21. bölüm · Hız Tutkusu

Geri Dönen Geçmiş

Ebru Ermeç

HIZ TUTKUSU

21. BÖLÜM

GERİ DÖNEN GEÇMİŞ

Hızlı hızlı nefes alıp verişini hissediyordum. Omzundaki başımı başına yasladım. “Her şey açığa çıktı. Sakin ol.” Başını iki yana salladı. “Hala inanamıyorum. Bunu nasıl yaparlar? Ya içeride sana bir şey olsaydı?” Göz göze geldik. O an ne kadar yakın olduğumuzu fark ettim. Çenem omzundaydı ve ona arkasından sarılıyordum. Bu pozisyonda hızlanan nefes alış verişini daha net hissediyordum.

Bakışları yüzümün her noktasında gezerken ben sadece içinde kaybolduğum gözlerine bakıyordum. Yüzlerimiz yavaş yavaş birbirine yaklaşırken kalbimin sesi kulaklarımda çınlıyordu. Gözlerimi kapattığımda tam ona teslim olacağım anda duyduğum sesle irkilerek uzaklaştım.

Bir süre birbirimize bakarken bakışlarımız kapıya kaydı. Elimle saçlarımı düzelttim. Her kim geldiyse tam zamanını bulmuştu. “Gel” Sert çıkan sesinden gelen kişiye olan sinirini anladım. Ferman gelmişti. “Abi motorların yağ deposu biraz paslanmış.” İkimiz boş boş ona bakarken birkaç adım attı. “Yani tamircilerden birisini çağıralım mı?” Gülmemek için kendimi zor tutarak Hazar’a döndüm. Gözü seğirmeye başlamıştı. “Ferman siktir git kimi çağırıyorsun çağır.”

Ferman ne olduğunu anlamadığı bir şekilde söylenerek odadan çıkarken daha fazla tutamadığım kahkahamı attım. “Çok fazla sinirlenmedin mi acaba?” Koltuğunu bana doğru çevirirken hala sinirli duruyordu. Gülüşümü zorla dindirirken kolumdan tutarak beni kendisine çekti. “Bence biz kaldığımız yerden devam edelim.” Başımı olumsuzca iki yana salladım. “Önce karakola gitmeliyiz.”

Oturduğu koltuktan kalktığında parmağını bana doğru salladı. “Doğru anı kollayacağıma şüphen olmasın.” Güldüm. Koltuklarda olan çantamı alarak onun ardından odadan çıktım. Parmaklarını parmaklarımın arasına geçirirken istemsizce ellerimize baktım. Sanki hayatımın eksik parçasını bulmuş gibiydim. Garaja doğru inerken konuştum. “Ferman’a ters davranma. Birkaç güne yarışlar başlıyor.” Omuz silkti. “O da odamıza gelmeyecekti.” Garaja indiğimiz de herkes bir işle meşguldü. Ben videoyu göstermek için direkt Hazar’ın yanına çıktığım için onlara yardım edememiştim.

“Biz bir yere gidip geleceğiz. Sizde kendinizi fazla yormayın. Biz gelince hep beraber hallederiz.” Ferman elini havaya doğru kaldırdı. “Sonunda bunu diyen birisi çıktı. Şükürler olsun. Yenge seni Allah mı gönderdi?” Saçlarımı geriye doğru attım.

“Ben biraz gökten düştüm gibi oldu.” Garajdaki arabamın kilidini açarak sürücü koltuğuna geçtim. Hazar’da yanıma otururken ilk kez bindiği arabamı inceliyordu. Kırmızı bir jeepti. Aracı çalıştırarak Dibek’in bizim için açtığı garaj kapısından dışarıya çıktım.

“Araba sürmeyi de abin mi öğretti?” Emniyet kemerimi taktım. “Yani pek sayılmaz. Birkaç kez tur attık ama ben kendim öğrendim. Motor onun uzmanlık alanı olduğu için oradan birşeyler kaptım daha çok.” Uzanarak direksiyondaki elimi elinin arasına yerleştirdi. Işıklarda durduğumuz da ona döndüm. Dudakları elimin üzerinde bir baskı oluştururken gülümsedim. Kalbime ne kadar zarar olduğunu bilmiyordu. “Çok seviyorum seni.”

Elimi yüzüne çıkararak yanağını sıktım. “Bende seni.” Arabayı sürmeye devam ettim. “Bu acıdı yalnız.” Kafasını bana doğru eğdi. “Bence öpsen geçer.” Gözlerimi kısarak bir ona bir yola baktım. “Ne kadar da çıkarcı bir erkek.” Gülme sesini duydum. Onunla olduğum her an bu sese kulak misafiri oluyordum. En sevdiğim şarkının notaları gibiydi. Her duyduğumda kalbimde birşeyler harekete geçiyordu.

