24. bölüm · Durum Leyla | Yarı Texting

24.Bölüm

s 🦢

Yazarken kafayı yedim ajsöwpdmwşd

İyi okumalar belki iyi geceler bölümü de gelir bilmiyorum bakarızzz

neyse okuyun hadi

***
Maç bitmesiyle Ayaz ve babası köşede konuşuyorlardı. Ayaz bakışlarını zeminden çekmiyor, babasının söylediklerine sadece baş sallıyordu. Pek dinlediğini sanmıyordum.

Levent denen adam, elini Ayaz’ın omzuna atacağına sırada Ayaz geri çekti kendini. Maçı kazanmışlardı fakat Ayaz sevinmemişti bile.

Ayaz’la konuşmaları bitmesiyle çıkmıştı sahadan. “Allah bilir ne dedi çocuğa?” dedi Mert ve sahadan çıktık. Ayaz’ın yanına gidiyorduk.

“Ayaz?” dedi Mert.

“Ne?” dedi.

“İyi misin?” dedi Mert. Ayaz dolabı kapatmasıyla iç çekti ve bir şey demedi. “Siktir edin. İyi oynadım bence?” dedi Ayaz.

“Sence yenge?” dedi Görkem bana dönerek. Ayaz’a baktım. “Güzeldi.” dedim. Gülümsemesiyle bakışlarını kaçırmıştı. Utanmış mıydı o? Gözüme nedense şuan tatlı gelmişti. Başımı iki yana salladım.

Saçmalama Alara.

“Acıktım kantine gidelim.” dedi Mert.

“Sen ne zaman doydun ki?” dedi Görkem.

“Sana ne lan. Gelme istemiyorsan.” dedi Mert.

Kantine inmemizle masaya geçtik. Ayaz yine sweatshirt giymişti. Aklıma gelmesiyle vermem lazımdı. Yalnız zamanda verecektim.

“Yemiyor musunuz siz?” dedi Mert, tosttan ısırık alarak. “İstemez. Sen doy da, sus.” dedi Ayaz.

“Yenge bir şey de şu salağa.” dedi Mert, ağzına lokma atarken.

“Sen önce ağzındakini yut.” dedim.

“Yengen bana bir şey diyemez koçum.” dedi Ayaz.

“Sebep?” dedim. Omuz silkti. “Senin artistlenmen bana sökmez.” dedim.

“Ooo,” dedi Mert.

“Ooo.” dedi Görkem. Yiğit’le bakışmamız devam ederken, önüme döndüm. Hâlâ bakışlarını üstümde hissediyordum. Gülerek, önüne döndü oda.

“Güzel oldular valla. Ne demişler?” dedi Görkem ve Mert’e baktı. “İlk aşklar kavgayla başlarmış.” dediler aynı anda.

“Sizinki gerçi kavgadan öteydi de neyse. Birbirinizi öldürmediğiniz kaldı,” dedi Görkem.

“Doğru.” dedim. “Ayaz’ı parçalamak istiyordum şahsen.” dedim sırıtarak. “Sanki şuan istemiyor gibi konuşuyor birde.” dedi Ayaz.

Göz devirdim. “Sana ne. İstediğimi yaparım.” dedim.

“Bir şey mi dedik?”

“Diyemezsin zaten.” dedim.

“Eyvallah.” dedi Ayaz. “Ah ulan, bende aşık olmak istiyorum.” dedi Görkem.

“Sana katlanacak bir salak kız göremiyorum ben.” dedi Mert. Görkem, Mert’in ensesine vurmasıyla elimde olmadan gülmüştüm. Nedense kendimi onlarla sanki daha önceden yakınmışım gibi hissetmiştim.

“Alara?” diyen biri gelmesiyle kafamı kaldırmamla Rüzgar’la göz göze geldik. “Konuşmamız lazım.” dedi elimden tutarak. Elimi anında çekmiştim. “Ben istemiyorum.” dedim.

“Konuşacağız dedim sana. Bu heriflerle ne zamandan beri takılıyorsun sen?” dedi Rüzgar.

“Biraz daha boş boş konuşursan seni tost gibi yerim Rüzgar. Ayrıca Alara’yı biz zorla tutmuyoruz senin gibi. İstemiyorsa istemiyordur. Anladın mı? Zorlayıp da canımı sıkma benim.” dedi Mert.

