5. bölüm / 7
GECEYE SIZANLARAKŞAM YEMEĞİ
Bölümler 7Şu an: AKŞAM YEMEĞİ
Aylar sonra babamın bana vasiyet bıraktığı yere yani Keskin Şirkete gelmiştim. Ailemizin kazançları hep bu şirketten gelirdi. Babam ölmeden önce ise bu şirketi tamamen bana devretmişti. Ben de babamın yaptığı gibi bu şirketi kendi çocuklarıma bırakmayı düşünüyordum. Hayırlısıyla diyelim artık.
"Günaydın, Alara Hanım. Döndünüz sonunda." diyen asistanım Zehra koşarak yanıma geldi. "Uzun süreliğine mi geldiniz yoksa hemen gidecek misiniz?"
"Sana da günaydın, Zehra." dedim ona gülümseyerek. "Uzun bir süre kalacağım gibi duruyor." Çünkü babamın katilini bulmak için etrafı tanımam gerek.
Gülümsememe karşılık verdi. "Bu habere sevindim açıkçası." dedikten hemen sonra başka bir soru yöneltti. "Görüşmeyeli nasılsınız?"
"İyi olmaya çalışıyorum diyelim."
"Olanları duydum. Başınız sağ olsun, Alara Hanım."
"Dostlar sağ olsun."
"Alara Hanım, benim gitmem gerek. Varsa bir ihtiyacınız çekinmeden söyleyin lütfen."
"Benim olmadığım ayların kar ve zarar durumlarını getirebilir misin?" Bakalım Ali ben yokken şirkete göz kulak olabilmiş mi?
Ali benim olmadığım zamanlarda şirketin başına geçen çok ama çok yakın arkadaşım. Hatta o kadar yakındık ki otuz yaşına kadar ikimizde evlenmezsek birbirimizle evlenelim diye bir söz bile vermiştik. O kadar çok güveniyorum ona. Neyseki sevgilisi var. Yoksa bu gidişle evlenecek gibi duruyorduk.
Sonunda ofisime giriş yapabilmiştim. Her şey bıraktığım gibiydi. Koltuğuma geçip oturdum. Oturduğum anda zihnimin tozlu raflarından bir anı ortaya çıkıverdi.
"Kızım, nasıl hissediyorsun bugün?" diye sordu babam.
"Çok garip hissediyorum, baba. Sence bu şirkette çalışma olayını yapabilecek miyim?" diye cevap vermişti 18 yaşındaki Alara.
"Sen Doruk Keskin'in kızı Alara Keskin'sin. Yapamayacağın iş yok."
"Askeri liseden mezun olmak üzere olduğumu hatırlatmak isterim."
"Daha iki senen var nere mezun oluyorsun?" diye çıkıştı.
"Zaman çabuk geçer diyen kimdi acaba? Ayrıca bu sene mezun olacağım." sakince cevap vermişti.
Bu sene sözünü duyan babam şaşırmıştı."Sen o kadar büyüdün mü be?"
"Yok ben hep küçük olarak kaldım baba, tamam mı?" dedi sitemle.
"Tamam, kızım. Sen hep küçük kal. Hiç büyüme." dua eder gibi söylemişti bu sözleri.
Büyüdüm. Asker oldum. Askerliğimin ilk senesinde beni bıraktın. Beni bıraktığın anda mesleğimin üzerine gidemeden askeriyeden ayrıldım. Baba, kızın büyüdü. Artık küçük bir kız değil. Senin katilini bulmak için çabalayacak. Hepsi sen rahat uyu diye, baba.
Kapımın tıklanmasıyla birlikte daldığım düşüncelerden kurtuldum. "Girin." diye seslendim.
"İstediğiniz dosyaları getirdim, Alara Hanım." diyerek Zehra içeri girdi.
"Teşekkür ederim." dediğimde oturduğum yerden kalkmış Zehra'nın bana uzattığı dosyayı alıyordum.
"Ne demek vazifemiz." diyerek hafif bir tebessümle odadan çıktı.
Dosya tamda tahmin ettiğim gibiydi. Zarardan çok kar yapmıştık. Ali'ye güvenebileceğimi biliyordum.
Günün geri kalanını şirkette çalışarak geçirmiştim. Bazı boşluklarda Ali gelmişti. Birlikte görüşemediğimiz ayların intikamını almıştık.
Günün sonunda ise eve gitmek için arabama binmiştim ki telefonum çalmıştı. Arayan Kaan amcaydı.
"Efendim, amca?"
"Kızım, nasılsın iyi misin?"
"İyi olmaya çalışıyorum, amca. Sen nasılsın?"
"Ben de iyiyim Allah'a hamdolsun."
"O da güzel be, amca."
"Kızım ben seni bu akşam yemeğe davet ediyorum. Hem ailemle de tanışırsın. Ne dersin?"
"Olur derim, amca."
"Çok sevindim, kızım. Sen hiç beklemeden bize gel. Ben sana şimdi konum atacağım."
"Amca, benim kuzenim Leyla var. O da gelsin mi?"
Gülüşü içimi ısıttı. "Gelsin, kızım. Gelsin."
"Tamam, görüşürüz" deyip aramayı sonlandırdım.
Araba mı çalıştırdığım gibi evime sürdüm. Evde hazırlanıp Leyla ile birlikte Kaan amcanın attığı konumdaki evine gidecektik. Kaan amcanın ailesini merak ettim şimdi. Umarım Kaan amca gibi sıcakkanlıdırlar...
Bölüm etkileşimi
