Bölüm 4~ Aynı Masada

Vaveyla Yazarı: Elif A

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 4~ Aynı Masada

Ertesi akşam Lal, gardırobunun karşısında durmuş, elindeki iki elbise arasında karar vermeye çalışıyordu.
Aras’ın mesajı öğleden sonra gelmişti.
Bu akşam benimle geliyorsun. Karan’da olacak.”
Lal mesajı okuduğunda bir süre cevap yazmamıştı. Karan son günlerde karşısına çıkıp duran adam. Daha birkaç gün önce onu barda, yapmaması gereken bir şey yaparken görmüştü. Ardından lobide karşılaşmışlar ve yine tartışmışlardı.
Şimdi aynı masada oturacaklardı.Lal’in canını sıkan şey, Karan’ın yanında kendisini savunmak zorunda kalacakmış gibi hissetmesiydi. Onun kendisi hakkında ne düşündüğü umurunda olmamalıydı. Ama yine de umurundaydı. Buna sinirlendi.
Sonunda siyah elbisesini seçti. Saçlarını topladı, küçük bir küpe taktı ve aynada kendisine son kez baktı. Bu akşam kimsenin ona acımasını istemiyordu. Ne Aras’ın ne de Karan’ın.
Restoran, şehrin en seçkin mekânlarından biriydi. Loş ışıklar, beyaz örtülü masalar ve fonda çalan hafif müzik, mekâna sakin bir hava veriyordu.
Lal, Aras’ın yanında içeri girdiğinde Karan çoktan masadaydı. Karan başını kaldırdı. Önce Aras’a, sonra Lal’e baktı. Yüzünde şaşkınlık belirtisi göstermedi ama Lal’in geldiğini görünce bakışları kısa bir an üzerinde gezindi.
Lal sessizce yerine oturdu.
Karan ona döndü.“İyi akşamlar, Lal.”
“İyi akşamlar.” Aralarında birkaç saniyelik bir sessizlik oluştu.
Aras bu sessizliği fark etmedi ya da fark etse bile üzerinde durmadı.
Garson siparişleri almak için geldiğinde Aras menüyü Lal’e uzattı.“Sen ne istersen onu söyle.”
“Teşekkür ederim. Kendim seçebilirim.”
Aras elini geri çekti.“Tabii ki.”
Karan menünün arkasından hafifçe gülümsedi. Lal bunu fark edince gözlerini kıstı.“Komik bir şey mi var?”
Karan masum bir ifadeyle ona baktı.“Hayır. Sadece kendi kararlarını verebildiğini görmek güzel.”
Lal’in yüzü gerildi.“Bunu anlaman ne kadar sürdü?”
“Henüz anlamaya çalışıyorum.”
Aras ikisine birden baktı.“Siz daha önce nerede karşılaştınız?”
Lal’in eli su bardağına uzanırken bir an durdu.
Karan ise hiç acele etmeden cevap verdi.“Bir otelin lobisinde.”
Aras başını salladı.“Öyle mi? Benim haberim yoktu.”
“Önemli bir şey değildi,” dedi Lal hemen.
Karan ona baktı ama bir şey söylemedi.
Aras, ikisinin arasındaki kısa bakışmayı fark etmedi. Garson geri döndüğünde siparişini verdi, ardından Karan’a işlerinden bahsetmeye başladı.
Karan cevap veriyordu ama zaman zaman bakışları Lal’e kayıyordu.
Lal ise bunu fark etmemeye çalışıyordu. Başaramıyordu.
Yemek ilerledikçe Aras’ın keyfi yerine gelmişti. Çocukluklarından, eski arkadaşlarından ve birlikte yaşadıkları komik olaylardan bahsediyordu. Karan da ona eşlik ediyor, zaman zaman alaycı yorumlarıyla Aras’ı güldürüyordu.
Lal onları dinlerken Aras’ın başka bir yönünü gördü. Karan’ın yanında daha rahattı. Kahkahaları daha doğaldı. Eskiden Lal’le de böyle gülerdi. En azından Lal, bir zamanlar öyle olduğunu hatırlıyordu.
Bir süre sonra Aras, telefonuna gelen mesajı kontrol etti. Yüzündeki gülümseme kaybolmadı ama parmakları ekranda hızla hareket etti. Lal’in iştahı kesildi. Kime yazıyordu? Sekreterine mi? Yoksa başka birine mi?
Aras telefonu masaya bıraktığında Lal bakışlarını tabağına indirdi.
