23. bölüm · Helva|Yarı texting
23
Koca bicepsini deli gönlüme
Bağlamışım çözülmüyor 1,90
~Haziran
Baran: günaydın (9.17)
Baran: çıkıyormuyuz bugün
Siz: gunaydınn(12.43)
Siz: erkenden uyanmıssın
Siz: ben öğlene kadar uyumusum
Baran: günaydın mesajını ben atmak istemiştim
Baran: kaçta uyandığımı bilmediğim içinde alarm kurdum
Baran: sana mesaj atıp geri uyudum
Baran: her şeyimizi anlatmayalım biraz gizemli takılalım aynen
mesaj gönderilemedi
Siz: hmm
Siz: hosuma gitti
gönderilemedi
Siz: gerek yoktu o kadarına
Baran: olsun
Baran: çıkıyor muyuz dışarı
Siz: nereye gidicezki
Baran: arabayla dolanırız biraz şöyle
Baran: birkaç dizi kaydetmiştim
Baran: dizi izleyerek bir şeyler yeriz diye düşündüm
Baran: ne dersin
Siz: bizim yerimize plan mı yaptın😭
Siz: bende vericem sanırım
bu mesaj gönderilemedi
Siz: asık olayım diye yapıyosan basarıyosun
görüldü
Siz: kalbine indi herhalde
bu mesaj gönderilemedi
Siz: tiktokça
Siz: videosunu atıcaktımda bulamadım
Baran: tiktok videosu mu
Baran: heycanlanmıstım
bu mesaj gönderilemedi
Baran: anladım
Baran: gidiyo muyuz yani
Siz: peki gidelim madem
Siz: kaç gibi
Baran: 5 gibi seni almaya geleyim 7 de batıyo güneş
Siz: tamam
Siz: arabayla gidiyoruz yani
Baran: evet
Baran: kahvaltı yaptın mı
Siz: yok daha yeni yataktan çıktım
Siz: ben normalde daha gec yiyorumda
Siz: eymen acıktım diye uyandırdı
Siz: kahvaltı hazırlıycam simdi
Siz: sen yaptın mı
Baran: evet yeni yedim
Baran: eymen ne olucak
Baran: evde yalnız kalmasın
Baran: o da gelsin istersen
Siz: yok geldi annem
Siz: benimle değilde eymenle bulusmak istiyosan söyle direkt
Siz: kuyu kazmak hobiniz bu sıralar
Baran: ahahshkapcjağfk
Baran: hayır ikinizlede bulusmak istiyorum
Siz: the other women😔
Siz: seninle ölü gelin izlemeliyiz
Siz: tm
Baran: tamam izleriz
Baran: kahvaltınızı yapın hadi
Siz: kovuluyo muyum
Baran: hayır yavrum
Baran: eymen aç kalmasın diye
Baran: tribini yan yanayken atarsın hadi
Baran: öptüm görüsürüz
Siz: timamm
Siz: bende öptümm
***
Kahvaltıdan sonra duş almış saçlarıma fön çekmiştim. Şimdide Füsunla görüntülü konuşup kıyafet seçmeye çalışıyordum.
"Kayık yaka bir bluzun var ya onu giy bence, köprücük kemiğindeki beni ortaya çıkarsın. Çok hoş görünüyor o ben. Altınada kot pantolon giyersin şık ve güzel bir kombin olur."
Elime aldığım siyah kayık yaka bluzumla mavi pantolonumu alt alta tutarak Füsun'a gösterdim.
"Güzel gözüküyor. Giy birde öyle bakalım."
Ben üstümü değiştirirken Füsunda telefonunu hoparlöre bağlayıp şarkı açmaya çalışıyordu.
"Hazır mısın? Şimdi favori şarkını açıcam."
Ve yüksek sesli bir müzik sesi duyuldu.
1.90
"Ya, dalga geçme ya. Her şey senin yüzünden oldu. Yüz yüze konuşucaz diye tutturdun duymuş çocuk hepsini iki çikolata alıncada öttü hemen. Tramva kaldı bir süre bu şarkıyı dinleyemiycem."
