16. bölüm / 36
Helva|Yarı texting16
Bölümler 36Şu an: 16
- 1 1411 kelime
- 2 2267 kelime
- 3 3325 kelime
- 4 4523 kelime
- 5 5485 kelime
- 6 6382 kelime
- 7 7398 kelime
- 8 8256 kelime
- 9 9397 kelime
- 10 10372 kelime
- 11 11360 kelime
- 12 12419 kelime
- 13 13361 kelime
- 14 14558 kelime
- 15 15434 kelime
- 16 16976 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 171.071 kelime
- 18 181.178 kelime
- 19 191.265 kelime
- 20 20781 kelime
- 21 211.787 kelime
- 22 221.085 kelime
- 23 231.948 kelime
- 24 243.280 kelime
- 25 251.695 kelime
- 26 261.531 kelime
- 27 272.597 kelime
- 28 281.076 kelime
- 29 292.525 kelime
- 30 301.361 kelime
- 31 312.607 kelime
- 32 321.784 kelime
- 33 332.717 kelime
- 34 341.141 kelime
- 35 352.138 kelime
- 36 363.033 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İçinden geleni söyle, kalırsa yazık olur
Hayata küsüverirsin, hüzünler seni bulur
Bir şeyler yapabilirsem, güzel gözlerin için
Başından geçeni anlat, masaldır benim içim
~Hele Bi Gel
Baran: günaydın
Baran: geliyosun dimi okula bugün
Siz: günaydınn
Siz: evet
Baran: peki seni görebilme şansım varmı
Siz: sanmıyorum
Baran: antrenmanım var bugün
Baran: öğleden sonra derslere giremiycem o yüzden
Baran: izlemeye gelebilirsin
Siz: gelmeye çalışırım
Siz: okula gelmekten nefret ettiğimi söylemiş miydim bu arada
Baran: az kaldı şurda
Baran: tadını çıkar
Siz: aynen ne tat sorma
Siz: neyse hazırlanmaya başlayım bari grşrz
Baran: bekliyorum
***
Okulun önünde duran arabayla kemerimi çıkartarak anneme döndüm. "İyi dinle annecim derslerini, kardeşini okuldan almayı da unutma. Nöbetim var bugün biliyosun. Dolapta yemek var ısıtır yersiniz. Kapıyı alttan üstten de kitlersin."
Yanağına öpücük kondurup cevapladım. "Tamam annecim, sende dikkat et kendine görüşürüz."
Arabadan inip okulun kapısından içeri adım attığım an duyduğum gürültülü sesler keşke bugün okula gelmeseydin dedirtiyordu. Bayramdan sonra herkesin sesi iki katına çıkmış gibiydi.
Bahçede dolanan gözlerim istemsizce sol köşedeki çardakta oturan Baran ve tayfasını buldu. Bir an fazla baktığımı fark edince hızla bakışlarımı çektim.
Bu esnada karşı çardakta oturan biriyle göz göze geldim.
Hale.
Baran'ın iş ortağımızın kızı dediği ama Baran'dan hoşlandığı herkes tarafından bilinen Hale.
Tek kaşını kaldırarak kendince bana meydan okuyucu bir bakış attı. Ama ben altta kalır mıyım? Asla. Bende tek kaşımı kaldırıp ona yandan bir bakış attım ve okul binasına giriş yaptım.
O sırada bir bildirim düştü telefonuma. Hızla açtım ama beklediğim kişiden değildi.
Füsunn🫶: Hayatım
Füsunn🫶: Yukarı çıkmadıysan bana bi su alabilir misin lütfen🥹🥹
Siz: Alayım canım
Siz: Uğrarım yanına tenefüste
Siz: Anlatıcaklarım da var
Füsunn🫶: Dedikodu kokusu alıyorum
Füsunn🫶: Bekliyorum sabırsızlıkla😘
Bu mesaja '😘' ifadesi bıraktınız
Tuvalette ağladığı günden beri yakın arkadaş olmuştuk. Ona ilk başta söylemesemde Baran'a mesaj attığımı şuan biliyordu. Karşısına bir an önce çıkmam gerektiğini söylesede bunun için henüz erkendi.
Hızlıca kantinden su alıp sınıfa çıktım. Teneffüste gelirim desemde zilin çalmasına çok vardı. Çantamı koyup hızlıca Füsun'un sınıfına gittim.
"Günaydın canım." "Günaydın." Hızlıca yanına oturup Baranla olan sohbetimi actım. Füsun daha ben tek keşime etmeden telefonu elimden aldı. "Ver bakayım şunu." "Sakin ol kaçmıyor ya bir yere."
Mesajları okudukça yüzündeki gülümseme daha da büyüyordu. "Şu çocuğa bak ya.. Tanımak istiyorum yazmış. Flört ediyo bence seninle." Bu tepkisine göz devirerek "Abartma istersen." dedim.
"Abartmıyorum baksana bekliyorum falan yazmış. Sen de 'gelmeye çalışırım.' yazmışsın. Bu ne ya? Devlet memuru gibi cevaplamışsın. Flört et azıcık." İstemsizce tekrar göz devirdim. "Normal cevap verdim işte. Adam olana çok bile."
Füsun telefonu bana geri uzattı. "Normal falan değil. Sen özellikle kaçıyorsun." Cevap vermedim. Çünkü biraz haklıydı.
"Konuş bence artık onunla." dedi dirseğiyle dürterek. "Yüz yüze."
"Yok ya."
"Niye yok?"
Omuz silktim. "Mesajlaşmak daha kolay."
