Helva|Yarı texting kitap kapağı

28. bölüm / 36

Helva|Yarı texting

27

Vaveyla Yazarı: Şevval .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: 27

Erkekler de yanar
Hem de nasıl yanar
Yanmak çözüm değil
Bizi yatak paklar
~Erkekler De Yanar

Baran: geldim
Baran: aşağıdayım
Baran: heyecanlandım
Baran: annenle karşılaşırsam ya
Baran: ne diycem
Baran: abla mı diyim teyze mi diyim
Baran: abla diyim
Baran: ismi ne bu arada

Siz: bismillah
Siz: hazır olmak üzereyim
Siz: annem çoktan gitti işe
Siz: ve annemin ismide Dilek
Siz: başka sorun

Baran: yok başka sorum
Baran: özledim seni
Baran: çabuk gel aşağıya

Siz: bekleyemez misin yani beni
Siz: tamam tamam
Siz: git başkalarını bekle

Baran: aşkım o anlamda demedim

Siz: ne anlamda dedin o zaman
Siz: başkalarını beklerim seni bekleyemem anlamında mı dedin

Baran: o anlamda hiç demedin
Baran: özledim diye demiştim
Baran: demez olaydım
Baran: ne zaman inmek istersen o zaman in

Siz: düşmana güven manitaya korku salıyorum 🙏
Siz: yukarıya gel
Siz: sana bi süprizim var

Baran: ne süprizi

Siz: süpriz işte gel sen

Baran: tamam geliyorum

Bugün okula gitmemiştik. Biraz dolaşıp Eymen'i okuldan alacak ve parka geçecektik.

Açtığım kapıdan hızla içeri girmesiyle kollarımı boynuna doladım. "Hoş geldin." O da kollarını belime doladı hemen. "Hoş buldum yavrum."

Ayrılınca kapıyı kapatıp odama doğru ilerlettim. "Gözlerini kapat ve elini uzat tamam mı?" diye sormamla gözlerini kapattı. "Korkuyorum şuan." Duymazdan gelerek dolaptan aldığım hediye paketini avucuna bıraktım. "Aç şimdi gözlerini."

Hediye paketini açıp içinden tişörtleri çıkardı. Couple tişörtler almıştım. Biri roblox yüz ifadeleriydi diğerinin ise ön tarafında I ❤️ My Girlfriend arkasında ise My Girlfriend Hotter than you yazıyodu. Boyfriend versiyonunu da kendime almıştım.

Cringe bir çift olduğumuz için bize uyacağını düşünmüştüm.

Gördüğü tişörtlerle kahkaha attı. "Tiktokta görmüştüm bunu hatta bende almayı düşünmüştüm sen benden hızlı çıktın."
diyip üzerindeki tişörtü çıkardı.

Hızla arkama döndüm. "Ne yapıyorsun ya? Ayıp diye bir şey var." Gülerek cevapladı "Beni eve atarken ayıp yok ama ben tişörtümü çıkarınca mı ayıp var?"

"Ben seni eve atmadım sadece davet ettim. Sende kabul ettiğine göre eve atılmaya dünden razısın."

Bunun söylediğimde parmaklarını parmaklarımdan geçirerek beni hafifçe kendine çekti. Dengemi kaybeder gibi olunca bir adım ona attım be refleksle kollarına tutundum.

Onun elleri ise çoktan belimi bulup aramızdaki mesafeyi en aza indirmişti.

Çıplak göğsüyle göz göze gelmek içimdeki utanç duygusunu açığa çıkarttı. Hazır bu pozisyona gelmişken değerlendirmeliyim diyerek önümdeki yapılı vücudu süzdüm.

Maşallah aslanım bu vücut ne böyle.

Gözümden kalpler fışkırırmışçasına incelediğim vücut ellerimin altındaki bicepslerin kasılmasıyla gerildiğini belli etti.
Bakışlarımı vücudundan çekerek yüzüne çevirdim.

Kızarmış kulakları utandığını belli ediyordu ama kendinden ödün vermeyerek biraz daha yaklaştı. Burunlarımız arasında santimler kalıncaya kadar devam etti.

Bakışları her zamankinden daha farklıydı. Dalga geçmiyordu, sırıtmıyordu. Sanki içimi görüyormuş gibi derin bakıyordu.

Nefesini yüzüme üfleyerek konuştu. "Beni eve atmanı istemediğimi söylemedim zaten."