"O zaman artık favori şarkımız bu."
Yeni çalan şarkıya kulak kesilirken makyajımı yapmaya başlamıştım bile.
Koca bicepsini deli gönlüme, bağlamışım çözülmüyor 1.90.
Duyduğum mısralarla kahkahayı bastım.
"Hoşuna gitti tabi gül. First dateden bicepslere boğulursun inşallah. Ya ben yazı göremiyorumda biceps atar mısın?"
"Ya tamam kapat şu şarkıyı. Ciddiyetimi koruyamıyorum. Makyajıma yorum yap hemen."
"Güzel gözüküyor. Highliterla allığı biraz daha sür. Gerçi sen orada yererinde kızarırsında highliter önemli sür biraz daha."
Yanaklarıma boca ettiğim allık ve highliterla tek umudum uçacak olmasıydı. Kulağıma halka küpelerime takılınca hazırdım.
Ben halka küpe kadınıyım, sen seversin sevmezsin beni ilgilendirmez.
"Neyse kapatıyorum canım, ilk günden verme. Bol bol fotoğraf atıp neler yaptığınızı bildir. Bicepslere boğul inşallah öptüm mucuk görüşürüz sucuk."
"Görüşürüz canım." Salak salak söylediği şeylerden sonra Baranla olan sohbete girdim.
Baran: Çıkıyorum şimdi evden hazır mısın
Siz: evet hazırım
Baran: tamam konum at lütfen
Siz: tammamm
Siz: 📍
Parfümümü sıktıktan sonra Baran'ın mesajıyla spor ayakkabılarımı giyip aşağıya indim. Sırtını kapıya yaslamış sokağı inceliyordu.
Siyah tişört ile mavi bir pantolon giymişti. Yanlışlıkla couple kombin yapıp matchleşmiştik. Şaşkınca ona bakarken o da şaşkın şaşkın bana bakıyordu.
Hızlıca yanına ilerleyip sarıldım. Vanilyayla karışık sigara mı kokuyor anlamadım chat?
Burnuma gelen bergamot ve yasemin kokusuyla derin bir nefes çektim içime. O da kollarını belime sarmıştı hızlıca.
"Çok güzel olmuşsun." diye kulağıma fısıldamasıyla utangaç bir gülümseme yolladım.
Yavaşça ayrılıp alttan bir bakış attım. "Nereden öğrendin bunları giyeceğimi?"
"Bilmiyordumki, Gökalp dedi bunları giy yakışır diye giydim."
"Banada Füsun dedi."
O ikisinin oyununa geldiğimizi anlamamızla küçük bir gülüş çıktı dudaklarımızdan.
Arabaya binmek için hamle yaparken benden önce yolcu kapısını açıp göz kırptı. Kocaman gülümseyip hızlıca ön koltuğa attım kendimi. Onunda arabaya binmesiyle kenerlerimizi bağlayıp yoka koyulduk.
Sokaktan çıkarken bir eliyle arkaya uzandı ve küçük bir zambak buketi uzattı. "Ya, çok teşekkür ederim."
"Rica ederim, hangisini seversin bilemediğim için chatgptye sordum. Zambak al dedi. Beğenmişsindir umarım."
"Çok severim, anlamlarını biliyor musun?"
"Evet alırken öğrendim, ona göre seçtim rengini ve sayısını." Kucağımdaki pembe zambak buketine bakıp bana göz kırptı ve yola döndü.
Utançla bakışlarımı kucağımdaki zambaklara çevirdim. Buketin içinde 3 adet pembe zambak vardı.
Zambak, genel olarak temizliği, masumiyeti ve zerafeti temsil eden bir çiçekken pembe zambak karşıdaki kişiye duyulan hoşlantıyı ve merakı ifade eder. Sayılarına göre farklı anlamlar içersede 3 zambak seni seviyorum anlamına geliyordu.
Bakışlarımı tekrar O'na çevirdim. "Peki zambağın oluşumunun efsanesini biliyor musun?"
