2. bölüm / 12
Eşik2. Bölüm — Cinayet
Bölümler 12Şu an: 2. Bölüm — Cinayet
- 1 1. Bölüm — Eşik771 kelime
- 2 2. Bölüm — Cinayet849 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm — ORION816 kelime
- 4 4. Bölüm - İlk İz740 kelime
- 5 5. Bölüm — Kuzey Bölgesi745 kelime
- 6 6. Bölüm — Protokol812 kelime
- 7 7. Bölüm — İhanet742 kelime
- 8 8. Bölüm — Elena815 kelime
- 9 BÖLÜM 9 — KAYNAK939 kelime
- 10 BÖLÜM 10 — ÇÖKÜŞ830 kelime
- 11 BÖLÜM 11 — SON PROTOKOL871 kelime
- 12 BÖLÜM 12 — EŞİK1.102 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aras binadan çıktığında yağmur hâlâ devam ediyordu. Soğuk damlalar yüzüne çarpıyor, şehrin ışıkları ıslak caddelerde dağılarak birbirine karışıyordu. Binanın önündeki insanlar güvenlik şeridinin arkasında toplanmıştı. Bazıları telefonlarıyla olay yerini kaydediyor, bazıları ise güvenlik robotlarının neden bölgeyi kapattığını anlamaya çalışıyordu. Aras kalabalığın arasından geçerken kimseye bakmadı. Aklı hâlâ birkaç dakika önce yaşanan konuşmadaydı. Bir robot onun sırrını öğrenmişti. Üstelik bunu yalnızca tahmin ederek değil, veriler aracılığıyla kanıtlamıştı. Yıllardır korktuğu şey artık gerçekleşmişti. Aras çocukluğundan beri gücünü saklamıştı. Kimseye anlatmamış, hiçbir kayıt bırakmamış, gücünü kullanırken kameraların görüş alanından uzak durmuştu. Annesinin öğrettiği her kurala uymuştu. Fakat şimdi bütün bunların bir makine karşısında hiçbir anlamı kalmamıştı. Olay yeri binanın yaklaşık üç yüz metre ilerisindeki eski metro girişinin yanında bulunuyordu. Güvenlik robotları bölgeyi tamamen kapatmıştı. Aras yaklaşırken iki robot önüne çıktı. "Bölge kapalı." Aras kimliğini gösterdi. "Adli Veri Merkezi." Robotlardan biri kimliği taradı ve kenara çekildi. Aras bariyerin altından geçti. Yerde yatan adam hâlâ oradaydı. Üzerinde koyu renk bir mont vardı. Yağmur nedeniyle çevresindeki asfalt tamamen ıslanmıştı. Fakat garip olan bir şey vardı. Cesedin bulunduğu alanın etrafında yağmur damlaları yere düşmüyordu. Aras birkaç adım daha attı. Başını kaldırıp baktı. Yağmur yağıyordu. Fakat cesedin yaklaşık iki metre çevresinde havadaki damlalar sanki görünmez bir yüzeye çarpıyormuş gibi yön değiştiriyordu. Aras bunun nedenini hemen anladı. Enerji. Bunu daha önce de görmüştü. Kendi gücünü kullandığında havadaki küçük parçacıkların hareketi değişiyordu. Ama burada çok daha güçlü bir etki vardı. "Kurban kim?" diye sordu. Yanındaki adli robot cevap verdi. "Elias Vorn. Kırk bir yaşında. Helix Dynamics şirketinde kuantum sistemleri mühendisi." Aras ismi duyunca durdu. Helix Dynamics. Şehrin en büyük yapay zekâ ve robotik şirketlerinden biriydi. ORION sisteminin temel altyapısının büyük kısmını da bu şirket geliştirmişti. "Buraya neden gelmiş?" Robot başını çevirdi. "Bilinmiyor." Aras cesedin yanına çömeldi. Elias'ın üzerinde herhangi bir silah, telefon veya kimlik kartı yoktu. Sadece sağ elinde küçük bir metal parça vardı. Aras eldivenlerini takıp parçayı inceledi. Metalin yüzeyi pürüzsüzdü. Herhangi bir üretim işareti bulunmuyordu. "Bunu daha önce gördün mü?" diye sordu. Robot cevap vermeden önce parçayı taradı. "Tanımlanamıyor." Aras parçayı çevirdi. İç tarafında çok küçük bir sembol vardı. Bir daire ve dairenin ortasından geçen üç çizgi. Aras'ın yüzü değişti. Bu sembolü daha önce görmüştü. Çocukken annesinin sakladığı eski bir kutunun üzerinde aynı sembol vardı. Aras kutunun ne olduğunu sorduğunda annesi onu hemen elinden almıştı. "Bunu bir daha eline