1. bölüm / 8
GÖLGE TİYATROSUUPROLOG
Bölümler 8Şu an: PROLOG
- 1 PROLOG282 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. BÖLÜM417 kelime
- 3 3. BÖLÜM446 kelime
- 4 4. BÖLÜM442 kelime
- 5 5. BÖLÜM306 kelime
- 6 6. BÖLÜM382 kelime
- 7 7. BÖLÜM439 kelime
- 8 8. BÖLÜM568 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamm yeni kitapa geçiş yaptım daha fazla bekletmeden pekte aktif olamadım ama olabildiğince Olupp günde veyahutta iki gün de bir atmaya çalışcamm umarım ikinci kitabımı beğenirsin Beğenip yorum yaparsan sevinirim şimdiden teşekkür ederim iyi okumalar dilerim 🤍
Tarih: 14 Kasım
Saat: 02:47
Karanlık, terkedilmiş tiyatro salonuna nem ve çürümüş ahşap kokusu hakim kılınmıştı. Sahnenin tam ortasında, tek bir tavan spotunun altında boylu boyunca uzanan kadının gözleri tavana dikiliydi. Hareketsizdi; fakat göğsünün üzerindeki kırık cam parçaları, üzerlerine düşen cılız ışıkla adeta nefes alıyormuş gibi parıldıyordu.
Katil, sahnenin kenarındaki karanlıkta durmuş, eserini izliyordu. Deri eldivenli parmaklarının arasında tuttuğu son ayna kırığını yavaşça eğdi. Açıyı değiştirdiğinde, kırık camın yüzeyinde kurbanın donuk bakışları ve kendi silüeti üst üste bindi. Tek bir silüet oldular.
"Sahne senin," diye fısıldadı karanlığa doğru. Sesi, boş salonda soğuk bir yankı bıraktı.
Kurbanın göğsünün üzerine yerleştirdiği irili ufaklı ayna parçaları, odağın tam kalbinde bir insan kalbi formunu oluşturacak şekilde dizilmişti. Her bir parçada farklı bir açı, farklı bir yansıma vardı.
Katil geriye doğru bir adım attı ve cebinden çıkardığı ahşap kukla oynatma aparatını —ipleri kesilmiş, boşta sallanan ipleriyle birlikte— kurbanın başucuna yavaşça bıraktı. On yıl süren derin sessizlik nihayet bitmişti. Oyunun ikinci perdesi başlarken, salonun en arka sırasından tek bir alkış sesi yükseldi.
°______________________°
1. BÖLÜM: "GÖLGELERİN DÖNÜŞÜ"
Başkomiser Harun Karadağ, çalan telefonun sesiyle irkilerek uyandığında saat gecenin üçüydü. Komodindeki bardağa uzanırken elinin titrediğini fark etti. Ekranda beliren isim, olay yeri incelemenin başıydı.
Harun telefonu kulağına götürdüğünde karşı taraftan gelen ses kısaktı:
"Başkomiserim... Hemen Eski Şehir Tiyatrosu'na gelmeniz lazım. Onu geri getirmişler."
Harun'un zihninde tek bir isim yankılandı: Vural Soykan. On yıl önce kendi elleriyle akıl hastanesine kapattığı o adam... Ama Vural hâlâ hücresindeydi. Peki öyleyse tiyatro sahnesindeki bu ceset kime aitti?
Bölüm etkileşimi