Bakışları yoldan bana kayıp hızlıca geri yola döndü. "Hayır ama sen biliyorsun?"
"Evet, yunan mitolojisine göre Zeus oğlu Herakles'in ölümsüz olmasını istiyor bu yüzden oğlunu Hera'nın sütüyle besliyor. Ama Herakles sütü içerken birkaç damla süt gökyüzüne ve yeryüzüne sıçrıyor. Gökyüzüne sıçrayan sütler samanyolunu oluştururken yeryüzüne sıçrayan sütler zambakları oluşturur. Bu yüzden zambaklar saflığı, masumiyeti ve zerafeti ifade eder."
Sabırsızca anlattığım şeyleri hiç bölmeden dinlemiş yorum yapmaya başlamıştı. "Yunan mitolojisiyle ilgili pek bir şey bilmiyorum ama güzel bir efsaneymiş."
"Başka bir zaman anlatırım sana yunan mitolojisini. Ne yemeye gidiyoruz şimdi?"
"Sushi yeriz diye düşündüm."
Söyledikleriyle ciddi mi diye hızlıca ona doğru döndüm. Ciddi ifadesiyle ne cevap versem bilemedim.
"Başka bir şey mi yesek?" diye çekingenlikle sordum.
"Sevmez misin?"
"Severim de ne bileyim şimdi pek canım sushi yemek istemiyor." Yalan. Bicepsten yemezsem ukte kalır sadece.
"Repostlarında görünce yemek istiyorsun sanmıştım." derken bana yandan bir bakış atmıştı.
Utançtan kızarırken elimle omzuna geçirdim yavaşça. "Dalga geçme ya, hem ben yeminliyim yiyemem."
Merakla bana döndü. "Ne demek yeminliyim?"
"Valla Füsunla yemin ettik, ilk sushi dateimizde bicepsten yiyeceğiz sushiyi diye. Çarpılmak istemiyorum." Yalan. Yemin etmemiştik. Ufak, beyaz bir yalandan kim zarar görmüş.
"Yersin o zaman, boşuna mı spora gidiyorum." demiş giydiği tshirtten belli olan bicepslerini işaret etmişti.
Ya yemek istiyorum artık onu ben ya, yemek istiyorum ya.
"Saçmalama, olmaz başka bir şey yiyelim. Hamburger mesela?"
"Olmaz, bende evden çıkarken sushi yemeye gidicez diye yemin ettim. Bende mi çarpılayım."
"Yalan söylüyorsun ya, kudurmuşsun sen iyice."
"Hangimiz kudurmuş acaba sen mi ben mi? İtiraz istemiyorum sushi yiyeceğiz. Sonrakilerde hep senin istediğin yerlerden yiyeceğiz söz."
"Peki, tamam." Yalandan zorla kabul etmiş gibi yapsamda hoşuma gidiyordu. İştahla kollarındaki bicepslere bakıp tövbe çekerek önüme döndüm. Kudurmuştum bende iyice.
Arabayı restaurantın önüne park etmiş içeri girmiştik hızlıca. Şimdiye kadar hiç sushi denemediğimi söylemiştim Baran'da beğeneceğimi düşündüklerinden üçer dörder koydurup paket yaptırmıştı.
Kasaya gelememizle çantamdan cüzdanı çıkardım. Duyduğum fiyatla şok olsamda babamın verdiği nafakalar bir işe yarasın diyerek kartımı aldım elime ama baran elimi tutarak engel oldu.
"Ben ödeyeceğim lütfen."
"Ay olur mu öyle şey, yarı yarıya ödeyelim bari. Az buz para değil."
"Lütfen, ben ısrar ettim sushi yiyelim diye. Ben ödeyeceğim."
"Bir dahakini ben ödeyeceğim ama söz ver." dememle yüzündeki sırıtış büyüdü.
"Bir daha buluşacaksak tamam."
Salak salak birbirimize sırıtırken bizi kendimize getiren kasadaki amcanın boğazını temizlemesi oldu. Hızlıca gözlerimi kaçırarak cüzdanımı geri çantama koydum.
