkmasına ne kadar kaldı?" Dibek sıkıntılı bir nefes bıraktı.

"Babamın cezaevinden çıkmasına 6 ay kaldı."

Bedenimi büyük bir şaşkınlık dalgası kaplarken olduğum yerde donakaldım. Gözlerim neredeyse sonuna dek açılırken bakışlarımı kaçırdım. Dibek'in babası cezaevindemiydi? Kollarımı istemsizce birbirine sardım.

Bununla nasıl başa çıkabildiğini düşünemedim.

-SON-

Heloooo ben geldimmm

Çok geç geldim biliyorum ama biraz bölüm biriktirdim o yüzden bundan sonra daha sık bölüm gelecek

Bölümler hakkında bilgi almak isterseniz ebruermec_27 instagram hesabından wp kanalima gelebilirsiniz

Her bölümün sonunda olduğu gibi bu bölümün sonunda da hangi anlarda Hangi emoji olmak isterim etkinligimize devam ediyoruz

Birisi başka birisini zayıf noktasından vurduğunda şu emojiyim

🤕

Diğer bölümde görüşmek üzere

Mutlu olalım Yıldız Tozlarımm...⭐️🖤🖤