"Kolay olduğu için değilde bazı şeylerden korktuğun için sanki canım. Baran dışarıdan biraz sert, vurdumduymaz gibi görünüyo olabilir ama aslında çok kibar biridir. Gökalp'le her ayrıldığımızda gelir Gökalp yerine bile özür dilerdi benden. Sen onun karşısına açıldığında sen basıl benden hoşlanırsın falan diyecek hali yok. Kırmadan nazik bir şekilde konuşur seninle ama gene sen bilirsin canım. Nasıl rahat ediceksen öyle olsun."
Minnet eder gibi bir bakış attım çünkü ne diyeceğimi bilemiyordum. Tüm aklımdan geçenleri söylemişti. Kollarımı sıkıca etrafına sardım. "Teşekkür ederim." "Rica ederim hayatım. Baran'ı boşver gel benimle ol. Sana daha farklı hisler yaşatacağıma emin olabilirsin."
Gülerek birbirimizden ayrıldık o esnada zil çaldı. Sınıfıma gitmek için oturduğum yerden kalktım.
"Öğlen gidiyoruz ama." dedi ardımdan. "Antrenmana."
"Hayır gitmiyoruz."
"Gidiyoruz."
"Gitmiyoruz"
"Gökalp'i izlemek için, lütfen." Alttan attığı bakışlarla beni kandırabileceğini düşünüyordu. Doğru düşünüyordu "Of tamam, ama sadece yarım saat." "Tamam canım, iyi dersler sana."
Füsuna öpücük atarak geri geri yürüdüğüm esnada sırtım bir bedene çarptı. Özür dilemek için arkamı döndüğümde onunla göz göze geldim.
Baranla.
Bir kaç saniye süren bakışmanın ardından hızla kendime geldim. "Ay özür dilerim, görmedim." "Önemli değil, dikkat et."
Kenara çekilirken Gökalp'in Baran'a sırıtarak baktığını gördüm ama fazla orada bulunmayarak hızlıca kendimi sınıftan attım.
***
Öğle arası zilinin çalmasıyla sınıf kapısının açılması bir oldu. İçeriye Füsun girdi. Tabi bu Ahmet Hoca'nın dikkatinden kaçmamıştı. "Füsun kızım zil yeni çaldı, arkadaşını 1 dakika daha görmesen ağaç olmazsın herhalde."
"Çok önemli bi işimiz varda hocam, o yüzden acele etmiştim özür dilerim." Bu esnada bana yandan bakış atmıştı.
"Peki kızım peki, sizde çıkabilirsiniz gençler." Hocanın izniyle hızlıca Füsunla sınıftan dışarı attık kendimizi.
"Bian laf edicek uzun uzun sandım, korktum."
"Hayret mutlu bugün, kimseye karışıp yorum yapmadı bende şaşırdım."
Spor salonuna yaklaştıkça top sesleri duyulmaya başladı. Her bir adımda tereddütüm artıyordu izlemesem mi acaba diye. Ama ne demişler korkanın çocuğu olmaz.
Bismillah diyip adımımı attım spor salonuna.
Çok fazla kişi yoktu. Kim daha çok basket atar diye iddiaya giren birkaç arkadaş grubu, oyundan hiçbir şey anlamasada oyuncuları izlemeye gelen birkaç kız grubu vardı.
En önde oturan Hale ve arkadaşları hem maçı izliyor hem de tezahürat yapıyorlardı. O esnada Hale sevinçle bağırdı, "Bravo Baran!"
Bakışlarımı Hale'den sahaya çevirdim. Baran basket atmış olucakki serseri bir şekilde arkadaşlarının omzuna vurup diğer potaya doğru koşmaya başladı.
Kumral saçları dağılmış, üstü başı ter içinde dikkatleri üzerine topluyordu.
Birkaç saniye daha onu süzdükten sonra bakışlarımız kesişti.
Kalbim yerinden çıkacakmış gibi hızlandı. Heyecandan kulaklarım yanmaya başladı.
Hızlıca bakışlarımı kaçırdım ve Füsun'un yanına oturdum.
O esnada önümde biri durdu.
Hale.
"İzlemek güzel mi?" Kollarını birbirine bağlayıp bana üstten bir bakış attı.
Aynı onun gibi rahatlıkla cevap verdim. "Fena değil."
"Sürekli buradasın, onun etrafında." dedi hafif bir gülümsemeyle.
"Etrafında olan sensin aslında."
"Sen öyle diyorsan." Omuzlarını silkerek uzaklaştı.
Füsunla birbirimize baktık.
Maçı izlerken Hale'nin bakışlarını üzerimde hissediyordum. Biraz oturduktan sonra sıkıntıyla Füsun'a döndüm. "Ben bir sınıfa çıksam senin için sorun olur mu?"
Çekinceyle sorduğum soruya gülümsemeyle cevap verdi. "Olmaz tabi, yaparız kritiğini sonra."
"Bir tanesin." Öpücük atıp uzaklaştım.
Taslakların hepsini paylaştım o yüzden bölümler 2-3 gün aralıkla gelicek çünkü kelime sayısını arttırdım
Kısa textingler yazarsam tabiki hemen paylaşırım canım ama aynı zamanda 12. sınıf öğrencisiyim sınava hazırlanıyorum o yüzden sadece uyumadan önce vaktim oluyor genelde yazmak icin
Bölüm günü belirleyip kısıtlamak istemiyorum ama yazdıkça paylaşmaya çalışıcam canlarım
Bölüm etkileşimi