Baran'ın ücreti ödemesiyle restoranttan çıkıp geri arabaya bindik.
"Sahil kenarına süreyim hem gün barımınıda izleriz olur mu?"
Onu onaylamamla arabayı çalıştırmış sürmeye başlamıştı. Bende bu süreçte onu romcom izlemeye ikna etmiştim.
Favori romcomum olan 10 Things I Hate About You açıp arabayı park edene kadar tiktokta dolaştım.
Arabanın durmasıyla sushi paketleriyle çöp stickleri hazırladım.
"Göstermemi ister misin nasıl tutulduğunu?"
Gözlerimi devirerek cevap verdim. "Hiç yemedim dedimde nasıl yeniyor bilmiyorum demedim. Dizilerden öğrendim ben nasıl yendiğini hem ben noodle ıda çöpstickle yiyorum."
"Tamam tamam kızma. Bu california rollü dene önce." diyerek önüme koyu sushiyi soya sosuna batırarak yedim.
Beğendim anlamında başımı sallayarak cevap verdim. "Güzelmiş bu." diğer sushi çeşitlerini tek tek denetmiş benim beğenmediklerimi pçı yemişti.
Sushilerle cebelleşmekten filme odaklanamamıştık. Doyduğumu hissetmemle arkama yaslandım. "Doydum ya. Çok almışız."
"Ben yerim şimdi de, sen bir şeyi unutmadın mı?"
"Neyi?"
Koklarıyla sushileri işaret etmesiyle gözlerim açıldı hemen. "Şaka yapmıştım, yok yemin falan. Hem utanırım zaten olmaz."
Bu söylediklerim üzerine kaşlarını çattı. "Beni heveslendirdin sonrada olmaz mı diyosun? Ben yemin ettim bu seferde. Bicepsimden sushi yemezsem öleyim tamam mı bugün."
Dedikleriyle hızlıca ona döndüm. "Salak salak konuşma, tövbe de."
"Yiyecek misin?"
"Ölümden bir daha bahsedecek misin?"
"Tamam ölüm mölüm anmayacağım bir daha, yiyecek misin?"
"Tamam yiycem ama en ufak bir ima sezersem kötü olur."
İtiraz eder gibi bakarken hızla tekrar lafa daldım. "Utandırmak, ima yapmak katiyyen yasak."
"Tamam." diyerek kabul etmesiyle telefonunu hızlıca cama yasladı.
Kolunu sıkarak belirginleştirdiği bicepslere baktım. Yemek istiyorum demiştim ya sanırım gerçekten yiyordum.
Sushiyi bicepsine koyup üzerine soya sosunu döktüm. Ona utangaç bir bakış atar sushiyi yedim. Kolundan sızan sosu parmağımla alıp yaladım.
Her hareketimi izlediği için yizin gittikçe yanıyordu. Ağzımdaki sushiyi hızlıca yutup kafamı camdan dışarı çevridim.
Çenemden tutarak yönümü ona döndürdü. "Utanma, sanki tek sen istedin. Ben de istediğim için yedin." diyip yanağımı okşadı.
Ona alttan utangaç bir bakış attım ve kirpiklerimi birkaç kez kırpıştırdım.
Sonra o soruyu sordu.
"Eğer hızlı demezsen, tiktok biyografime ı love my girlfriend yazmak istiyorum."
"Bir onu yazmadığın kalmıştı. Diğerlerini yazarken izin mi aldın sanki yaz bunuda ne olacak?"
"Yok o anlamda değil. Yani o anlamdada şey demek istiyorum. Sevgilim olur musun?"
Sorduğu soruyla birkaç kez gözlerimi kırptım. Algılamam uzun sürdü. Biceps kafa yapmıştı sanırım bende. "Ha?" diye saçma bir şey çıktı ağzımdan.
Gülmesiyle durumu hızlıca toparladım. "Sevgili olmasaydık yer miydim sushi sence?"
"Sevgiliyiz yani?"
