5. bölüm / 8
GÖLGE TİYATROSUU5. BÖLÜM
Bölümler 8Şu an: 5. BÖLÜM
- 1 PROLOG282 kelime
- 2 2. BÖLÜM417 kelime
- 3 3. BÖLÜM446 kelime
- 4 4. BÖLÜM442 kelime
- 5 5. BÖLÜM306 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. BÖLÜM382 kelime
- 7 7. BÖLÜM439 kelime
- 8 8. BÖLÜM568 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"TARİHİ ÇARŞI'NIN GÖLGELERİ"
Telefonun ahizesinden yayılan o dondurucu ninni melodisi kesildiğinde, geriye sadece hattan gelen boğuk bir cızırtı kaldı. Harun ahizeyi ağır ağır yerine bıraktı. Parmağının ucuyla masadaki ahşap kukla aparatının fotoğrafına dokundu. Zaman daralıyordu; taklitçi katil sadece bir sonraki hamlesini planlamıyor, doğrudan Harun'un zihnindeki en karanlık odaya doğru yürüyordu.
"Selim," dedi Harun, kabanını hızla sırtına geçirirken. "Tarihi Çarşı'daki o restorasyon geçiren eski atölyenin adresini hemen çıkar. Telsizleri kapatın, siren yok. Sessizce gidiyoruz."
Yağmur, Tarihi Çarşı’nın dar ve arnavutkaldırımı sokaklarında küçük su birikintileri oluşturarak yağıyordu. Yüz yıllık Ahşap Konaklar ve terk edilmiş zanaatkar dükkanları, karanlığın içinde adeta birer dev gibi dikiliyordu. Harun ve Selim, ellerinde fenerler ve çekili silahlarıyla, 10 yıl önce Vural Soykan’ın kurbanlarını hapsettiği o eski marangoz atölyesinin sokağına girdi.
Sokağın sonundaki iki katlı, ahşap kepenkleri yarıya kadar çökmüş dükkanın kapısı hafifçe aralıktı. Rüzgar estikçe kapının menteşelerinden çıkan tiz gıcırtı, boş sokakta yankılanıyordu.
Harun kapıyı ayağıyla yavaşça itti. İçeride yoğun bir taze vernik, küf ve tanıdık bir metalik koku—kan kokusu—harmanlanmıştı. Fenerin ışığı, tavandan sarkan ip yumaklarını, yarım kalmış ahşap oymaları ve yerdeki toz tabakasını aydınlattı.
"Amirim, şuraya bakın," diye fısıldadı Selim, fenerini atölyenin arka tarafına tutarak.
Atölyenin ortasında, devasa bir boy aynası duruyordu. Ancak aynanın camı kasıtlı olarak çatlatılmış, tam merkezine ise kırmızı boyayla çizilmiş bir tiyatro maskesi yerleştirilmişti. Aynanın önündeki ahşap sandalyede ise bir teyp duruyordu.
Harun tedirgin adımlarla sandalyeye yaklaştı. Teybin üzerindeki kaydetme tuşu hâlâ basılıydı. Az önce telefon hatlarına bağlanan o müzik kutusu kaydı, tam da bu karanlık odada oynatılmıştı.
Tam o sırada, atölyenin üst katından tok bir gürültü geldi. Bir ahşap plaka yere düşmüş ve ardından hızlı ayak sesleri duyulmuştu.
Harun ve Selim anında bakıştılar. Harun feneri ve silahı üst kata çıkan çürük ahşap merdivenlere yöneltti:
"Polis! Kımıldama!"
Merdivenlerden yukarı doğru hamle yaptıkları an, üst kattan bir cam kırılma sesi yükseldi. Katil, bu karanlık tiyatronun perdesini henüz kapatmaya niyetli değildi.
Bölüm etkileşimi