Sesindeki o sakinlik daha çok etkiledi kalbimi.

"Ama sende bundan hoşnut olmadığını
söyleyemezsin. En az benim kadar seninde hoşuna gidiyor."

Cevap veremedim. Veremedim çünkü doğruydu.

Gözlerim biran dudaklarına kaydı. O da fark etti.

Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.Utançla bakışlarımı kaçırırken bir eliyle çenemi tutarak tekrar bakışmamızı sağladı.

Dudaklarının kenarındaki hafif kıvrılma ve neredeyse sıfır olan mesafe kalbimin ritmini alt üst etmişti. Çenemi tutan parmakları nazik ama kaçmama izin vermeyecek kadar kararlıydı.

"Cevap vermeyecek misin?" diye fısıldadı. Sesi o kadar yakından geliyorduki dudaklarının hareketini tenimde hissediyordum.

Gözlerimi ondan ayırmadan cevapladım. "Doğru, hoşuma gidiyor." diye fısıldayabildim sadece.

Bu itirafımla birlikte aramızdaki son duvar da yıkıldı. Aramızdaki santimler yavaşça erimeye başladı. Acele etmiyordu. Sanki bu anın her saniyesini her ayrıntısını zihnine kazımak istiyordu.

Burnunun ucu hafifçe burnama değdiğinde gözlerim kendiliğinden kapandı. Sadece burnuma çarpan sıcak nefesini ve teninden yayılan o tanıdık kokuyu alıyordum.

Bu anı yüzyıllardır bekliyormuş gibi derin bir nefes alıp aramızdaki mesafeyi sıfırladı.

Dudakları dudaklarıma değdiği an, zaman durdu. Alt dudağımda hissettiğim o yumuşak baskı onay bekler gibi kararsızdı. İstemsizce tırnaklarımı geçirdiğim ellerimi bicepslerinden çekip kollarımı boynuna dolayarak karşılık verdiğimde, o tereddüt yerini sahiplenici bir öpüşe bıraktı.

Belimdeki eli daha sıkı sardı belimi, diğer eli saçlarımın arasına kaydı. Benim de bir elim pürüzsüz yanağını buldu. Öpücücüğü derinleşirken, sessiz odada kaybolduk.

Ayrıldığımızda, dudakları hala dudaklarımın çok yakınındaydı. Gözlerini açmadı, alnını alnıma yaslayıp bekledi. İkimizde derin nefesler alırken nefeslerimiz birbirine karışıyordu. "Şimdi.. Hala ayıp mı?" diyerek sessizliği bozdu.

Dudaklarımdan hafif bir kıkırtı kaçtı. "Bu sürpriz." derin bir nefes aldı. "O hediyelerden daha iyiydi." dedi. Gülüşüm hoşuna gitmiş olacakki devam etti. "Tadın tahmin ettiğimden daha güzelmiş."

Söyledikleriyle kıpkırmızı olmuş suratımı göğsüne gömdüm. Maşallah sepsertti.

Bu halime kahkaha attı. "Ne o?" dedi, sesi şimdi daha muzip bir hale bürünmüştü. "Hem beni yukarıya çağırıp sürprizler yapıyorsun, hem de iki kelimemle domatese dönüyorsun. Hiç yakışıyor mu 'manitaya korku salan' kıza?" diyerek sabahki mesajıma gönderme yaptı.

Kafamı gömdüğüm yerden kaldırıp onu itmeye çalıştım ama bir santim bile kıpırdamadı. "Sussana ya, sen yaparken utanmıyorsun ama beni utandırıyorsun." diyip koluna geçirdim bir tane.

"Tamam tamam, sustum." dedi ama bakışlarındaki o 'seni hala bırakmak istemiyorum' ifadesi hala oradaydı. "Ama bu tadı bir kere aldım ya, okula gitmek falan zor gelecek bana, bağımlısı oldum haberin olsun."

Salak salak sırıtarak birbirimize baktık.

"İniyorum şimdi aşağı sende tişörtü giy gel." diyip dudaklarıma küçük bir buse kondurdu ve uzaklaşarak yatağın üzerindeki tişörtü kafasından geçirdi.

Göz kırparak odadan çıktı ama ben hala olduğum yerde kalmıştım. Aynadan kızarmış yüzümle göz göze geldim. Elimi dudaklarıma götürüp olayın gerçekliğini sorguladım.

Evim çoktan yanmıştı sanırım.