"Sevgiliyiz."
Yanağımı okşayan elini dahada hissederken telefonum çaldı. Annem.
Özür diler gibi bir bakış attım ve telefonu açtım. Annem ne zaman geleceğimi ona göre yemek yiyeceğini söylemiş bende yemek yediğimi ve birazdan geleceğimi söyleyip telefonu kapatmıştım.
Baranda arabayı çalıştırıp sürmeye başlamıştı bu süreçte. Sessizlikten hoşlanmayıp radyoyu açtım.
"İyi akşamlar sevgili kent dinleyenleri. Saatler 19.57. İyi akşamlar dilerim hepinize. İstek şarkıları çalmaya devam ediyoruz. Sezen Aksu'dan Seni Yerler geliyorlar iyi dinlemeler."
Çalan şarkıyla bakışlarım Baran'ın bana bakan gözleriyle buluştu. Şarkıya eşlik etmeye başladım şevkle.
Ye, ye, ye çıtır çıtır
Ye, ye, ye kıtır kıtır
Hey seni yerler yer
Seni ham yapar bu zilliler
Yaylanmadan yürü yoksa günah bizden gider
Bu kadar cilvesi olur mu bir erkeğin?
Delikanlı mısın kız mısın
Anlayalım artık hop usta
Sen başımıza bela mısın?
Elimi koluna koymuş sorar gibi söylediğim şarkıyla bir yandan yola bakıp bir yandan beni izliyordu.
"Ben değilde sen benim başıma bela mısın?"
Arkadan basılan kornayla ağzının içinden bir şeyler mırıldanıp tekrar yola döndü.
"Yiyeceğim şimdi ben seni rahat dur."
"Ben ne yaptım ki?" diye suçlu suçlu sorup kollarımı birbirine kavuşturdum. Yönümü cama dönüp küskün bir şekilde omuzlarımı silktim.
"Yavrum, rahat dur derken o anlamda demedim. Küsme bak bakayım bana."
Omzumun üzerinden ona baktım. "Ne anlamda dedin o zaman?"
"Dikkatim sürekli sana kayıyordu, araba dürerken kaza yapmayalım diye dedim. Arkadaki arabada kornaya basınca sinirlendim ona. O yüzden öyle dedim özür dilerim."
Arabanın evimin önünde durmasıyla, el frenini çekip bana çevirdi yönünü.
"Barıştık mı güzelim?"
İlk defa sesli bir şekilde duyduğum hitaplarla kalbim hızlanıyordu.
"Tamam barıştık. Yukarı çıkayım ben artık."
Elime buketimi be çantamı aldıktan sonra kemerimi açıp ona doğru eğildim ve yanağına küçük bir öpücük kondurdum. "Görüşürüz." diyip onun cevap bile vermesini beklemeden arabadan indim.
En son gördüğüm görüntü elini yanağına görürmüş şaşkın şaşkın bakmasıydı.
Yukarıya çıktığımda Füsun'u görüntülü arayıp her detayı anlatmış ve bugün çektiklerimi story atmıştım.
w/baransayer
I Love My Bf
KESTİKK
Çok tatlı bir bölümdüüü
Ay hiç sushi yemedim bu arada chatgpt ne dediyse o güxeldir dedim
Hele hele erkek parfümümhic bilmem dedi bu koku güxel dedim tamam fresh bi koku istedim böyle yeni dustan cıkmıs aslında zeytinyağlı sabun yazcaktımda izin vermedi
Baran'ın hemen tiktok biyosuna ı love my gf yazmaya gidiyorum
Bu arada tiktok hesabı gerçekkk panoda ve bştografim kısmında link var canlarım stalklamak veya takip etmek isterseniz. Oradanda sohbet edebilirzz
Umarım beğenmişsinizdir Bunlar hızlı bir çift nasıl vermediler anlamadım
Komik bir text yazmayı planlıyorum devamında öğlen gibi gelir sanırım
ÖPTÜM HEPİNİXİ
BASTINIZ MI YILDIZA
