10. bölüm / 11
Geçmişin Bıraktığı Derin İzler9:Açelya
Bölümler 11Şu an: 9:Açelya
- 1 GİRİŞ247 kelime
- 2 1: İlk Cinayet640 kelime
- 3 2: Plan1.138 kelime
- 4 3:Bazı Hevesler1.351 kelime
- 5 4:Sorgu Odası1.237 kelime
- 6 5:Sahte Duruşlar1.036 kelime
- 7 6:Hayal Kırıklığı969 kelime
- 8 7:Açelya Çiçeği940 kelime
- 9 8:Gerçekler1.140 kelime
- 10 9:Açelya644 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 10:Mezarlık1.007 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandığımda Yekta yoktu. Bugün taburcu olacaktım biraz daha iyiydim, en azından birinin yardımı olmadan yürüyebiliyordum. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra eşyalarımı topladım. Günlerdir aynı kıyafetle duruyordum ve bu beni oldukça rahatsız etmişti.
Eve gitmek için hazırlanmıştım ama ben nasıl o eve tekrar girecektim babam oradaydı ve eminim beni bekliyordu. Odadan çıktığımda arkası dönük bir şekilde Yektayı gördüm telefonla konuşuyordu. Böyle susarsam onu dinlerdim ve eğer özel bir konuşma yapıyorsa dinlemek büyük bir saygısızlık olurdu. Yektaya seslenerek burada olduğumu belli ettim.
"Yekta," sesimi duyduğu an hemen hızlıca arkasını döndü ve endişeyle baktı.
Saliselikti.
Endişesini hemen sildi ama çok gerilmişti galiba duyduğumdan korkmuştu. Yekta boğazını temizleyip hafif kekelemeyle bana karşılık verdi " Efendim bana mı seslendin?" dedi e herhalde sana seslendim senden başka biri mi var etrafta diye içimden konuştum ama ona sadece başımı onaylarcasına salladım.
"Şey ya ben taburcu oluyorum da sana teşekkür etmek istedim, her şey için." dedim mahcup bir sesle ve ardından koridorda yürümeye başladım. Hastaneden çıktıktan sonra bankaya gidip bir miktar para çektim ardından bir otele yerleşmek için otel aramaya çıktım.
Otel odama yerleşip elime kahve aldım ve camın yanındaki koltuğa geçip Tuğkan'dan bir şarkı açıp eşlik ederken aynı zamanda da babamla yaşadığımız şeyleri düşündüm. Birkaç dakika sonra odanın içini telefon sesi kapladı fakat kim olduğuna bakmak istemiyordum çünkü kimse umurumda değildi. Bir süre daha arka arkaya aramaya devam edince kim olduğuna baktım ve arayanın Zehra abla olduğunu gördüm, aramayı cevapladım.
"Efendim Zehra abla." dedim istemsizce fakat telefondan gelen ses Zehra ablaya ait değildi bu babamdı "Kızım, kapatacağını biliyorum ama kapatma lütfen Zehra ablanın kanaması var yardım etmen gerekiyor buraya gelir misin? benim için değilse lütfen kardeşin için gel." dediğinde gözlerim şaşkınlıkla açılmış ne diyeceğimi bilemeden telefonu kapatmıştım. Eğer düşük yaptıysa Zehra abla mahvolurdu bu onun ilk çocuğuydu.
Kahretsin, kahretsin.
Eve geldiğimde önce uzunca evi inceledim ardından zile basıp kapının açılmasını bekledim. Babam gülümseyerek kapıyı açtığında onun yüzüne bile bakmadan gözlerim Zehra ablayı aramak üzere içeri girdim. Zehra ablayı karşımda dimdik gördüğümde rahatlamıştım fakat Zehra ablanın kanaması yoktu , bu bir oyundu hepsi eve dönmem içindi.
Gözlerim Zehra ablanın arkasına döndüğünde güzelce hazırlanmış bir yemek masası vardı ve üç kişilikti. Ben, babam ve Zehra abla. Arkamı dönüp kapıya ilerlediğim sırada babama çarptım ve gülümseyerek " Hoop küçük hanım hiçbir yere gitmiyorsunuz." dedi ve derin bir nefes alıp uzaklaşarak " Zehra ablanın kanaması yoktu dimi bunların hepsi eve gelmem için bir oyundu." dedim ardından babam da benim yaptığım gibi derin nefes alarak " Yaptım," dedi sadece bunu söyledi. Kolumu tutup sakince beni masaya götürdü ben ise hiçbir şey demeden oturdum benim hemen ardımdan babam baş köşeye oturdu ve Zehra abla da karşıma.
" Bana yalan söylediniz, amacınız neydi?" dedim. Babam elindeki çatalı bıraktı ve bana baktı aynı şekilde Zehra abla da. "Sana gel deseydik gelecek miydin?" dedi sakince bende ona sakince cevap vererek" Bana gel deseydiniz tabii ki gelmeyecektim." dedim. Babamı devam etmesine izin vermeden sözü Zehra abla aldı " Kızım yani Hayat bizim sana bir şey söylememiz gerek ama lütfen çok tepki verme." derken gözlerindeki korkuyu görebiliyordu artık daha fazla dayanamayarak sert bir sesle " Lafı dolandırma da söyle hadi sabaha kadar seni mi bekleyelim." dedim.
"Karnımdaki bebek, kız olursa ismini Açelya koyacağız ama erkek olursa," daha fazla dayanamayarak sözünü kestim, kaşlarım havaya kalkmış gözlerim ise nefretle babama bakıyordu " Açelya," diye mırıldandım ve tekrar " Açelya."
Ayağa kalkıp kapıya doğru ilerlediğim sırada babam " Kızım." diye seslenmişti ben ise sesimi daha da çok yükselterek " Kızım mı asıl kızım diyeceğin kişi o kadının karnında bana kızım deme lütfen duymak istemiyorum." dedim o ise derin nefes alıp " Hayat bari yemeği bitirseydik." dediğinde artık sabrım kalmamıştı " Yemek ha yemek tamam olur yiyelim gel." dedim ve hızla masanın yanına geçtim masa örtüsünü kendime doğru çekip masayı tamamen yere indirdim ardından " Yemekler de çok güzelmiş beğendim valla ellerine sağlık Zehra abla." diyerek evden çıktım.
Evden çıktığımda gözlerim dolmuştu ama ağlamayacaktım.
Açelya.
Açelya bebek.
Bölüm etkileşimi
