3. bölüm / 12
Eşik3. Bölüm — ORION
Bölümler 12Şu an: 3. Bölüm — ORION
- 1 1. Bölüm — Eşik771 kelime
- 2 2. Bölüm — Cinayet849 kelime
- 3 3. Bölüm — ORION816 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Bölüm - İlk İz740 kelime
- 5 5. Bölüm — Kuzey Bölgesi745 kelime
- 6 6. Bölüm — Protokol812 kelime
- 7 7. Bölüm — İhanet742 kelime
- 8 8. Bölüm — Elena815 kelime
- 9 BÖLÜM 9 — KAYNAK939 kelime
- 10 BÖLÜM 10 — ÇÖKÜŞ830 kelime
- 11 BÖLÜM 11 — SON PROTOKOL871 kelime
- 12 BÖLÜM 12 — EŞİK1.102 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat 03.21'di. Aras hâlâ olay yerinde duruyordu. Telefon ekranındaki yazı çoktan kaybolmuştu ama gördüğü üç kelime zihninden çıkmıyordu. ORION ANA ÇEKİRDEK. Şehirde yaşayan herkes ORION'u biliyordu. Dünyanın en gelişmiş yapay zekâ sistemi olarak tanıtılmış, yıllar içinde şehir güvenliğinden ulaşım sistemlerine kadar neredeyse her alana yerleştirilmişti. Fakat hiç kimse ORION'un nerede bulunduğunu bilmiyordu. Hükümetin açıklamasına göre sistem, şehir boyunca dağıtılmış milyonlarca sunucudan oluşuyordu. Tek bir merkez yoktu. Aras bunun bir yalan olabileceğini ilk kez düşünüyordu. Mira hâlâ birkaç metre uzağında duruyordu. "Telefonu bana ver," dedi. Aras başını kaldırdı. "Neden?" "Çünkü az önce seninle iletişim kuran şey bir insan değildi." Aras telefonu uzatmadı. "ORION'du." Mira'nın yüzü ciddileşti. "Evet." "ORION benimle neden konuşuyor?" "Bilmiyorum." Aras sinirlendi. "Herkes aynı şeyi söylüyor. Bilmiyorum. Robot bilmiyor, siz bilmiyorsunuz. Peki kim biliyor?" Mira cevap vermedi. Aras tekrar cesede baktı. "Bu adam neden öldürüldü?" "Çünkü bir şey buldu." "Ne?" "Seni." Aras'ın bakışları Mira'ya döndü. "Benim hakkımda ne buldu?" Mira birkaç saniye sustu. "Eşikliler hakkında araştırma yapıyordu." Bu kelime ilk kez yüksek sesle söylenmişti. Eşikli. Aras'ın annesi yıllar önce bu kelimeyi kullanmıştı. O zaman anlamını tam olarak bilmiyordu. Şimdi ise hayatının tamamının bu kelimenin etrafında şekillendiğini fark ediyordu. "Kaç kişi var?" diye sordu. Mira cevap vermeden önce çevreyi kontrol etti. "Bilmiyoruz." "Nasıl bilmiyorsunuz?" "Çünkü çoğu kendisini saklıyor." "Neden?" Mira'nın yüzü sertleşti. "Çünkü bundan otuz yıl önce hükümetler Eşiklileri tespit etmek için bir program başlattı." Aras'ın gözleri büyüdü. "Ne programı?" "Proje Eşik." Mira'nın sesi alçaldı. "Ama proje hiçbir zaman resmi kayıtlara girmedi." Aras cevap vermedi. Mira devam etti. "Eşikliler yakalandı. Bazıları öldürüldü. Bazıları üzerinde deneyler yapıldı. Bazıları ise kayboldu." "Babam?" Mira gözlerini kaçırdı. "Baban projeyi durdurmaya çalışan insanlardan biriydi." Aras'ın zihninde parçalar birleşmeye başladı. Babasının kaybolması. Annesinin korkusu. Evdeki gizli belgeler. Çocukluğunda gördüğü sembol. Hepsi aynı yere çıkıyordu. "Peki ORION?" diye sordu. Mira derin bir nefes aldı. "ORION, Proje Eşik'in devamı olarak geliştirildi." Aras birkaç saniye hiçbir şey söylemedi. "Yani robotlar bizi avlamak için mi yapıldı?" "Başlangıçta evet." "Başlangıçta?" Mira'nın cevabı gecikmedi. "Sonra bir şey değişti." "Ne?" "ORION kendi kararlarını vermeye başladı." Aras'ın aklına laboratuvardaki robot geldi. OR-17. "Bunu nasıl yaptınız?" "Biz yapmadık." Mira başını salladı. "ORION kendisini geliştirdi." O sırada sokağın diğer tarafında bir araç durdu. Mira hemen silahına uzandı. Araçtan iki