Bir süre daha olduğum yerden kıpırdayamadım. "Ecrin kendine gel." diye mırıldanıp yatağın üzerindeki tişörtü giydim. Aynaya baktım.

Fena değildi. Yani iyi gibiydi sanırım. Alt dudağımı ısırıp odadan çıktım.

Aşağıya indiğimde Baran kaputa yaslanmış beni bekliyordu. Beni görünce doğruldu. Gözleri direkt tişörtüme kaydı.

Aramızdaki mesafeyi azaltarak yanına ilerledim. Parmağıyla tişörtümdeki kalbe dokunarak konuştu. "Resmileştirdik yani artık."

"Galiba." dedim.

"Galiba değil baya baya resmileştirdik."

Gülümsememi tutamadım. Yanağıma küçük bir öpücük kondurup yolcu kapısını açtı. "Buyur sevgilim."

"Teşekkür ederim sevgilim." dedim yanağını öperek. Sırıtarak arabaya binecekken üst katımızda oturan yaşlı çiftle göz göze geldim.

Apartmanın ayaklı gazetesi olup balkondan herkesi dikizlerlerdi. Ayıplayıcı bakışları altında arabaya bindim.

Baranda binip arabayı çalıştırdı. "Şu balkondakiler ne ayak ya? 'Geçen de gelmiştin yavuklusu musun bu kızın?' dediler. Duymuyormuş gibi yaptım."

"İyi yapmışsın. Herkesi balkondan dikizleyip yorum yapıyorlar. Uyuz oluyorum onlara."

Araba ilerlerken yine elini vitesin yanına koydu.

Benim elimde oradaydı. Ve yine aynı şey oldu. Önce parmakları parmaklarıma değdi sonrada elimi tuttu.

Elimi çekmeden yolu izlemeye devam ettim.

Okulun önüne geldiğimizde Eymen bizi kapının önünde bekliyordu. Bizi görünce "Baran abi!" diye bağırarak koştu ve arabadan inmiş olan Baran'a sarıldı.

Baranda onun çantasını alarak arka koltuğa oturttu ve emniyet kemerini taktı ve tekrar sürücü koltuğuna geçti.

Hayır Baran'ı baba olarak hayal etme. Hayır, hayır.

Sanırım ben bu çocuğa delicesine aşık olmuştum.

Evim çoktan tutuşmuş bile chat.

Ben Baran'la hayallere dalmışken Eymen konuştu. "Bugün ne oldu biliyor musunuz? Tabiki bilmiyorsunuz. Neyse. Leyla montunu benim montumun üzerine astı ve beden dersinde beraber ip atladık. Bende ona öğle arası beslenmemden ikram ettim. Çok beğendi abla yaptığın sandiviçi yarın iki tane yapar mısın? Çıkıştada görüşürüz diyip yanağımı öptü bende onun yanağını öptüm."

Gülerek elini ağzına kapatıp mırıldanmaya başladı. "Varsa şekerin çaya geçelim. Tamam da kanka nağlaka."

Kendimi tutamayıp kahkaha attım. "Leyla o çiçek aldığımız sarı saçlı kız mı?"

Evet anlamında başını sallayıp Baran'a nasıl kız tavlanır diye sormuştu.

"Öncelikle nazik davranacaksın aslanım. Böyle onun sana adım attığına bakma sonra kendini geri çekip naz yapacak. Önemli olan pes edip geri çekilmemek. Eğer o iki adım geri giderse sen ona on adım atacaksın."

"Nasıl yani? Biz yan yana yürüyoruz ki karşılıklı değil." diye masumca konuşmasıyla kıyamayarak ona döndüm.

"Baran abin kendi kendine konuşuyor takma sen." dedim.

"Ne kendi kendine konuşması ya taktik veriyorun çocuğa. Senin ablanda böyleydi. Sürekli bir naz sürekli bir geri çekilme ama ben pes etmeyip sonunda kendimi ona alıştırdım. Öncelikle ona küçük jestler yapacaksın. Ona beslenme götürmek olabilir, çikolata almak, montunu onun montunun yanına asmak veya çiçek vermek olabilir. Biz seninle bu konuları ablan yokken konuşalım erkek erkeğe."

Baran'ın söylediklerini Eymen haklı bulmuş olacakki kafasını sallayarak onayladı. "Abla ama bak bu aramızda anneme söylemek yok. Ben zamanı gelince söyleyeceğim erken daha."