alma." Aras o zaman nedenini anlamamıştı. Şimdi ise o sembolün bir cinayet kurbanının elinde bulunması tesadüf olamazdı. Parçayı dikkatlice kanıt torbasına koydu. Tam ayağa kalkacağı sırada arkasından bir ses geldi. "Onu bırak." Aras döndü. Sokağın karşısında siyah bir araç duruyordu. Aracın kapısı açıldı ve uzun boylu bir kadın dışarı çıktı. Üzerinde resmi bir güvenlik görevlisi üniforması vardı fakat üniformanın üzerinde şehir güvenlik amblemi bulunmuyordu. Kadın birkaç saniye boyunca Aras'a baktı. "O parçayı bana ver." Aras kaşlarını çattı. "Kimsiniz?" Kadın cevap vermedi. Yaklaşmaya devam etti. "O kanıtı inceleme yetkin yok." "Ben Adli Veri Merkezi'ndenim." "Biliyorum." Aras'ın içi ürperdi. Kadın onun kim olduğunu biliyordu. "Adınız?" Kadın durdu. "Mira Soren." Aras ismi tanıdı. Mira Soren, şehir güvenlik sistemlerinde çalışan özel soruşturma biriminin başındaydı. Fakat resmi kayıtlarda bu birimin görevi hakkında neredeyse hiçbir bilgi bulunmuyordu. "Bu cinayet sizin biriminize mi ait?" diye sordu Aras. Mira gözlerini cesede çevirdi. "Bu cinayet sandığın şey değil." "Ne demek istiyorsunuz?" Mira cevap vermeden çevredeki robotlara baktı. "Bütün kayıtları kapatın." Robotlar birkaç saniye içinde kameraları devre dışı bıraktı. Aras şaşkınlıkla etrafına baktı. Sokak bir anda sessizleşti. "Neden kayıtları kapattınız?" Mira ona yaklaştı. "Çünkü burada olanları insanların bilmesini istemiyoruz." Aras'ın aklına çocukluğu geldi. Annesinin yüzü. Babasının son sözleri. Bir gün makineler bizi fark edecek. "Siz kimsiniz?" diye sordu. Mira'nın yüzündeki ifade değişti. "Senin kim olduğunu biliyorum." Aras geriye doğru bir adım attı. Mira devam etti. "Gücünü yıllardır saklıyorsun. Bugüne kadar başarılıydın." Aras'ın elleri titremeye başladı. "Beni takip mi ediyordunuz?" "Hayır." Mira başını salladı. "Seni takip etmiyorduk." Kısa bir sessizlik oldu. "Seni arıyorduk." Aras cevap veremedi. Mira cebinden küçük bir veri cihazı çıkardı ve ekrana dokundu. Aras'ın çocukluğundan kalma birkaç görüntü ekrana geldi. Eski bir apartman. Sekiz yaşındaki Aras. Havada duran bir bardak. Annesi. Aras'ın nefesi kesildi. "Bunlar nereden çıktı?" Mira cihazı kapattı. "Babanın dosyasından." Aras'ın gözleri sertleşti. "Babam hakkında ne biliyorsunuz?" Mira cevap vermedi. "Bana ne olduğunu söyleyin." Mira birkaç saniye düşündü. "Baban ölmedi." Aras'ın dünyası bir anda sessizleşti. Yağmurun sesi bile kesilmiş gibiydi. "Ne?" "Baban on yıl önce kaybolmadı." Mira gözlerini doğrudan Aras'ın gözlerine dikti. "Kaçırıldı." Aras bir şey söylemeye çalıştı fakat sesi çıkmadı. Mira devam etti. "Ve bu gece öldürülen adam onunla bağlantılıydı." Aras cesede baktı. Elias Vorn'un cansız bedeni yağmurun altında yatıyordu. Artık bu cinayet yalnızca bir cinayet değildi. Babasının kayboluşu, annesinin yıllarca sakladığı sır, Eşikliler ve ORION aynı noktada birleşmeye başlamıştı. Aras'ın cebindeki telefon aniden titreşti. Ekranda bilinmeyen bir numara vardı. Aras çağrıyı açtı. Karşıdan birkaç saniye boyunca hiçbir ses gelmedi. Sonra bozuk, mekanik bir ses duyuldu. "Aras Veyl." Aras'ın yüzü bembeyaz oldu. "Kimsin?" Ses cevap verdi. "Babanın nerede olduğunu öğrenmek istiyorsan, bu gece saat dörtte eski metro tüneline gel." Aras bir şey söylemeden önce telefon kapandı. Mira ona baktı. "Kimdi?" Aras cevap vermedi. Çünkü çağrı sırasında ekranda gördüğü tek bir şey vardı. Arayan kişinin adı yoktu. Sadece üç kelime vardı. ORION ANA ÇEKİRDEK.