Sanki onun dünyasına ait değilmişim gibiydi. O asla dokunamayacağım özel birisiydi sanki. Sevgisi, dünyalar kadar büyük kalbi, merhameti insana kendisini sorgulatıyordu. Onu görünce anlamıştım ki ben aslında hiç sevilmemiş gibiydim. Çünkü bir insan bir diğer insana onu ne kadar sevdiğini ancak bu kadar güzel hissettirebilirdi.

🌸

“Çok fazla çalışamadık gibi. Hatta hiç çalışamadık. Yarın nasıl yapacağız?” Bakışlarım hepsinin üzerinde gezindi. Muhtemelen ben yokken belirli bir düzen içerisinde çalışmalarına devam ediyorlardı. Ama benim gelmem işleri alt üst etmişti. “Hallederiz yenge. Sen sıkma canını.” Ferman’ın rahatlığına karşı gergince öne doğru eğildim.

“Ben geldiğimden itibaren düzgün şekilde çalışamadınız hiç. Yarışta ne yapacağız? Karşı taraf eminim ki çalışıp gelecek.” Simge elini havada salladı. “Biz kimleri kimleri hiç tekrar yapmadan yendik. Bunlar mı bize koyacak.” Hazar kolunu bana sararak kendisine çekti. “Rakibimizi küçümsemeyelim ama kendimize de güvenelim.” Başımı salladım. Başımın üzerinde hissettiğim dudaklarla kısa bir an gözlerimi kapadım. Ne yapacağımı bilemediğim anlarda yanımda olması bana çok iyi hissettiriyordu.

“Siz ikiniz çok iyi bir ikili oldunuz.” Güneş’in dedikleriyle gülümsedim. “Keşke sizin de yanınızda birilerini görebilsek.” Bakışlarım Ferman ve Güneş arasında gidip geldi. Herkes ne demek istediğimi anlamıştı. Ferman ellerini havaya kaldırdı. “Bana bakmayın. Ben o kızı alacağım yanıma. Aşık oldum ona.” Güldüm. Bu sözlerinde ciddi olmasını umuyordum. Bakışlarım Güneşteyken anlamazca bize baktı.

“Ben kiminle yakıştırılıyorum şuan? Ona göre savunma yapacağım.” Bakışlarımı dükkanda gezdirdim. “Ay saçmalamayın. Yıldız, ay hayır! Siz hepiniz birilerini buldunuz diye beni de iterek birilerine vermeye çalışıyorsunuz. Olmaz.” Hazar başıyla ben demiştim der gibi Güneş’i işaret etti. Tek gözümü kırptım. “O da seni beğenmiştir. Tanırım ben kardeşimi.”

Gözlerinde oluşan duraksamayı gördüm. Hepimiz bir tepki vermesini bekler şekilde ona bakarken başıyla Simge ve Dibek’i işaret etti. “Onlarında hayatında birileri yok. Niye ben?” Dükkan kapısının çalma sesini duydum. Oturduğum yerden kalkarken ona cevap veriyordum. “Bir gün sen ben Simge dışarıya çıkınca bunu uzun uzun konuşuruz.” Dükkanın kapısını açtığımda polisleri görmemle duraksadım.

Kalbim hızla atmaya başlarken titreyen elimle kapıya sıkı sıkıya tutundum. Yanıp sönen ışıklar gözüme vururken zorlukla yutkundum. Memur elinde sıkı sıkıya tuttuğu kağıdı bana gösterdi. “Dükkanınıza kapama emri geldi.” Gözlerim yanmaya başlamıştı bile. “Neden?” Arkamdaki bedenin gölgesini üzerimde hissediyordum.

“Tapusu ölen birisinin üzerine aitmiş. O yüzden ceza işlemlere başlayacağız.”

Bakışlarım Hazar’a kaydı.

Dükkan abime aitti.

Ve bunu kimse bilmiyordu.

-SON-

Helooo ben geldimm

Yine bölümü atmayı unutmuşum ama neyse

Yarışlar yaklaşırken ortaligi biraz karistirayim dedim. İyi uapmis miyim

Her bölümün sonunda olduğu gibi bu bölümün sonunda da hangi anlarda Hangi emoji olmak isterim etkinligimize devam ediyoruz

Her bölüm atmayı unuttuğum da şu emojiyim

💭

Bu arada dergimizin 3. Sayımızı için çalışmalara başladım genel olarak içeriği ben, yazdıklarım ve yazmanın nasıl olduğuna dair şeylerle dolu.

Dergilerime ulaşmak isterseniz ebruermec_27 instagram hesabına bakabilirsiniz

Diğer bölümde görüşmek üzere

Mutlu olalım Yıldız Tozlarımm...⭐️🖤🖤