1. bölüm / 9
GÖLGESİNDEKİ YILDIZGölgesindeki Yıldız önsöz
Bölümler 9Şu an: Gölgesindeki Yıldız önsöz
- 1 Gölgesindeki Yıldız önsöz757 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Gölgesindeki Yıldız 13.022 kelime
- 3 Gölgesindeki Yıldız 22.246 kelime
- 4 Gölgesindeki Yıldız 31.654 kelime
- 5 Gölgesindeki Yıldız 41.780 kelime
- 6 Gölgesindeki Yıldız 51.564 kelime
- 7 Gölgesindeki Yıldız 61.781 kelime
- 8 Gölgesindeki Yıldız 72.064 kelime
- 9 Gölgesindeki Yıldız 81.683 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapı açıldı :
- Sayın Deniz Korkmaz, avukatı Gökçe Hanoğlu; Volkan Korkmaz, avukatı Serdar Dursun, içeriye!
Serdar Bey yanıma yaklaştı:
- Kaybetmeye hazır mısın, Gökçe Hanoğlu?
Tebessüm ettim:
- "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış" derler. Artık ben bile sayamıyorum kaç defa seni yendiğimi, siz sayabildiniz mi?
- Bu sefer farklı olacak.
- Göreceğiz bakalım, farklı mı olacak yoksa aynı mı?
İçeriye geçip yerime oturdum, hakimi beklemeye başladım. Kapı açıldı, içeriye gelip oturdu.
"Bismillahirrahmanirrahim, başlayalım."
Hakim bey dosyaları inceledi, başını kaldırdı:
-Öncelikle kimlik tespiti yapalım.
- Davacı taraf adı soyadı?
Deniz Hanım ayağa kalktı:
-Deniz Korkmaz.
-Davalı taraf adı soyadı?
Bu sefer Volkan Bey ayağa kalktı:
-Volkan Korkmaz.
Söze Hakim Bey girdi:
- Anlaşma durumunuz varmış, bu konuyla ilgili bir gelişme var mı, anlaşabildiniz mi?
Serdar Bey konuştu:
-Anlaşamadık, Hakim Bey.
Ben de ayağa kalktım:
-Söz isterim, Hakim Bey.
-Buyurun, sizi dinliyorum.
-Teşekkür ederim, Hakim Bey. Müvekkilim evlilik birliği boyunca eşine karşı tüm sorumluluklarını yerine getirmiştir. Ancak son birkaç aydır müvekkilimden uzaklaşmış, sürekli "iş seyahati" diyerek müvekkilimi aldatmıştır. Delillerimiz dosyada mevcuttur. Ortaya konulan bu deliller göz önünde bulundurularak, evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini ve ayrıca dosyada talep edilen hususların kabulünü istiyoruz.
- Avukat hanım, iddialarına ve özelikle aldatma suçlamanıza karşı diyecekleriniz nelerdir?
Serdar Bey söze girdi:
- Hakim Bey, avukatın suçlamalarının hiçbirini kabul etmiyoruz. O fotoğraflar ve mesajlar tamamen yanlış anlaşılmıştır. Eşini aldatacak herhangi bir ilişki kesinlikle yoktur, iddialar asılsızdır. Asıl evlilik birliğini çekilmez hâle getiren ve huzur bırakmayan karşı taraftır. Müvekkilim suçsuzdur; boşanmayı kabul ediyoruz ancak dosyadaki diğer taleplerin reddini istiyoruz.
Hakim Bey sordu:
-Davalı ve davacının diyeceği bir şey var mı?
Deniz Hanım söze girdi:
-Avukatım ne demişse doğrudur, kocam beni aldatmıştır, boşanmayı talep ediyorum.
Volkan Bey ise:
-Ben aldatmadım, suçlamalar asılsızdır, dedi.
Hakim Bey:
Tamam, dosyada deliller mevcut. Davalı taraf tanık bildirmiştir, tanık salondaysa içeri alalım.
Mübaşir kapıyı araladı:
-Burak Çelik!
Burak Bey içeri girdiğinde Deniz Hanım'la göz göze geldik. Karşıya baktığımda Serdar Bey'in bana bakıp sırıtmakta olduğunu gördüm. Hakim Bey'in sesi gelince yeniden oraya odaklandım:
- Adınız, soyadınız, yaşınız ve mesleğiniz?