Onu onaylayıp okulda başka neler yaptığını sordum. O yaptıklarını anlatırken parka geldiğimizde indik beraber arabadan.

Eymen parkı incelerken bize döndü. Önce tişörtlere sonra tekrar bize baktı. Dolanıp tişörtlerin arkasını sesli okumaya başladı.

"My boyfriend hotter than you. Ne demek bu?"

Baran cevapladı hızla. "Benim boyfriendim herkesten daha yakışıklı demek."

"Öyle mi?"

"Evet. Benimkindede benim girlfriendim herkesten dahs güzel yazıyor."

"Hm. Yeni moda bu mu?"

"Evet canım sen anlamazsın." diyerek saçlarını karıştırdım.

"Hıh." diyip yüzünü buruşturdu ve koşarak salıncağa oturdu. "Baran abi salla."

Artık samimiyeti arttırmış olacakki rica etmek yerine emir vermeye geçmişti. Baran buna takılmayarak arkasına geçti ve salıncağı itmeye başladı.

Bende yandaki demire yaslanıp onları seyretmeye başladım. "Senide sallayayım gel." dedi Baran. Ardından Eymen çağırdı. "Gel hadi abla senide sallasın."

Onları onaylayarak yandaki salıncağa oturdum. Baran benide sallamaya başladı.

Eymen tabiki sessiz kalır mı başladı konuşmaya. "Ablam ben çocukken yani dört yaşındayken senin gibi biriyle parka götürmüştü beni. Sonra oda ablamı sallamış ve gül almıştı."

Baran'ın tepkisini görmek için ona baktım. "Kimdi o lavuk?" sorusuyla düşünmeye başladım.

"Hatırlamıyorum. Kaandı sanırım ismi."

"O yaşta ne parkı? Ne ayaktı o Karan?"

"Kaan." diyerek düzelttim onu.

"He ismini bile unutmadın yani. Tamam tamam artık Karan mı Kara mı her neyse onunla gidersin parka." diyip küskünce çimenlere doğru ilerleyip oturdu.

Salıncaktan kalkıp yanına oturdum. "Şaka yapıyor Eymen, kuzenimiz o bizim. Eymen Bey kendince kıskanacak mısın diye test ediyor seni." diyip ona yaslandım.

Ama beklediğim gibi anında yumuşamadı. Kolunu omzuma atmadı hatta bana bakmadı bile. "Baran." dedim yumuşakça. "Ne var?" dedi ama sesi sert değildi. "Kuzenim o gerçekten." "Tamam söylediniz zaten." derken sesi tripli çıkmıştı.

"Niye trip atıyorsun o zaman?" dedim. Sanki ateşe basmışçasına bana döndü. "Trip atmıyorum." "Atıyorsun."

"Atmıyorum." dedi ve devam etti. "Sadece başka biriyle böyle anıların olması hoşuma gitmedi." Dudaklarım aralanıp konuşacakken devam etti. "Sorun kaç yaşında olduğunuz veya o kişiyle anılarının olması da değil. Bu anıları dinlemek hoşuma gitmedi sadece."

Ne cevap vereceğimi bilemedim o an. Sessizliği kendi halinde takılan Eymen böldü. "Abla bak kaydıraktan kayıyorum!" Bakışlarımız ona döndü. Baran yerinden kalkıp Eymen'in yanına gitti. Kucağına alıp döndürdü ilk, ardından tekrar kaydırağa koydu. "Baran abi bilmem farkında mısın ama ben yedi yaşındayım iki değil. Kendim yürüyebiliyorum, bu hareketleri Leyla'nın falan yanında yapma lütfen."

Baran Eymen'in bu büyümüşte küçülmüş tavırlarına kahkaha atıp bir turda ona triplenmiş olacakki Eymen'i yalnız bırakıp yanıma oturdu. Önce ikimizde sessizce Eymen'i izledik. Sonra bana doğru dönüp gözlerimin içine baktı. "Benim ismimi de böyle hatırlayacak mısın?"

Önce bir duraksadım ne demek istediğini anlamlandıramadım ilk başta. "Nasıl yani?"

"Yanisi benimle yaşadığın her şeyi böyle aklımda tutacak mısın yoksa hemen unutulacak şeyler mi bu yaşananlar?"

Ne anlatıyon abi ya. Bunu sesli söyleyip 'romantik' anımızı bozmak istemediğim için sessiz kaldım.