“Alara gel şuraya!” diye bağırdı Rüzgar. Yüzümü buruşturdum. “Bana bak,” dedi Ayaz.

“Biraz daha bağırırsan o sesinin soluğunu sikeceğim şimdi. Kız bağırmandan rahatsız oluyor, anlama kıtlığın yok mu?” dedi Ayaz.

“Yok lan. Sana ne! Yok!” dedi Rüzgar. Ayaz sandalyeyi geri itmesiyle ayaklandı. “Siktir, çok heyecanlı. Erkeğim şimdi hünerlerini gösterecek iyi izle.” dedi Mert.

Mert’e kötü kötü bakışlar atmamla sırıtmıştı. “Ayaz kıskançken çok kötü Alara. İzle,” dedi. “Bir daha bu fırsatı yakalayamazsın.” dedi.

Ayaz, Rüzgar’ın yanına gitmesiyle önüme geçmişti. Ayaklandım bende. “Gidiyor işte Ayaz. Boşver.” dedim.

“Gidiyor gibi durmuyor fazla.” dedi Ayaz. Ellerini cebine sokmasıyla, Rüzgar yutkundu. “Alara ile konuşmadan hiçbir yere gitmiyorum.” dedi.

“Son kararın mı?” dedi Ayaz. Rüzgar başını sallamasıyla, Ayaz yakasından tuttuğu gibi masaya yasladı. “Ben sana daha kaç kere söylemem lazım kızdan uzak dur diye?” Bağırıyordu.

“Ayaz,” dedim koluna dokunarak.

Rüzgar acıyla inlemesiyle, Ayaz yüzüne yumruk geçirmişti. Rüzgar yere düşmesiyle, Mert ayaklandı. “Amma yedim ha! Bir tane de ben vurayım mı? Çok heveslendim.” dedi Mert.

“Mert kes sesini.” dedim.

“Yenge ne kızıyorsun ya?” dedi.

Ayaz, Rüzgar’ın üstüne gitmesiyle yakasından tuttuğu gibi kaldırdı yerden. Yüzünü yumruklamaya devam ediyordu. Rüzgar’ın yüzü kandan gözükmezken, bir kere daha vuracağı sırada önüne geçtim.

“Yeter!” dedim bileğinden tutarak. “Komalık edeceksin adamı.” dedim. Rüzgar geri çekilmesiyle Ayaz’a yumruk atmıştı.

“Siktir. Gel bebeğim,” dedi Mert ve Rüzgar’a kafa atmıştı. “Ayaz!” dedim. “Mert! Yeter ya!” dedim.

“Siktir git artık sende.” dedim ve Rüzgar’ın duracağı ve benimde söyleyeceğimden pişman olacağım şeyi söyledim. “Sevgilimden ve arkadaşlarımdan uzak dur.”

“Ne?” dedi Rüzgar. Tüm kantin, arasında konuşmasıyla gözlerimi yumdum.

Allah kahretmesin! Başka bir şey söyleyemedin mi Alara?

Arkamı dönmemle Ayaz’ın elinden tuttuğum gibi kantinden çıkmıştık birlikte. Revire girmemizle kapıyı kapattım.

“Sakın gülme!” dedim. Ayaz gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.

“Tamam sevgilim.” dedi imayla. Ellerimle yüzümü kapattım.

“Lara,” dedi.

“Hı?” dedim.

“Mert’in dilinden var ya mezun olana kadar asla kurtulamayacaksın. Birde okul ve ifşa sayfasını düşününce..” dedi.

“Ya Ayaz! Sus ya, sus.” dedim. Gülme sesi duymamla ellerimi yüzümden çektim. Şerefsiz herifin gülüşü çok güzeldi.

“Merak etme ben sevgilimi kimsenin diline düşürmem.” dedi.

“Heh, senin eline düştülerse yandık.” dedim.

“Niye ya? Kökten çözüm işte.” dedi omuz silkerek. Göz devirdim.

Günün devamını düşünüyordum sonrasında olacaklar fenaydı.

***
annem rahat ettin mi annem
rüzgar da olmasa ilerleme yok
ayaz cok tatli degil mi ya kavga desen yok cok masum uslu cocuk 🤏🏻