5. bölüm · Fırtına ve sükunet

BEŞİNCİ BÖLÜM: Geçmisin izleri

Onlyybookss

Barlas’ın dudaklarından dökülen o isim, kulaklarımda yankılandı.
“Serhat.”

Beynimin içinde bir uğultu başladı, kalbim kaburgalarımı zorlayacak kadar hızlı atıyordu. Barlas bana dikkatle bakıyordu.

“Babanın adı mı?” diye sordu.

Kafamı yavaşça salladım. O da, sesi biraz tereddütlü ama belli belirsiz bir inatla, “Belki başka bir Serhat’tır…” dedi.

Ama ikimiz de bunun sadece boş bir teselli olduğunu biliyorduk.

O an hiçbir şey söyleyemedim. Dudaklarım kurumuştu, kelimeler dilimin ucunda takılıp kaldı. İçimde bir şeyler çığlık atıyordu ama dışarıya sessizlikten başka hiçbir şey çıkmıyordu.

Başımı çevirdim, uzaklara bakıyormuş gibi yaptım. Aslında tek düşündüğüm şey şuydu:
Bunu anneme söylemeli miyim?

Eğer söylersem… belki bana gerçeği anlatır.
Ama ya anlatmazsa? Ya yine susarsa? O zaman elimde kalan tek şey şüphe olurdu.

Barlas taşları parmaklarının arasında çevirmeye devam ediyordu. Sessizliği onun da içinde ağır ağır büyüyordu sanki. Gözleri, sanki kendi içindeki bir sırla savaşır gibiydi.

Bir an bana döndü:
“Biliyor musun Marsel,” dedi, sesi bu kez çok daha yumuşaktı. “Benim de aklıma hep aynı şey gelir… Babamın gizlediği bir şey varmış gibi. Bazen, anneme kızar, odalara kapanır, sonra sabaha kadar bağırarak uyanırdı. O zamanlar küçüktüm, anlamazdım. Ama yıllardır… bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorum.”

Sesinde acı vardı. Yalnızlık vardı.

Bir şey söylemek istedim ama boğazıma bir yumru oturdu. Yalnızca onun gözlerine baktım. Sanki ikimiz de aynı karanlığın içinde yolumuzu bulmaya çalışıyorduk.

O an hissettim: Bu sadece bizim değil, ailelerimizin de hikâyesiydi. Ve geçmiş, artık bizden saklanamayacak kadar yakındı.

“Geçmiş, kapısını çalmadığımız halde karşımıza çıkmayı biliyordu.”