Bölüm 1 ~ Yanlış Adam

Vaveyla Yazarı: Elif A

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 1 ~ Yanlış Adam

Bazı evlilikler aşkla başlar, bazılarıysa insanın kendini kurtarmak için sığındığı bir liman olur. Fakat hiçbir kadın, sığındığı limanın bir gün onu boğacağını düşünmez.
Saat 19.15
Demir ailesinin gösterişli malikanesinde alışılmış bir sessizlik vardı. Kristal avizelerin aydınlattığı geniş salon, mermer zeminler ve pahalı tablolar…
Dışarıdan bakıldığında bu evde yaşayan insanların hiçbir eksiği yoktu.Ne para ne itibar ne de mutluluk.En azından insanlar öyle sanıyordu.
Lal Demir, yatak odasındaki boy aynasının karşısında duruyordu. Üzerinde siyah, vücudunu zarifçe saran bir elbise vardı. Uzun saçlarını açık bırakmış, dudaklarına koyu kırmızı bir ruj sürmüştü.Aynadaki kadına baktı.Güzel görünüyordu.Ama gözleri, günlerdir içinde taşıdığı acıyı saklayamıyordu.
Yatağın üzerindeki telefonunu aldı. Ekranı açtığında gördüğü mesaj, sanki yeniden kalbinin tam ortasına saplandı.
Kocasının sekreterinden gelen mesajın ekran görüntüsü hâlâ telefonundaydı.
Dün geceyi unutamıyorum. Bir an önce yeniden yalnız kalalım. Lal hiçbir şeyden şüphelenmiyor, değil mi?
Lal mesajı ilk gördüğünde nefes alamadığını hatırlıyordu.Üç yıllık evliliği boyunca Aras'ın kendisini sevdiğine inanmıştı. Belki ilişkileri bir masal gibi başlamamıştı ama zamanla ona alışmış, yanında huzur bulduğunu düşünmüş, hatta bir gün onu kaybetmekten korkacak kadar bağlanmıştı.
Aras'ın eve gelişini beklerdi.Birlikte yemek yemeyi severdi. Bazen Demir’in kendisine sarıldığı gecelerde, bütün geçmişini unutabileceğine inanırdı. Şimdi ise o sarılmaların hangisinin gerçek olduğunu bilmiyordu.
Lal telefonunu sıkıca kavradı.“Bana bunu nasıl yapabildin, Aras?” diye fısıldadı.Sesi boş odada kayboldu .
Gözleri doldu ama ağlamadı. Çünkü ağlamak hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.
Aras'la yüzleşmek istiyordu. Hemen şimdi, elindeki mesajı yüzüne fırlatmak, bütün yalanlarını tek tek duymak istiyordu.
Ama bunu yapmayacaktı. Henüz değil. Elinde yalnızca bir mesaj vardı. Aras'ın bunu inkâr etmesi, sekreterini suçlaması ya da olayın üzerini kapatması çokta zor değildi.
Lal, kocasının nasıl bir adam olabileceğini artık biliyordu.
Ona öfkesini göstermeyecekti.Gerçeği öğrenene, elinde tartışmasız kanıtlar olana kadar bu evliliğin içinde kalacaktı. Ve Aras hiçbir şeyden şüphelenmeyecekti.
Lal telefonunu çantasına koydu, son kez aynaya baktı ve odadan çıktı.
Salondan geçerken Aras'ın çalışma odasının kapısı açıldı.“Lal?”
Lal olduğu yerde durdu.
Aras, telefonunu elinde tutarak kapının önünde belirdi. Üzerinde beyaz bir gömlek ve koyu renk pantolon vardı. Gömleğinin kollarını dirseklerine kadar kıvırmıştı. Her zamanki gibi bakımlı, kendinden emin ve yakışıklı görünüyordu.
Lal, onun yüzüne bakarken içinden bir şeylerin koptuğunu hissetti. Bu adamla aynı yatağı paylaşmıştı. Bu adama güvenmişti. Ve bu adam, başka bir kadının yatağında geçirdiği gecelerden sonra eve gelip ona gülümseyebiliyordu.
“Bir yere mi gidiyorsun?” diye sordu Aras.
Lal yüzüne küçük bir gülümseme yerleştirdi.“Evet. İşle ilgili bir şey çıktı.
”Aras kaşlarını kaldırdı.“Bu saatte mi?”
“Bazen işler son dakikaya kalabiliyor, biliyorsun.”
Aras birkaç saniye onu süzdü. Ardından omuz silkti.“Peki. Çok geç kalma.”
Eskiden bu sözler Lal'in içinde sıcak bir his bırakırdı. Kocasının onu merak ettiğini, eve dönmesini istediğini düşünürdü. Şimdi ise bunun yalnızca sıradan bir cümle olduğunu biliyordu.
