Bölümler 14Şu an: Gözlerin Kapandığı Yer
- 1 Gözlerin Kapandığı Yer114 kelime
- 2 Gözlerin Kapandığı Yer323 kelime
- 3 Gözlerin Kapandığı Yer241 kelime
- 4 Gözlerin Kapandığı Yer275 kelime
- 5 Gözlerin Kapandığı Yer302 kelime
- 6 Gözlerin Kapandığı Yer296 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Gözlerin Kapandığı Yer315 kelime
- 8 Gözlerin Kapandığı Yer393 kelime
- 9 Gözlerin Kapandığı Yer459 kelime
- 10 Gözlerin Kapandığı Yer421 kelime
- 11 Gözlerin Kapandığı Yer380 kelime
- 12 Gözlerin Kapandığı Yer422 kelime
- 13 Gözlerin Kapandığı Yer435 kelime
- 14 Gözlerin Kapandığı Yer262 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
5. Bölüm
Felix bileğini sarmayı bitirdiğinde, parmak uçları bir an için cildinde durakladı. Derin bir nefes alıp gözlerinin içine baktı. O an, sokaklarda dehşet saçan o tetikçi gitmiş, yerine tamamen senin için endişelenen biri gelmişti.
"Gidelim," dedi sesini toparlayarak. "Chan beklemez."
Birlikte geniş merdivenlerden aşağı, malikanenin ana salonuna indiniz. Odadaki hava buz gibiydi.
Ortadaki dev ahşap masanın etrafında tüm ekip toplanmıştı. Masanın üzerinde Han’ın dizüstü bilgisayarı ve şifrelenmiş birkaç dosya duruyordu. Bang Chan masanın başında, ellerini ahşaba dayamış bir halde duruyordu. Sağında Changbin, arkasında duvara yaslanmış olan Minho ve köşede gözlerini ekrandan ayırmayan I.N vardı. Hyunjin ise elinde yeni bir kadehle koltukta oturuyordu, ama gözleri kapıdan içeri girdiğiniz an doğrudan sana kaydı.
"Sonunda," dedi Minho, gözlerini süzerek. "Kuşumuz iyileştiğine göre sadede gelebiliriz."
Bang Chan eliyle masayı işaret etti. "Min Seo, gel. Han bir şey buldu."
Han bilgisayarın ekranını ekibe doğru çevirdi. Ekranda karmaşık kodlar ve bir dizi banka transferi dalgalanıyordu.
"Min Seo’nun kaçırıldığı deponun konum bilgisi," dedi Han, parmağıyla ekrandaki bir IP adresini göstererek. "Bizim kendi iç ağımızdan sızdırılmamış."
Changbin kaşlarını çattı. "Nasıl yani? İçimizden biri yapmadı mı?"
"Hayır, daha garip bir şey var," diye devam etti Han. "Sinyal, sekiz saat önce bizim ana sunucuya dışarıdan giren bir virüs üzerinden sızdırılmış. Ama bu virüs rastgele bir siber saldırı değil. Bu virüsün yazılım mimarisi... tek bir kişiye ait."
Han ekranı değiştirdi ve masadakilerin yüzü bir anda kireç gibi bembeyaz oldu. Ekranda eski, mühürlenmiş bir dosya ve altında tek bir isim yazıyordu.
Bang Chan’ın yumrukları sıkıldı, eklemleri beyazlaştı. "Bu imkânsız... O üç yıl önce öldü."
"Ölmemiş," dedi I.N arka taraftan sessizce. "Ve görünüşe göre hedefleri sadece aile değil. Doğrudan Min Seo."
Minho öne doğru bir adım attı, yüzündeki o alaycı gülümsemeden eser kalmamıştı. "Eğer o geri döndüyse, bu bir hainlik meselesi değil... Bu bir intikam savaşı."
Devam Edecek...
Bölüm etkileşimi