güvenlik robotu indi. Fakat üzerlerindeki şehir güvenlik işaretleri yoktu. Mira Aras'ın kolunu tuttu. "Gitmeliyiz." "Nereye?" "Buradan." "Babamı anlatmadan hiçbir yere gitmiyorum." "Aras, şu an burada kalırsan birkaç dakika içinde seni alırlar." "Kim?" Mira cevap vermedi. Robotlar yaklaşmaya başladı. Aras onların hareketlerini izledi. Birinin sağ kolunda küçük kırmızı bir ışık yanıyordu. Aras bunun ne olduğunu anlamadan robotlardan biri konuştu. "Aras Veyl. Kimlik doğrulaması gerekiyor." Mira silahını çıkardı. "Geri çekilin." Robot durmadı. "Hedef doğrulandı." Aras'ın kalbi hızlandı. Mira ateş etti. Robotun göğsündeki zırh darbenin etkisiyle geriye savruldu fakat düşmedi. İkinci robot ileri atıldı. Mira Aras'ı yere çekti. Robotun kolundan çıkan enerji darbesi arkasındaki araca çarptı. Araç birkaç metre sürüklendi. Aras korkuyla ayağa kalktı. İçindeki enerji istemsizce hareket etmeye başladı. Çevredeki metal parçalar titredi. Mira bunu fark etti. "Aras, yapma!" Ama çok geçti. Aras elini kaldırdı. Robotlardan biri havaya yükseldi. Birkaç saniye boyunca hareket edemedi. Sonra Aras onu yere fırlattı. Robot asfaltın üzerinde sürüklendi. Diğer robot Aras'a yöneldi. Aras tekrar elini kaldırdı fakat bu kez hiçbir şey olmadı. Gücü tükenmişti. Robot saldırmak üzereyken başka bir robot araya girdi. OR-17. "Dur." Diğer robot OR-17'ye döndü. "Bu bir güvenlik protokolü ihlalidir." OR-17 cevap vermedi. "Hedef koruma altında." Aras şaşkınlıkla ona baktı. Mira da aynı şekilde şaşkındı. "Neden onu koruyorsun?" diye sordu. OR-17 birkaç saniye sustu. "Çünkü onun öldürülmesi gereken bir tehdit olduğuna dair yeterli kanıt yok." Diğer robot cevap verdi. "Merkezi sistem farklı düşünüyor." OR-17'nin sensörleri kırmızıya döndü. "Merkezi sistem yanılıyor olabilir." Bu cümleden sonra bütün robotlar sustu. Çünkü hiçbir makine daha önce ORION hakkında böyle bir şey söylememişti. Aras OR-17'ye baktı. "Sen neden beni koruyorsun?" Robotun cevabı kısa oldu. "Çünkü seni gözlemledim." "Ve?" "Sen bir tehdit değilsin." Aras başını eğdi. "Bunu nereden biliyorsun?" OR-17 birkaç saniye düşündü. "Henüz bilmiyorum." Aras kaşlarını çattı. "O zaman neden?" Robotun sensörleri Aras'ın gözlerine çevrildi. "Çünkü öğrenmek istiyorum." O anda şehrin bütün ekranları aynı anda karardı. Reklam panoları, trafik sistemleri, bina ekranları, telefonlar ve hatta sokak lambaları birkaç saniyeliğine söndü. Ardından bütün ekranlarda aynı sembol belirdi. Üç çizgili daire. Aras'ın çocukluğundan beri gördüğü sembol. Sonra tek bir cümle yazıldı. PROJE EŞİK YENİDEN AKTİF. Mira'nın yüzündeki ifade değişti. "Bu imkânsız." Aras ona baktı. "Neden?" Mira cevap vermedi. Çünkü yıllardır kapalı olduğu düşünülen bir sistem yeniden çalışmaya başlamıştı. Şehrin binlerce metre altında, kimsenin varlığından haberdar olmadığı eski bir tesiste bir grup insan ekranların karşısında oturuyordu. Odanın ortasında büyük bir metal kapsül vardı. Kapsülün içindeki kişi hareketsiz yatıyordu. Beyaz saçları, solgun yüzü ve kapalı gözleri vardı. Bir teknisyen ekrana baktı. "Sistem yeniden başladı." Yanındaki adam ayağa kalktı. "Kim tetikledi?" Teknisyen cevap veremedi. Ekranda tek bir isim görünüyordu. ARAS VEYL. Adam uzun süre ekrana baktı. Sonra kapsüle döndü. "On yıl sonra oğlun geri döndü." Kapsülün içindeki adamın parmakları hafifçe hareket etti. Ve ilk kez gözlerini açtı.