Karan ise onun elindeki çatalı bıraktığını fark etmişti. “Yemek hoşuna gitmedi mi?” diye sordu.
Lal başını kaldırdı.“Gayet güzel.”
“Öyle görünmüyor.”
“Sen de herkesi bu kadar dikkatli mi incelersin?”
Karan bir an sustu.“Hayır.
”Lal gözlerini ondan ayırmadı.“Öyleyse neden beni inceliyorsun?
”Aras, konuşmalarını duyarak araya girdi.“Karan’ın huyudur. İnsanları gözlemlemeyi sever. Küçüklüğünden beri böyledir.”
Karan, Aras’a kısa bir bakış attı.“Senin hakkında gözlem yapmaya başlarsam bu akşam yemeği uzar.”
“Beni benden iyi tanıdığını mı sanıyorsun?”
“Bazen kendini bile tanımadığını düşünüyorum.”
Aras kahkaha attı.Lal ise gülmedi. Çünkü Karan’ın son cümlesi, nedense aklında başka bir anlama bürünmüştü. “Bazen insan kendini bile tanımaz.”
kendisi de böyleydi. Aras’la evlenirken ne hissettiğini bilmiyordu. Başlangıçta bunun aşk olmadığını biliyordu. Zamanla değişen duygularının gerçek olduğuna inanmıştı. Şimdi ise neye inanacağını bilmiyordu.
“Lal?”Aras’ın sesiyle düşüncelerinden sıyrıldı.
“Efendim?”
“Sana bir şey sordum.”
“Duymadım. Kusura bakma.”
Aras hafifçe kaşlarını kaldırdı.“Son zamanlarda çok dalgınsın.”
Lal gülümsedi.“Biraz yorgunum.”
“İstersen eve gidelim.”
“Hayır, iyiyim.”
Aras elini uzatıp Lal’in elinin üzerine koydu.“Emin misin?”
Lal, elini çekmemek için kendini tuttu.“Eminim.”
Karan bakışlarını başka tarafa çevirdi.O an, masadaki herkesin bir şeyleri sakladığını düşündü. Aras, Lal’in bilmediği bir şey saklıyor gibiydi. Lal, Aras’ın bilmesini istemediği bir şey taşıyordu. Karan ise ikisinin arasında olup bitenleri anlamaya çalışıyordu. Yemek bittiğinde hesapları ödeyip. Üçü birlikte restoranın çıkışına yöneldi.
“Ben arabayı getireyim,” dedi Aras.“Siz burada bekleyin.”
Lal başını salladı.Aras uzaklaşınca Karan’la baş başa kaldılar.Birkaç saniye kimse konuşmadı.
Karan lal’e bakıp “Aras hala bilmiyor dimi o geceyi.”
Lal Karan’a bakarak.“O gece olanları unutmanı istiyorum.”
”Karan ellerini cebine koydu.“Bunu daha önce de söyledin.”
“Bu kez ciddiyim.”
“Ben de ciddiyim. Sana bir şey yapmayacağım, Lal.”
Lal kaşlarını çattı.“Ne demek istiyorsun?”
“Ne demek istediğimi anladın.”
“Hayır, anlamadım.”
Karan derin bir nefes aldı.“O gece ne yaşadıysan yaşadın. Bunu Aras’a anlatmak gibi bir niyetim yok. Ama benden gördüğüm bir şeyi hiç görmemişim gibi davranmamı isteme.”
Lal’in gözleri sertleşti.“Ben senden yalan söylemeni istemiyorum. Sadece kendi hayatıma karışmamanı istiyorum.”
“Peki.”
Karan’ın bu kadar kolay kabul etmesi Lal’i hazırlıksız yakaladı.“Peki mi?”
“Evet. Hayatına karışmayacağım.”
Lal bir süre yüzüne baktı.“Güzel.”
“Güzel.”
Tam o sırada Aras’ın arabası önlerinde durdu. Lal kapıyı açmak için hareket ettiğinde Karan’ın sesi bir kez daha duyuldu.“Lal.” İstemeden durdu.“Bir şey olursa—”
“Bir şey olmayacak.”
Karan cümlesini tamamlamadı. Lal arabaya bindi. Kapı kapandığında Aras ona dönüp gülümsedi.
“Güzel bir akşamdı, değil mi?”
Lal camdan dışarı baktı.“Evet.”
Aras elini onun dizinin üzerine koydu.“Bir ara bunu tekrar yapalım.”
Lal cevap vermedi. Çünkü güzel bir akşam geçirmemişti. Yalnızca kocasının karşısında oturmuş, onun kendisine söylediği her kelimenin ne kadarına inanabileceğini düşünmüştü. Ve Karan’ın yanında bile kendini rahat hissedememişti.