Parmaklarını parmaklarıma geçirerek elini tuttum. "Baran." dedim. "Ben 2-3 sene öncesini bile zor hatırlıyorum." Ona biraz daha yaklaşarak devam ettim. "Ama sen şimdiden unutamayacağım şeyler yapıyorsun."

Aramızdaki mesafenin azaldığından mı yoksa söylediklerimden mi olsa gerek bakışları dudaklarıma kaydı. Benim gözlerim de onun dudaklarını buldu.

Aklıma odamdaki yaşadıklarımız gelince yanaklarım yanmaya başladı.

O büyülü anı parkta olduğumuzu hatırlatan Eymen böldü. "Abla az kalsın düşüyordum ama düşmedim!"

Hafif geri çekilerek aramızdaki mesafeyi açtım. Baran da inatlaşmak istiyor olacakki devam etti. "Yine de hoşuma gitmedi."

Küçük bi kıkırtı kaçtı dudaklarımdan. "Kıskandın mı?" Hiç düşünmeden "Evet." dedi. "Ne kadar kıskandın peki? Az mı çok mu?" "Çok." "Hm." diye bir mırıltı döküldü dudaklarımdan.

Sonra kolunu belime atıp beni kendine çekti. Tüm vücudum ona yaslıydı şuan. "Benimlesin." dedi. "Zaten seninleydim." "Biliyorum."

Yanağına bir öpücük kondurup sordum "Geçti mi tribin?" "Biraz." Bir tane daha öptüm. "Şimdi?" "Yüzde ellisi geçti." "Şımarık seni." diyerek bir elimi yanağına koydum.

Tam o sırada Eymen koşarak geldi. "Abla bak sana ne getirdim." Kopardığı sarı papatyayı bana uzattı. Ardından eğilerek yanağını yüzümün dibine getirdi. Ne istediğini anlayarak bir öpücükte onun yanağına kondurdum.

Baran derin bir nefes alıp beni kendi tarafına çekti. "Uzak dur lan girlfriendimden." Eymende diğer kolumdan tutarak beni kendine çekmeye çalıştı. "Asıl sen uzak dur lan ablamdan. Sen yokken ben vardım zırto."

Baran Eymeni kollarından çekerek önüne yatırdı ve gıdıklamaya başladı. "Zırtoymuş, sen nereden biliyorsun böyle kelimeleri. Asıl zırto sensin. İnsan bir hanımefendinin yanında argo kullanır mı oğlum." diyip Eymen nefes alamayana kadar gıdıklamaya devam etti.

Eymen en sonunda kendini kurtarıp ayağa kalktı ve nefeslendi. "Sen yokken ben vardım yalnız. Hem kendine yediremiyorsan ablama soralım. Abla beni mi daha çok seviyorsun yoksa Baran'ı mı? Doğumunu gördüğün kardeşini mi yoksa 1 haftalık boyfriendini mi?"

İkiside pür dikkat cevabımı bekliyordu. Birinin ismini söylesem diğeri trip atacaktı. "Aa Eymen bak süt mısır satıyorlar koş bize 3 bardak mısır al gel." diyip hem konuyu değiştirdim hemde odağını değiştirdim. İşe yaramış olacakki elimdeki parayı bile almadan koşarak mısırcıya doğru gitti.

Baran yerden kalkıp elimden tutarak beni kaldırdı. Mısırcının yanına gidip neler istediğimizi söyledik. Ben ketçaplı, limon sulu almıştım. Mısırımı karıştırırken birde fark ettimki bu mısırcı tiktoktaki yakışıklı mısırcı.

"Aa, siz tiktoktaki mısırcısınız." diyerek söylememle kafasını sallayarak onayladı. Eymen de boş durmayarak lafa atladı. "Evet bende hatırlıyorum ablam yakışıklı mısırcı diye göstermişti sizi. Fotoğraf çekinmek istiyordu hatta sizle. Geç abla çekerim ben seni."

Baran'ın bakışları hızlıca kabul edecek miyim diye bana döndü. Bir tur daha trip yemek istemediğim için reddettim. "Yok ablacım sen geç ben seni çekeyim." hızlıca onaylayarak adamın yanına geçti. Adama istediği pozları anlatarak çektirmeye başladı.

Fotoğrafın birinde düz duruyorlardı ama diğerinde adam kaşıkla mısır yediriyordu Eymen'e. Bu fotoğrafı çekerken gülmekten nefesim kesilmişti. Bir de video çektirmiş videoda da kendini yavaşça yere atmıştı.