Belki Aras, Lal'in eve ne zaman döneceğini bile umursamıyordu.Belki de karısının dışarıda olması, kendi işlerini daha rahat halletmesi anlamına geliyordu.
“Sen de çıkacak mısın?” diye sordu Lal.
Aras telefonuna baktı.“Muhtemelen. Birkaç işim var.”
Lal başını salladı.“Anladım.”
Aras ona yaklaştı ve yanağına kısa bir öpücük kondurdu.“Güzel olmuşsun.
”Lal'in içi bulandı.Yine de gülümsedi.“Teşekkür ederim.”
Aras tekrar çalışma odasına dönerken arkasından baktı. Aras kapıyı kapattığında Lal'in yüzündeki gülümseme de silindi.
Bir an için arkasından gitmeyi, kapıyı açıp her şeyi bildiğini söylemeyi düşündü.
Sonra çantasının askısını omzuna yerleştirdi.“Daha değil,” diye fısıldadı.Ve evden çıktı.
Şehrin ışıkları geceyi aydınlatırken Lal, lüks bir otelin alt katında bulunan bara girdi. Burası loş ışıkları, koyu renk ahşap masaları ve fonda çalan yavaş müzikleriyle insanın kendisini kalabalığın içinde kaybedebileceği türden bir yerdi.
Lal, barın en uzak köşesindeki tabureye oturdu.
“Ne alırsınız?” diye sordu barmen.
“Viski.”
Barmen içkisini hazırlarken Lal çantasını yanına bıraktı. Kadeh önüne geldiğinde bir süre ona baktı.
İçki içmeyi seven biri değildi. Hatta çoğu zaman tek kadehle yetinirdi.Fakat bu gece başka bir şey istiyordu. Düşünmemek istiyordu. Kocasının başka bir kadına dokunduğunu düşünmemek, kendi yatağında uyurken başka bir kadına neler söylediğini hayal etmemek istiyordu. Kadehini dudaklarına götürdü. İlk yudum boğazını yaktı. Gözlerini kapattı.
İkinci yudumun ardından telefonunu çıkardı. Aras'tan yeni bir mesaj yoktu. Lal acı acı güldü.“Tabii ki yok.”
Kadehini bitirdi ve bir tane daha sipariş etti.
Zaman ilerledikçe içindeki öfke, yerini tuhaf bir boşluğa bırakıyordu. Ne yapacağını bilmiyordu. Hayatı boyunca güçlü görünmeye çalışmış, başına gelenleri tek başına çözebileceğine inanmıştı. Ama bu gece ilk kez kendisini yapayalnız hissediyordu.
Başını kaldırdığında birkaç metre ötede çalışan genç bir garsonu fark etti. Adam boş bardakları topluyor, müşterilerin siparişlerini hazırlıyordu.
Lal bir süre onu izledi.Sonra çantasını açtı. İçinden birkaç para çıkardı. Kendi yaptığı şeyin ne kadar yanlış görüneceğini biliyordu. Belki sabah uyandığında bundan utanacaktı. Belki de bu geceyi hayatının en büyük hatalarından biri olarak hatırlayacaktı.
Ama şu anda tek istediği, kendi acısının içinde boğulmayı bırakmaktı.
Garsona işaret etti.“Bir dakika bakabilir misiniz?”
Garson yanına geldi.
“Buyurun, hanımefendi. Bir isteğiniz mi vardı?”
Lal paraları tezgâhın üzerine bıraktı.“Benimle bir gece geçirmek ister misin?”
Garsonun yüzündeki ifade bir anda değişti.“Efendim?”
Lal bakışlarını ondan kaçırmadı.“Duydun beni.”
Garson şaşkınlıkla paraya, ardından kadına baktı.“Sanırım beni yanlış anladınız.”
“Hayır, yanlış anlamadın.”
“Hanımefendi, ben burada çalışıyorum.”
Lal'in dudaklarında acı bir gülümseme belirdi.“Ben de senden işini bırakmanı istemiyorum. Yalnızca bir teklif yaptım.”
Garson ne söyleyeceğini bilemiyordu. Etrafındaki birkaç müşteri onlara bakmaya başlamıştı.
Lal paraları biraz daha ileri itti.“İstemiyorsan söyle. Israr etmeyeceğim.”
Tam o sırada arkasından bir erkek sesi duyuldu.“Bence arkadaşın istemiyor.”
Lal başını çevirdi. Yanında duran adamın uzun boyu ve koyu renk takım elbisesi ilk bakışta dikkat çekiyordu. Elini cebine sokmuş, yüzünde anlaması güç bir ifadeyle Lal'e bakıyordu.
