7. bölüm / 8
GÖLGE TİYATROSUU7. BÖLÜM
Bölümler 8Şu an: 7. BÖLÜM
- 1 PROLOG282 kelime
- 2 2. BÖLÜM417 kelime
- 3 3. BÖLÜM446 kelime
- 4 4. BÖLÜM442 kelime
- 5 5. BÖLÜM306 kelime
- 6 6. BÖLÜM382 kelime
- 7 7. BÖLÜM439 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. BÖLÜM568 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"AYNANIN ARTHAKALANLARI"
Harun, elindeki mendile sarılı kırık cep aynasını ve kanlı notu incelerken parmaklarının titremesini engelleyemiyordu. Yıkık hamamın kubbesinden süzülen yağmur damlaları, beton zemine düştükçe zihnindeki karmaşayı daha da derinleştiriyordu. Selim nefes nefese yanına koştu, silahını indirmemişti.
"Amirim! İyi misiniz? Kaçtı mı?"
"Kaçtı," dedi Harun, sesi kısıktı. Aynanın üzerindeki kurumuș kan lekesine bakıyordu. "Ama geriye bir sonraki hamlesinin haritasını bıraktı."
Selim fenerini Harun'un elindeki nota doğrulttu. “İlk kurban senin geçmişindi Harun. İkincisi ise geleceğin olacak.” Cümleyi yüksek sesle okuduğunda ikisinin de zihnine aynı yakıcı soru düştü: Katil, Harun’un geçmişini Leyla Erdem’i öldürerek kanatmıştı. Peki "gelecek" derken kimi kastetmişti?
Harun hızla hamamın çıkışına doğru yürüdü. "Hemen merkeze dönüyoruz. Tüm ekibi topla Selim. Sadece Vural Soykan’ın eski kurbanlarını değil, benim son beş yılda baktığım tüm cinayet dosyalarını ve katille dolaylı temas kurabilecek herkesi mercek altına alacağız."
Emniyet müdürlüğünün cinayet bürosu gecenin dördünde adeta bir savaş alanına dönmüştü. Beyaz tahtanın üzeri fotoğraflar, haritalar ve kırmızı iplerle kaplanmıştı. Ortada iki ana hat vardı: On yıl önceki Vural Soykan dosyası ve bugünkü taklitçi.
Harun tahtanın önünde dikilmiş, elindeki sıcak kahve fincanından bir yudum aldı. Fincanı masaya bıraktığında Selim elindeki yeni adli tıp raporuyla içeri girdi. Yüzündeki ifade, gecenin başından beri ilk kez bu kadar gergindi.
"Harun amirim... Hamamda bulduğumuz o cep aynasının üzerindeki kan örneğinin analizi bitti."
Harun arkasını döndü. "Kime ait? Leyla Erdem’e mi?"
"Hayır," dedi Selim, yutkunarak. "Kan Leyla’ya ait değil. Daha da garibi, sisteme kayıtlı hiçbir maktuled ait değil. Kan canlı birine ait... Ve DNA eşleşmesi verdik."
Harun masaya doğru bir adım attı. "Kim?"
"Sizin beş yıl önce koruma altına aldığınız, Vural Soykan davasındaki kilit tanıklardan biri olan Doğan Erdem'in kızı... Derin Erdem."
Harun’un elindeki kahve bardağı masaya çarparak devrildi. Kahve, tahtadaki haritaların üzerine yayıldı. Derin, Harun'un meslek hayatı boyunca kendi kızı gibi koruduğu, akademide okumasına destek olduğu tek insandı. Katilin "geleceğin" dediği kişi, Harun'un tutunduğu tek yaşama sebebiydi.
Tam o anda Harun’un cebindeki şahsi telefonu titreşmeye başladı. Ekranda bilinmeyen bir numara yazıyordu. Harun telefonu açtı ve kulağına götürdü. Odadaki herkes sustu.
Telefondan gelen ses bu kez teyp kaydı veya ninni değildi. Derin'in ağlamaklı, nefes nefese kalmış sesiydi:
"Harun amca... Yardım et... Tiyatro salonundayım ama... burası Eski Şehir Tiyatrosu değil... Sahne çok karanlık..."
Ve hemen ardından, o tekinsiz, boğuk erkek sesi araya girdi:
"Oyunun final perdesi için son bilet senin Harun. Yarım saat içinde yalnız geleceksin. Polis yok, siren yok. Eğer bir kişi bile peşine takılırsa, bu kuklanın da iplerini keserim."
Telefon kapandı. Harun belindeki silahın şarjörünü kontrol etti, kabzasını kavradı. Selim’in itiraz etmesine fırsat vermeden kapıya doğru yürüdü.
"Kimse peşime gelmeyecek Selim," dedi Harun, gözlerinde ilk defa korkuyla karışık vahşi bir kararlılıkla. "Bu perde kapanacak. Ya o ölecek, ya ben."
Bölüm etkileşimi