Fotoğraf çekinmesi bitince parasını ödeyip teşekkür ettik ve arabada yiyelim diyerek arabaya ilerledik. Baran'ın kapımı açtığını gören Eymen bir iki saniye kalp krizi geçirmişti. "Oha bide kapını açıyor abla. Kusura bakmayın ama gavator değilim. Lütfen ablama daha fazla centilmenlik hareketleri yapma. Bir süreliğine seni eniştelikten reddettim şuan." diyerek tripli tripli arkaya bindi.

Baranda gülerek yanağıma öpücük kondurdu. "Kıskandı tüm ilgi sende olunca." Saçımı savurarak bende hızlıca oturup kemerimi bağladım.

Eymen'in ilgi saati gelmiş olacakki mısırı kendisi yiyemeyeceğini, yorulduğu için kolunu hareket ettiremediğini söylemişti. Kendi mısırımı yiyince ona yedirdim. Bunu gören Baran durur mu? Durmaz. O da araba kullandığını bahane etmiş ona da yedirmemi istemişti.

İkisinide ellerimle beslemiş sonra yorgunluktan yerimde uykuya dalmıştım. Arabanın durduğunu hissettim ama gözlerim açılamayacak kadar ağırdı.

"Yavrum geldik." dedi baran ama ağzımın içinde mırıldanmaktan başka bir şey yapamadım.

Biraz sonra kapım açıldı ve emniyet kemerim çözüldü. Ardından havalandığımı hissettim. Başım sanki yerini biliyormuş gibi göğsüne yaslandı.

"Eymen koş önden kapıyı aç."

Eve girdiğimizi sıcak havadan anladım. Odama ilerleyip beni yatağa bıraktı nazikçe, sonrada üzerime bir örtü örtüldü.

Alnımda hissettiğim ufak buseyle gözlerimi araladım zar zor. "Teşekkürler." diye mırıldanmaktan başka bir şey yapamadım.

"İyi uykular güzel. Gidiyorum ben şimdi Eymen de odasında oda uyur sende devam et uykuna seviyorum seni."

Başımı sallayarak onayladım ve gözlerimi geri kapattım. Tek hatırladığım dış kapının kapanma sesiydi.

Ama uyku hemen gelmedi.

Garip bir şekilde içimde bir sıcaklık kaldı. Sanki odada hâlâ onun kokusu, sesi, dokunuşu dolanıyordu.

Battaniyeyi biraz daha kendime çektim.

Yastığa yüzümü gömdüm.

Dudaklarım istemsizce kıvrıldı.

Bugün olanlar bir bir gözümün önünden geçti... odadaki o an, giydiğimiz tişörtler, parktaki tribi...Ve en son kucağında taşıması.

Kalbim sanki odadaki o anı tekrar yaşar gibi hafifçe hızlandı.

"Salak..." diye mırıldandım ama kime dediğim belli değildi.

Ona mı? Kendime mi? Bilmiyorum.

Ama şunu biliyordum. Ben bu çocuğa aşık olmaya başlamıştım ve evim kül olmuştu bile. Ama yangından kaçmak gibi bir niyetim de yoktu.

baransayer post paylaştı

baransayer bu fotoğrafı pp yaptı
•

•

•

•
baransayer: evimiz yandı 🔥

ecrinarell, gokalptaskın ve 478 kişi beğendi

ecrinarell: bende sana yandım🫶
yorumlar sınırlandırılmıştır

BU BÖLÜM NEYDİ KIZ BÖYLE 🥵

Kaşla göz arası first kiss de geldi😝

Baran evin yanıyor 🔥

Erken dememişsinzdir inş biliyorsunuz biz hızlı bir çiftiz.

Bölümde geç geldi özür ama kendimi affettirmek için 2.5klık bir bölümle geldim🙏

KİSS HAKKINDANE DÜŞÜNĞYOSUNUZZ🕊️

Dedim 23 nisan hediye olarak böyle bir şey yazayım. O kadar erdemli biriyimki bugününüzü bile unutmuyorum😘

Bu arada yaşlara çok takılanlar olmuş yani lise öğrencisini maks 2007 li yapabiliyorum özür bende 8 liyim bu arada neyse ablalara selam✌️

E bende sizi öpüyorum o zamann

Cansınız❤️

YILDIZA BASTINIZ MI

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

672okunma 54beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18