-Burak Çelik, 34 yaşındayım, mesleğim şoför.
Hakim Bey
- Burak Bey, davalı tarafın tanığı olarak buradasınız. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı ve aldatmaya dair bildiklerinizi gerçeğe uygun olarak anlatacaksınız. Namusunuz ve vicdanınız üzerine yemin ediyor musunuz?
-Evet, Hakim Bey. Namusum ve vicdanım üzerine yemin ediyorum, gerçek neyse onu anlatacağım.
-O zaman dinliyoruz sizi, buyurun.
Burak Bey önce Volkan Bey'e, sonra Deniz Hanım'a baktı; önüne dönüp konuşmaya başladı:
-Hakim Bey, ben Volkan Bey ve Deniz Hanım'ın evinde şoförlüğünü yapıyorum . Normalde buraya, Volkan Bey suçunu örtbas etmek için çağrılmıştım ama vicdanım bu yalana daha fazla el vermedi. Volkan bey eşine iş seyahatine gideceğini söyleyip kadınla görüşmeye giderdi. Birkaç defa ben de onunla gidip şoförlüğünü yaptım. Hatta ona aldığı hediyeleri benim üzerimden sipariş ederdi. Volkan Bey konuşurken sık sık, "Eşim nasıl olsa evden çıkmıyor, ruhu bile duymaz," diyordu.
Deniz Hanım'a bakıp gülümsedim. Göz kırptım Deniz Hanım'ın gözleri dolmuştu; Burak Bey'e bakıp teşekkür etti. Karşıya bakınca Volkan Bey ve Serdar Bey'in şok olduklarını gördüm. Volkan Bey kaşlarını çatıp ayağa kalktı ve bağarmaya başladı:
-Sen ne saçmalıyorsun? Doğruları söyle, kendine gel!
Hakim Bey sert sesiyle Volkan Bey'e döndü:
-Beyefendi, kendinize gelin; burası duruşma salonu! Tekrar müdahale ederseniz dışarı atarım.
Sonra Serdar Bey'e döndü:
-Müvekkilinize hakim olun.
-Müvekkilim adına özür dilerim Hakim Bey, ama tanığın beyanları tarafımızca kabul edilemez. Açıklamaları şaşırtıcıdır ve taraflıdır.
Hemen ayağa kalkıp söze girdim:
-Hakim Bey, tanık kendi iradesi ve vicdanıyla gerçeği itiraf etmiştir. Beyanlarının tutanağa geçirilmesini ve aldatma iddiamızın bu suretle sabit olduğunu arz ederim. Zaten dosyadaki otel kayıtları, mesajlar, fotoğraflar ve aldığı hediyeler bunu doğrulamaktadır.
Yerime oturdum. Hakim Bey bir süre düşündü, ona verdiğim dosyayı karıştırdı, karar için celseyi sonlandırdı ve söze girdi:
-Dosyayı inceledim. Tanık beyanları, sunulan dijital deliller, otel giriş kayıtları, fotoğraflar, mesajlar, aldığı hediyelerin tarihleriyle birlikte tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının evlilik birliğinin temel yükümlülüklerinden olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, aldatma eyleminin ispatlandığı anlaşılmıştır.
Hakim Bey ayağa kalktı:
-Karar!
Biz de ayağa kalktık.
-Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince tarafların zina sebebiyle boşanmalarına, kusurlu taraf olan erkeğin eylemleri nedeniyle evlilik birliğinin sarsılmasında tamamen kusurlu olduğunun tespitiyle, davacı kadının manevi olarak yıprandığı gözetilerek dosyadaki tazminat taleplerinin kabul edilmesine, ortak çocuğun velayetinin annesine verilmesine karar verilmiştir. Dava sona ermiştir.
Hakim Bey kalkıp gitti. Deniz Hanım'la sarıldık.
-Çok teşekkür ederim.
-Rica ederim, görevimiz.
Biz de dışarı çıktık. Kapıda Volkan Bey ve Serdar Bey vardı. Deniz Hanım konuşmak için Volkan Bey'in yanına gitti, ben de Serdar Bey'in yanına gittim. Sinirli görünüyordu, gülümsedim:
-Ben size dedim, ben asla kaybetmem Serdar Bey. Benim davalarımda olmaktan vazgeçin, yoksa hep kaybedeceksiniz; size tavsiyem .