Karan Aydemir.
Aras'ın en yakın arkadaşlarından biri.Lal onu elbette tanıyordu.
Birkaç davette karşılaşmış, aynı masalarda oturmuş, bazen kısa sohbetler etmişlerdi. Fakat aralarında hiçbir zaman yakınlık olmamıştı.
Karan, tezgâhın üzerindeki paralara baktı.
Sonra elini uzatıp paraları aldı.
Lal'in gözleri büyüdü.“Ne yapıyorsun sen?”
Karan cevap vermeden garsona döndü.
“Sen işine dönebilirsin.”
Garson tereddütle Lal'e baktı. Lal'in öfkeli ifadesini görünce başını eğip uzaklaştı.
Lal hemen ayağa kalktı.“Paralarımı ver.”
Karan elindeki paraları iki parmağının arasında tutuyordu.
“Ne yapıyorsun sen, Lal?”
“Bu seni ilgilendirmez.”
“Öyle mi?”
“Evet, öyle. Paramı ver.”
Karan başını hafifçe yana eğdi.
“Aras'ın karısının bir barda garsona para teklif ettiğini görmek, açıkçası beklediğim bir şey değildi.”
Lal'in yüzü gerildi.“Sesini alçalt.”
“Neden? Birilerinin duymasından mı korkuyorsun?”
Lal etrafına baktı. Birkaç kişi gerçekten de onlara göz ucuyla bakıyordu.Tekrar Karan'a döndü.
“Bana bak. Ne gördüysen unutacaksın.”
Karan'ın kaşları hafifçe kalktı.“Benden bunu mu istiyorsun?”
“Evet.”
“Peki ya Aras?”
Lal'in kalbi hızlandı.“Kocama söylemeyeceksin.”
Karan bir süre konuşmadı.Lal'in kendinden emin görünmeye çalışan yüzünü, titreyen parmaklarını ve öfkesini saklamak için sıktığı çenesini inceledi.Bir şeylerin yolunda olmadığını hissediyordu.
Lal Demir, karşısında gördüğü kadınlardan değildi. Katıldığı davetlerde ölçülü konuşur, insanlara karşı nazik davranır, kimsenin önünde kendisini küçük düşürmezdi. Şimdiyse bir yabancıya para teklif etmiş, üstelik bunu yaparken yakalanmıştı.
Karan'ın merakı giderek arttı.“Bana bunun nedenini söylemeyecek misin?”
Lal güldü ama gülüşünde zerre kadar neşe yoktu.“Sana neden açıklama yapayım?”
“Çünkü az önce kocana söylememem için bana yalvardın.”
“Yalvarmadım.”
“Öyle mi?”
“Hayır.”
Karan hafifçe gülümsedi.“Peki. O zaman söylemeyeceğim.”
Lal elini uzattı.“Parayı ver.”Karan parayı ona doğru uzattı.
Lal parayı almak üzereyken karan’ın dudaklarının kenarında alaycı bir gülümseme belirdi.
“Gerçi,” dedi Karan,
“bu kadar para harcamana gerek yoktu.”
Lal'in eli havada kaldı.“Ne demek istiyorsun?”
Karan gözlerini onunkilere dikti.“Ben ücretsiz de yapabilirim.”
Bir an boyunca Lal hiçbir şey söylemedi.Sonra yüzündeki şaşkınlık, öfkeye dönüştü.
“Sen gerçekten kendini ne sanıyorsun?”
Karan omuz silkti.“Yalnızca bir teklif yaptım.”
“Komik olduğunu mu düşünüyorsun?”
“Biraz.”
Lal parayı elinden çekip aldı. “Seninle uğraşacak hâlim yok.”
Çantasını omzuna taktı ve arkasını döndü.Fakat Karan'ın sesi onu durdurdu.
“Lal.”
Lal istemeyerek de olsa başını çevirdi.
Ne var?”
Karan'ın yüzündeki alaycı ifade biraz silinmişti.
“Aras'ın bu yaptığını görmesini istemiyorsan bir daha böyle bir yerde, böyle şeyler yaparken dikkatli ol.
”Lal'in gözleri karardı.
“Bana akıl vermeyi bırak.”
“Yalnızca söylüyorum.”
“Benim hayatım hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.”
Karan birkaç saniye sustu.“Belki de haklısın.”
Lal, onun bu kadar kolay geri adım atmasını beklemiyordu. Yine de durmadı.“Beni burada görmedin. Ben de seni görmedim. Yarın karşılaştığımızda her şey normal olacak. Anlaşıldı mı?”
Karan'ın dudaklarında silik bir gülümseme belirdi.“Sen nasıl istersen.”
Lal arkasını döndü ve bu kez durmadan yürüdü.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

49okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.