Karan, arabasının yanında durup Aras’ın uzaklaşmasını izledi. Lal’in yüzündeki ifadeyi aklından çıkaramıyordu. Özellikle Aras elini onun elinin üzerine koyduğunda Lal’in bir anlığına kasılmasını…Belki de yalnızca yorgundu. Belki de Karan, gereğinden fazla anlam yüklüyordu. Telefonunu çıkardı. Birkaç iş mesajı vardı. Hepsini hızlıca kontrol edip cebine koydu. Lal’in hayatında ne olup bittiğini bilmiyordu. Ve bilmediği bir şeyin peşine düşmeyecekti. En azından kendisine verdiği söz buydu.Ancak arabasına binmeden önce bir kez daha onların uzaklaştığı yola baktı. Sonra kendi kendine, neredeyse duyulmayacak kadar alçak bir sesle konuştu.“Umarım yanılıyorumdur.”

O gece Lal eve geldiğinde Aras doğrudan çalışma odasına geçti.“Biraz işim var,” dedi. “Sen yatabilirsin.
”Lal başını salladı.“İyi geceler.”
“İyi geceler, güzelim.” Aras yanağına bir öpücük kondurup odadan çıktı.
Lal yatak odasına gitti ama uyumadı. Bir süre sonra koridora çıktı ve çalışma odasının kapısının altından sızan ışığa baktı. İçeriden Aras’ın sesi geliyordu. Alçak sesle konuşuyordu. Kelimeleri seçemiyordu ama telefonla görüştüğü açıktı. Lal kapının önünde durdu. Sonra kendinden nefret eder gibi gözlerini kapattı. Ne yapıyordu?Kocasını mı dinliyordu?Artık kendisini bu noktaya getirenin Aras olduğunu düşünmek bile içini acıtıyordu.Tam geri dönecekken Aras’ın sesi biraz yükseldi.
“Hayır, şimdi konuşamam. Yarın görüşürüz.”Ardından kısa bir sessizlik oldu.“Ben de seni özledim.”
Lal’in dünyası bir anlığına durdu.Elini ağzına götürdü. Bu cümleyi yanlış duymuş olamazdı. Aras birkaç saniye sonra telefonu kapattı. Lal sessizce yatak odasına döndü. Yatağın kenarına oturdu ve ellerini dizlerinin üzerinde birleştirdi. Artık yalnızca bir ekran görüntüsünden ibaret değildi. Bir ses duymuştu. Bir cümle.”Bende seni özledim.” Gözleri doldu ama bu kez ağlamasına izin vermedi. Aras’ın kendisine ne söylediği önemli değildi. Ona ne kadar güzel davrandığı da…Gerçek, yavaş yavaş karşısına çıkıyordu. Ve Lal artık gözlerini kapatmayacaktı.
Bu evlilikten çıkacaktı. Ama önce, Aras Demir’in kendisine yaşattığı her şeyin gerçeğini öğrenecekti…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

41okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.