8. bölüm · Emre Ile Görev arasında

Bölüm 8

CEPHEKALEMI 19

Hayatın garip bir dengesi vardı.

İnsan tam mutlu olmaya başladığında...

Görev kapıyı çalardı.

---

Bayram dönüşünün üzerinden üç gün geçmişti.

Her şey normale dönmüş gibiydi.

---

Sabah eğitimleri.

Raporlar.

Planlamalar.

Toplantılar.

---

Ama artık küçük bir fark vardı.

---

Telefonuma gelen mesajlar.

---

Gün içinde bazen sadece tek kelime oluyordu.

---

"Toplantıdan çıktım."

---

"Yemek yedin mi?"

---

"Burak yine saçmalıyor."

---

Ve nedense bu mesajlar günümü güzelleştiriyordu.

---

O sabah da her şey normal başlamıştı.

---

Ta ki tugay karargâhından gelen emir ulaşana kadar.

---

Toplantı odasına girdiğimde herkes yerindeydi.

---

Burak.

Emre.

Ali.

Serkan.

Mehmet.

Ve Elif.

---

Masanın üzerindeki dosyayı açtım.

---

Sessizlik oluştu.

---

Çünkü dosyanın rengi bile farklıydı.

---

Önemli görev.

---

Gerçek görev.

---

Gözlerimi dosyadan kaldırdım.

---

"Hepiniz dikkatlice dinleyin."

---

Odadaki hava değişti.

---

Şakalar bitti.

Gülümsemeler kayboldu.

---

Yerini profesyonellik aldı.

---

"Yarın sabah hareket ediyoruz."

---

Kimse konuşmadı.

---

"Operasyon bölgesinde yaklaşık iki hafta kalacağız."

---

Burak ilk kez ciddi görünüyordu.

---

"Görev detaylarını şimdi paylaşacağım."

---

Haritayı açtım.

---

Bölgeyi gösterdim.

---

Risk seviyesini.

Sorumluluk alanlarını.

İhtimalleri.

---

Yaklaşık kırk dakika boyunca toplantı sürdü.

---

Kimse tek kelime gereksiz konuşmadı.

---

Çünkü artık iş başlamıştı.

---

Toplantı bittiğinde herkes hazırlık yapmak için dağıldı.

---

Oda boşalmaya başladı.

---

Ama Elif kaldı.

---

Kapı kapandıktan sonra birkaç saniye sessizlik oldu.

---

Bu sessizliği ikimiz de tanıyorduk.

---

Çünkü artık sadece tim arkadaşı değildik.

---

Ama görev başladığında...

Önce asker olmak zorundaydık.

---

"İyi misin?"

diye sordu.

---

Başımı salladım.

---

"İyiyim."

---

"Aslında değilsin."

---

Gülümsedim.

---

Beni fazla iyi tanımaya başlamıştı.

---

"Her görev öncesi aynı olur."

dedim.

---

"Bu yüzden iyiyim."

---

Elif başını salladı.

---

"Ben de."

---

Sonra birkaç saniye sustu.

---

Ve beklenmedik şekilde konuştu.

---

"Dikkatli ol."

---

Bu cümleyi daha önce de duymuştum.

---

Ailemden.

Babamdan.

Annemden.

Onur'dan.

---

Ama ilk kez farklı hissettirdi.

---

Çünkü onu kaybetmek istemeyen birinin ağzından çıkmıştı.

---

Gözlerinin içine baktım.

---

"Sen de."

---

Bir anlık sessizlik oldu.

---

Sonra ikimiz de aynı anda gülümsedik.

---

Çünkü birbirimize söylemek istediğimiz daha çok şey vardı.

---

Ama zamanı değildi.

---

Henüz değildi.

---

O gece kışla olağanüstü sessizdi.

---

Herkes hazırlık yapıyordu.

---

Ekipmanlar kontrol edildi.

Araçlar hazırlandı.

Silahlar teslim alındı.

---

Ve saatler ilerledikçe görev gerçeği daha da yaklaştı.

---

Yatağımda uzanırken telefonum titredi.

---

Mesaj.

---

Elif.

---

"Yarın her şey yolunda gidecek."

---

Mesajı okuyup gülümsedim.

---

Sonra cevap yazdım.

---

"Çünkü birlikteyiz."

---

Gönder tuşuna bastım.

