4. bölüm / 7
GECEYE SIZANLARAMCA
Bölümler 7Şu an: AMCA
"Leyla! Bir hazırlanamadın gitti." diye seslendim. "Giyeceğin altı üstü bir elbise amma beklettin ha!"
Hazırlanması bir iş günü sürüyor demiştim. Hazırlanmaya giderken saat öğleden sonra iki falandı şimdiyse saat altı buçuktu. Biraz daha gitmezsek geç kalacaktık çünkü nişan yedideydi.
"Ay geldim, tamam." diyen Leyla salona giriş yaptı. Allah'ım çok şükür bana bu günleri de gösterdin.
"Dört buçuk saattir ne yapıyorsun acaba?"
"Hazırlanıyordum," diyerek bir tur kendi etrafında döndü. "Nasıl olmuşum?" uzunluğu bileklerinin altında biten lacivert elbisenin göğüs dekoltesi ve yırtmacı vardı ama abartılı değildi. Her türlü çok güzel olmuştu.
"Taş gibi olmuşsun, hatun." söylediklerimle kıkırdadı.
"Peki ben nasılım?" ben de kendi etrafımda bir tur döndüm. Dönünce giydiğim bordo renk elbisenin belden aşağısı etek olan tarafı havalandı. Elbise dizlerimin bir karış yukarısında bitiyordu. Leyla gibi göğüs dekoltesi yoktu.
"Kadın olmasaydım seni nikahıma alırdım."
"Tüh be hüsrana uğradım."
"Belki başka bir evrende, Alara."
"En güzel halinle, Leyla."
"Birbirine veda eden aşıklar gibi napıyoruz biz?"
"İnan ben de bilmiyorum ama biraz daha evden çıkmazsak geç kalacağız."
"Ay tamam çıkalım." dediği gibi beni bırakıp kapıya koştu. Ben kimimki zaten!
...
Çok şükür nişana yetişmiştik. Şu an bir masaya geçmiş dans eden çifti izliyorduk. Tek kelimeyle muhteşemlerdi.
Daha sonra dans eden çiftlerin etrafına başkaları da geldi. Onları izlerken masamıza sarışın bir herif geldi. Leyla'nın hemen karşısında durdu. Elini uzatıp "Bu güzel hanımefendi benimle dans etmek ister mi acaba?" dedi. Bir Yasin'e bak bir de buna! Arada tonlarca fark var. Yeni eniştem vatana millete hayırlı olsun.
Zaten ben Leyla'ya demiştim. Yasin benim gözümü tutmadı diye. Hatta ona bana olan bakışlarından rahatsız olduğumu bile söylemiştim ama dinleyen kim.
Tebessümle Leyla'nın vereceği tepkiyi merakla bekliyordum. İnşallah ters çevirmez böylesine yakışıklı birisini kaçırmamalı. Direkt sevgili olsunlar demiyorum. Tanışmaları gerektiğini düşünüyorum.
Leyla bu teklifi edene hafif bir gülümsemeyle baktı. Gözleri sarı saçlarından yeşil gözlerine bakınca bakışlarını geri çeviremedi. İkisi de büyük bir yoğunlukla birbirlerinin gözlerinin içine bakıyordu. Elini eniştenin avucunun içine bıraktı. Gözlerini ayırmadan "Çok ister." dedi içtenlikle.
Birlikte dans eden çiftlerin arasına karıştılar. Leyla'nın yeni birisiyle denemesi harika olurdu. En azından Yasin'i ve yaptığı iğrençliği unuturdu. Ne kadar unutmuş gibi davransada unutamamıştı. Çünkü Yasin'i gerçekten çok sevmişti. Belki de sevmemesi gereken tek kişiyi sevmişti.
Bizimkiler dans ederken ben de lavaboya gitmiş, makyajımı tazeleyip geri gelmiştim. Salona girip masaya doğru giderken ben masaya yaklaştıkça benimle aynı anda masama doğru gelen birisini gördüm.
Hayır bu okyanus mavisi adam veya dansa kaldırmak için gelen birisi değildi. Tahminen kırklı yaşlarında takım elbiseli birisiydi.
Aynı anda masaya yaklaştık ve yaklaşır yaklaşmaz elini uzattı. "Merhaba, ben Rüzgar Yıldırım'ın babası Kaan yıldırım. Siz de Alara Keskin olmalısınız?"
Uzattığı eli tutup hafifçe sıktım. "Size de merhaba. Dediğiniz gibi ben Alara Keskin. Peki beni nereden tanıyorsunuz?" sesimdeki şaşkınlığı gizleyememiştim.
"Ah, tabii daha önce hiç görüşmediğimiz için şaşırman normal. Ben babanın eski bir arkadaşıydım. Baban bana senden çok bahsetmişti. Anlaşılan benden sana pek bahsetmemiş."
Babamdan bahsedince gözlerimin ardı sızladı. Konuşamadım. Sessizliğimin nedenini anlamış olmalı ki, "Babana olanları duymuştum. Başın sağ olsun."
"Dostlar sağ olsun." dedikten sonra bir öneride bulundu.
"Eğer yaranı deşmeyecekse sana babanla aramızdaki dostluğu anlatabilirim."
Hevesle başımı salladım. "Çok mutlu olurum."
Derin bir nefes alıp verdi. "Doruk'la aynı mahallede, aynı apartmanda, aynı okulda büyüdük. İkimizin aileside birbirleriyle arkadaştı. Onların arkadaşlığı bizim dostluğumuzdaki en büyük etkendi. Her şey çok güzel ilerlerken Doruk'un ailesi iş sebebiyle taşınmak zorunda kaldılar." masadaki sudan bir yudum aldı. "Taşınmaları bizim dostluğumuzu engellemedi. Her gün konuşuyorduk. Geri kalan yıllarımız böyle geçti. Sonra evlendik. İlk Doruk evlendi. Evliliğinden bir buçuk yıl sonra da ben evlendim. İkimizin evliliğide harika gidiyordu. Bir gün babanın beni aramasıyla Ahsen'in sana hamile kaldığını öğrendim. Artık her aramasında daha tanımadığı çocuğundan bahsediyordu." dedikten sonra yüzünde tebessüm oluştu. "Senin doğduğun gün ben karımın oğluma hamile olduğunu öğrendim. Doruk aylardır beklediği çocuğunun dünyaya gelmesinin sevinci yaşarken ben de baba olmanın sevincini yaşıyordum."
Söyledikleriyle ben de tebessüm ettim. "Çifte sevinç yaşadınız yani?"
"Evet, harika zamanlardı. O zamanlar küçücük bir şeydin ele avuca sığmıyordun. Şimdiyse kazık gibi olmuşsun."
Kıkırdadım. "Oğlun da pek küçük gibi durmuyor yalnız."
"İkiniz de benim için hâlâ o küçük bebeklersiniz."
"Düşüncelerinize saygım sonsuz, Kaan Bey."
"Bey demene gerek yok. Amca diyebilirsin. Sonuçta babanın arkadaşıyım."
Gülümsedim. "Amca olsun hadi."
Kısa bir sohbetin ardından Kaan amca oğlunun yanına gitti. Leyla da yeni enişte adayıyla birlikte sohbet ediyorlardı. Bu gidişle garantisini veriyorum ki Leyla Yasin denen insanlık dışı yaratığı unuturdu...
Bölüm etkileşimi
