6. bölüm / 8
GÖLGE TİYATROSUU6. BÖLÜM
Bölümler 8Şu an: 6. BÖLÜM
- 1 PROLOG282 kelime
- 2 2. BÖLÜM417 kelime
- 3 3. BÖLÜM446 kelime
- 4 4. BÖLÜM442 kelime
- 5 5. BÖLÜM306 kelime
- 6 6. BÖLÜM382 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. BÖLÜM439 kelime
- 8 8. BÖLÜM568 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"GÖLGENİN İZİNDE"
Harun ve Selim, basamakların çürük gıcırtıları eşliğinde merdivenleri ikişer ikişer tırmandı. Üst katın dar ve zifiri karanlık koridoruna adım attıklarında, sokağa bakan pencerenin çerçevesiyle birlikte tamamen kırıldığını ve içeriye soğuk yağmur rüzgarının dolduğunu gördüler.
Fenerin ışık demeti, kırık cam parçalarının üzerinden süzülüp binanın dışındaki eski yangın merdivenine kaydı.
"Selim, sen arka sokağı tut! Kaçmasına izin verme!" diye bağırdı Harun ve feneri beline takıp kendini kırık pencereden dışarı atarak ıslak metal merdivenlere fırladı.
Yağmur yüzünü kamçılatırken, iki kat aşağıda, Tarihi Çarşı’nın labirenti andıran dar sokaklarına doğru koşan siyah pelerinli bir silüet gördü. Katil, geceye bir gölge gibi karışıyordu. Harun paslı merdivenleri hızla inip arnavutkaldırımı sokağa ulaştı. Ayak sesleri boş sokakta yankılanıyordu.
"Dur! Polis!"
Silüet, tarihi bir hamamın yıkıntılarına doğru saptı. Harun da arkasından daldı. Duvarlardaki eski çinilerin rutubetten döküldüğü, kubbesi çökmüş devasa yapının içinde yalnızca yağmur damlalarının tıpırtısı duyuluyordu. Harun silahını iki eliyle sıkıca tutarak fenerini karanlık kemerlerin altına çevirdi.
"Oyun bitti!" dedi Harun, sesi kubbede yankılanarak. "Kaçacak yerin yok!"
Karanlığın içinden, tam arkasındaki bir sütunun gerisinden hafif bir gülüş yükseldi. Bu bir taklitçinin gülüşü değil, zihninin derinliklerine kazınmış o tekinsiz tonlamaydı.
"Oyun yeni başlıyor Başkomiser," dedi bir ses. Sentezlenmiş, teypten gelen ve yönü belli olmayan mekanik bir fısıltıydı bu. "Vural Soykan sadece bir sahne koyucuydu. Ama senaryoyu kimin yazdığını asla sormadın."
Harun arkasını döndüğü an, sütunun arkasından fırlayan karanlık bir gölge üzerine atıldı. İki beden sertçe yere yuvarlandı. Harun’un silahı elinden kayıp karanlıkta kayboldu. Katil, Harun’un göğsüne bastırırken elinde parıldayan sivri bir nesne belirdi: Büyük, keskin bir ayna kırığı.
Katil camı Harun’un boğazına doğru bastırırken, Harun son bir hamleyle adamın bileğini yakaladı. Camın yüzeyinde, hamamın kubbesinden süzülen cılız ışıkla katilin maskesi yansıdı. Ağzı ve gözleri dikişli, ahşap bir tiyatro maskesi...
"Gözlerimin içine bak Harun," diye fısıldadı katil maskenin ardından. "Vural’ın sana selamı var."
Tam o sırada hamamın girişinden bir el silah sesi patladı ve kurşun katilin arkasındaki duvara çarptı.
"Kımıldama!" Selim’in bağıran sesi devasa yapıda yankılandı.
Katil, Harun’u sertçe geriye iterek yıkıntıların arasındaki karanlık geçide doğru hamle yaptı ve gecenin içinde gözden kayboldu. Harun nefes nefese ayağa kalktı. Yerde, katilin düştüğü yerde küçük bir şey parıldıyordu.
Harun cebinden mendilini çıkarıp yerdeki objeyi aldı. Bu, üzerine kan damlamış, arkasına küçük bir mektup katlanmış kırık bir cep aynasıydı. Mektupta tek bir cümle yazılıydı:
"İlk kurban senin geçmişindi Harun. İkincisi ise geleceğin olacak."
Bölüm etkileşimi
