4. bölüm · Geç kalan sözler
Geç kalan sözler
Geç Kalan Sözler
4. Bölüm — “Yalnızlık”
Eski evdeki sessizlik, İso'nun babasının sesiyle bir anda bozulmuştu.
— İso!
İso merdivenlerin başında durdu. Fadime hemen arkasındaydı.
— Baba, burada ne işin var?
Babası yukarı çıktı ve elindeki dosyaya baktı.
— O dosyayı bulmaman gerekiyordu.
İso'nun kaşları çatıldı.
— Demek gerçekten bir şey saklıyorsunuz.
— İso, eve dön.
— Hayır. Önce gerçeği anlat.
Babası Fadime'ye baktı.
— Sen de bu işin içinde olmamalısın.
Fadime sakin ama kararlı bir sesle cevap verdi:
— Artık bu benim de hayatım. Bebeğimizin hayatı.
İso babasına döndü.
— Duydun. Biz artık yalnız değiliz.
Babası bir süre sessiz kaldı.
— Bu aile yüzünden çok şey kaybettik.
İso:
— Ne kaybettiniz?
Babası cevap vermedi.
— Baba!
— Şimdi anlatamam.
— O zaman ben kendim öğrenirim.
İso dosyayı eline aldı ve Fadime'nin elini tuttu.
— Gidiyoruz.
---
Eve döndüklerinde ikisi de uzun süre konuşmadı.
Fadime mutfakta oturmuş, elindeki bardağa bakıyordu.
İso karşısındaki sandalyeye oturdu.
— Fadime...
— Söyle.
— Özür dilerim.
Fadime gözlerini kaldırdı.
— Senin suçun değil.
— Ama seni bu durumun içine ben soktum.
— Hayır. Biz birlikte girdik bu yola.
İso'nun gözleri doldu.
— Ailem benim senden uzaklaşmamı istiyor.
Fadime'nin yüzü değişti.
— Peki sen ne istiyorsun?
İso cevap vermekte zorlandı.
— Seni ve çocuğumuzu korumak istiyorum.
— O zaman kal.
İso sessiz kaldı.
Fadime onun sessizliğini görünce gözlerini yere indirdi.
— Bazen insan sevdiği kişiden bir cevap bekler. Uzun bir konuşma değil... sadece “kalacağım” demesini.
İso elini uzattı.
— Kalmak istiyorum.
Fadime elini çekti.
— Ama?
İso gözlerini kapattı.
— Ailem beni tehdit etmiyor. Ama onların ne yapabileceğinden korkuyorum.
Fadime:
— Ben de korkuyorum.
— O zaman...
— Hayır, İso. Korkuyoruz diye kaçamayız.
İso ona baktı.
— Ne yapacağız?
Fadime kararlı bir şekilde:
— Gerçeği bulacağız.
---
Ertesi sabah İso'nun telefonu tekrar çaldı.
Babasıydı.
— İso, bugün buraya gel.
— Neden?
— Konuşmamız gerekiyor.
— Söyleyeceklerini telefonda söyle.
— Hayır. Yüz yüze.
İso telefonu kapattı.
Fadime:
— Gidecek misin?
İso başını salladı.
— Evet. Ama bu kez cevap almadan dönmeyeceğim.
---
Birkaç saat sonra İso babasının karşısındaydı.
— Bana her şeyi anlat.
Babası pencerenin önünde durdu.
— Yıllar önce iki aile çok yakındı.
İso şaşırdı.
— Ama sen düşman olduklarını söyledin.
— Sonradan düşman oldular.
— Neden?
Babası derin bir nefes aldı.
— Bir olay yüzünden.
— Ne olayı?
Babası sustu.
İso sabırsızlandı.
— Baba!
— O olayın ayrıntılarını ben de tam bilmiyorum.
İso şaşkınlıkla baktı.
— Nasıl bilmiyorsun?
— Çünkü o zamanlar çok gençtim.
— Peki kim biliyor?
Babası cevap vermeden önce uzun süre düşündü.
— Büyükbabanın eski dostu.
— Nerede?
— Eski şehirde.
İso ayağa kalktı.
— Adı ne?
Babası ona baktı.
— Cemal.
İso bu ismi aklına yazdı.
— Onu bulacağım.
---
İso eve döndüğünde Fadime onu kapıda karşıladı.
— Ne öğrendin?
İso yorgun bir şekilde gülümsedi.
— Ailelerimiz eskiden düşman değilmiş.
Fadime şaşırdı.
— Ne?
— Bir zamanlar çok yakınlarmış.
Fadime'nin gözleri büyüdü.
— Peki ne olmuş?
— Bilmiyorum.
— Kim biliyor?
— Cemal adında biri.
Fadime bir süre düşündü.
— O zaman onu bulalım.
İso başını salladı.
— Bulacağız.
Fakat o sırada Fadime'nin telefonu çaldı.
Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.
Fadime telefonu açtı.
— Alo?
Karşıdaki kişi birkaç saniye sustu.
Sonra sadece şunu söyledi:
— Cemal'i aramayın.
Fadime'nin yüzü bembeyaz oldu.
— Kimsiniz?
Telefon kapandı.
İso hemen sordu:
— Kimdi?
Fadime yavaşça telefonu indirdi.
— Bilmiyorum.
İso'nun yüzündeki ifade değişti.
— Bizi izliyorlar.
Fadime karnına elini koydu.
— İso...
İso onun elini tuttu.
— Merak etme. Bundan sonra seni yalnız bırakmayacağım.
Ama ikisi de bilmiyordu ki, onları uyaran kişi aslında geçmişin en büyük sırrını bilen kişiydi.
Devam edecek… 💔