---

Birkaç saniye sonra cevap geldi.

---

"Her zaman."

---

Telefon ekranı karardı.

---

Ama ben hâlâ o son kelimeyi düşünüyordum.

---

Her zaman.

---

Belki de ilk kez...

Gelecek bana bu kadar uzak görünmüyordu.

Sabah saat dörtte hareket ettik.

Hava hâlâ karanlıktı.

Gökyüzünde tek tük yıldızlar görünüyordu.

---

Araç konvoyu sessizce ilerliyordu.

Kimse konuşmuyordu.

---

Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu.

Görevi.

---

Bayramın sıcaklığı artık geride kalmıştı.

Yerini yeniden gerçekler almıştı.

---

Araçta önümdeki haritaya bakıyordum.

---

Yan tarafta Elif oturuyordu.

---

Gözleri kapalıydı.

Ama uyumuyordu.

Bunu biliyordum.

---

Askerler görev öncesi uyuyor gibi görünür.

Ama çoğu zaman sadece düşünürler.

---

Yaklaşık üç saat sonra operasyon bölgesine ulaştık.

---

Araçlardan indik.

---

Sabah güneşi yeni yükseliyordu.

---

Bölge dağlıktı.

Kayalıklar ve geniş vadilerle çevriliydi.

---

İlk iş olarak geçici üs bölgesi kuruldu.

---

Timler görev dağılımlarını aldı.

---

Haritalar yeniden kontrol edildi.

---

Ve kısa süre sonra ilk keşif görevi başladı.

---

Ben, Elif, Serkan ve Burak aynı ekipteydik.

---

Burak çevreyi incelerken sessizce konuştu.

---

"Bayram çok uzak kaldı."

---

Kimse cevap vermedi.

---

Çünkü haklıydı.

---

Görev başladığında zaman farklı akıyordu.

---

Saatler boyunca bölgede devriye attık.

---

Her şey normal görünüyordu.

---

Belki de biraz fazla normal.

---

Bu da hoşuma gitmiyordu.

---

Öğleden sonra telsizden yeni bir bilgi geldi.

---

Şüpheli hareketlilik.

---

Yaklaşık dört kilometre kuzeydoğu.

---

Haritaya baktım.

---

Bölge dar bir geçitti.

---

Kontrol edilmesi gerekiyordu.

---

"İlerliyoruz."

dedim.

---

Tim hareket etti.

---

Adımlarımız dikkatliydi.

---

Kimse konuşmuyordu.

---

Rüzgârın sesi dışında hiçbir şey duyulmuyordu.

---

Yaklaşık kırk dakika sonra geçide ulaştık.

---

Burak öndeydi.

---

Birden durdu.

---

Herkes aynı anda durdu.

---

"Komutanım."

---

Sesi değişmişti.

---

"Dikkat."

---

Anında çevreyi taradım.

---

Burak yerdeki izleri gösterdi.

---

Yeni ayak izleri.

---

Çok yeni.

---

Bir saatten eski değildi.

---

Kalbim biraz hızlandı.

---

Çünkü artık görevin gerçek kısmı başlıyordu.

---

"Serkan."

---

"Buradayım."

---

"Sağ hattı kontrol et."

---

"Emredersiniz."

---

"Elif."

---

"Dinliyorum."

---

"Benimle gel."

---

Başını salladı.

---

Ve birlikte ilerlemeye başladık.

---

Kayalıkların arasından dikkatlice geçtik.

---

Tetikteydik.

---

Sessizdik.

---

Hazırdık.

---

Bir süre sonra Elif sessizce konuştu.

---

"Bir şey hissediyor musun?"

---

"Ne gibi?"

---

"İçimde garip bir his var."

---

Durup çevreyi dinledim.

---

Rüzgâr.

Sessizlik.

---

Sonra...

---

Uzaklardan gelen zayıf bir ses.

---

Taş sürtünmesi.

---

Bir hareket.

---

Elimi kaldırdım.

---

Tim anında durdu.

---

Herkes pozisyon aldı.

---

Kalbim artık daha hızlı atıyordu.

---

Çünkü bu kez...

Bir şeyler gerçekten değişmişti.

---

Ve içimdeki tecrübe tek bir şey söylüyordu.

---

Bu görev düşündüğümüzden daha zorlu olacaktı.