79. bölüm · ✨️Dünyanın en ikonik şiirleri!!!✨️
Değersiz💠
Bu şiir ne anlatıyor?
Bir çocuğa sürekli “değersizsin” diyerek onu kendisine bağımlı hâle getiren bir sesin, sonunda o çocuğu kaybedince aslında kendi benliğini de aynı sözlerle ezmeye başladığını anlatıyor. Başta “koruyucu” gibi görünen bu ses, sevgiyi koşula bağlıyor ve çocuğun kendi başına var olamayacağına inandırarak onu bir kafese kapatıyor. Çocuğun “Ben kendim olmak istiyorum” diyerek gitmesi, bu döngüyü kırıp kendi kimliğini seçmesini temsil ediyor. Sonunda kurtarıcı sandığı kişinin aslında çocuğun özgürlüğünün düşmanı olduğu ortaya çıkıyor; çocuk kurtulurken geride kalan ses, yıllarca söylediği “değersizsin” cümlesinin gerçek sahibinin kendisi olduğunu fark ediyor.
DEĞERSİZ
Değersiz bir çocuksun, ne kadar da beceriksiz,
Ne yapsan yarım kalıyor, her hareketin gereksiz.
Derslerde yoksun, hayatta yoksun, bomboş bir iz,
İşe yaramaz bir çocuksun, kendine bile değersiz.
Konuşmayı beceremezsin, kelimelerin hep eksik,
Bir köşede sessiz durursun, yüzün solgun ve ezik.
Kim seni ister ki zaten, kim sana verir değer?
Sen böyleyken dünya bile senden uzaklaşır, gider.
Ağlarsın geceleri, kimse duymaz sesini,
Ben bilirim yalnızlığını, ben bilirim içini.
Gel yanıma, küçük çocuk, bırak artık kendini,
Kimse sevmez seni benim kadar, tut elimi.
Sen yetersizsin, ben tamamlarım eksiklerini,
Sen kaybolursun, ben toplarım bütün parçalarını.
Düşersen kaldırırım, susarsan ben konuşurum,
Sen hiçbir şey yapamazsın; ben senin için yaşarım.
Uyu şimdi, küçük çocuk, geceler sana dar,
Kulağına ninni söylerim, korkuların benden kaçar.
Gözlerini kapat, bırak dünyayı dışarıda,
Ben buradayım, ben yanındayım, başka kim var yanında?
Bana güven, çünkü bensiz hiçbir şey değilsin,
Kendini savunamazsın, kendi başına değilsin.
Dünya seni ezer geçer, ben seni saklarım,
Yeter ki benden ayrılma, seni hep ben taşırım.
İyi çocuk olursan sana bir yerim var,
Kötü çocuk olursan kapım sana kapanır, dar.
Bana ait oldukça güvendesin, bunu bil,
Benim yanımda kalırsan değerlisin, bunu bil.
Bir gün sordun: “Gerçekten değersiz miyim?”
Cevap vermedim; çünkü aynaya bakamıyordum, değildim.
Sana öğrettiğim kelimeler dönüp durdu içinde,
Bir yabancının sesi gibi yankılandı zihninde.
Sonra kapıya yürüdün, ellerin titreyerek,
“Ben kendim olmak istiyorum,” dedin, gözlerin gülerek.
Ardından kapandı kapı, kaldım olduğum yerde,
İlk kez sessizlik konuştu benimle gecelerde.
Seni çağırdım, dönmedin; sesim kaldı duvarda,
Seni aradım, bulamadım, ne sokakta ne rüyada.
“Ben seni koruyordum,” dedim kendi kendime,
Ama neden kaçtın benden, söyle, neden gittin diye?
Aradan günler geçti, çocuk artık yoktu,
Benim çizdiğim o küçük dünya paramparça olmuştu.
Sana söylediğim sözler kaldı odamın içinde,
Her biri ağır bir taş gibi oturdu üzerimde.
Değersiz... beceriksiz... işe yaramaz...
Bir zamanlar sana söylediğim kelimeler susmaz.
Şimdi onları duyuyorum kendi sesimde,
Sanki sen gitmedin de ben kaldım o cümlende.
Ben değersiz bir çocuğum, kimse beni istemez,
Ben beceriksiz biriyim, hiçbir şey elimde düzelmez.
Ben işe yaramam, bunu bana kim öğretti?
Sana mı söyledim bunları, yoksa kendime mi?
Şimdi kim koruyacak beni, söyle, kim tutacak elimden?
Kim “iyi çocuksun” diyecek, kim çıkaracak beni içimden?
Sana kurduğum kafesin içinde kaldım tek başıma,
Kurtarıcı sandığım kişi dönüştü kendi düşmanıma.
Keşke zamanı geri alsam, keşke o gün susabilsem,
“Değersizsin” demek yerine “Buradayım” diyebilsem.
Ama çocuk çoktan gitti, kapı çoktan kapandı,
Ben hala aynı ninnideyim; yalnızca çocuk uyandı.
