4. bölüm · ✨️Dünyanın en ikonik şiirleri!!!✨️
Artık Sevemiyoruz💠💠💠
Bu şiir ne anlatıyor?
Bir zamanlar birbirini seven iki evli insanın, zamanla aralarındaki sevgiyi ve duygusal bağı kaybetmesini anlatıyor. İkisi de ilişkiyi eski haline döndürmeye çalışsa da özürler, konuşmalar ve yakınlık artık eskisi gibi bir anlam taşımıyor. Şiir, bazen bir ilişkinin belirgin bir suçlu olmadan da tükenebileceğini ve iki insanın, geçmişte paylaştıkları sevgiyi geride bırakmayı öğrenmesini anlatıyor.
ARTIK SEVEMİYORUZ
Önceden söyleyeyim, özür yok bugün,
Sessizliğin ağır, suskunluğun sürgün.
Bana bakmıyorsun, adım sadece "arkadaş",
Ne yapacağını biliyorsun, kaçışın tanıdık telaş.
Sözlerin askıda, havada pişmanlık,
Kalbim beklemede, sinyal yok, karanlık.
Bir adım atsan belki değişir sahne,
Ama duruyorsun, bu da bir cevap aslında değil mi?
Yorgunum artık, bugün bırak beni,
Aynı döngü, aynı hata, yordu içimi.
Suç bende diyelim, kolay olsun diye,
Belki de nefret dediğim şey, hissizlik diye.
Sevemiyorum, deniyorum yine de,
Düşünüyorum çok, kalbim rölantide.
Sarılmak var ama sıcaklık yok,
Yakınlık taklit, hisler ise çok uzak, çok.
Dudaklar kilitli, anahtar kayıp,
Geri sarmak isterken zaman ayıp.
Komik geliyor bu çaba, bu hal,
Gülüyoruz çünkü ağlamak da bir ihtimal.
Görmezden geliyoruz açık gerçeği,
Ama bu noktada soruyorum içtenlikle:
Bunca denemeden sonra, söyle bana,
Nasıl severiz yeniden, aynı yarayla?
Beşinci özür, sesi kısık bir kayıt,
Dinlemekten yoruldun, yüzünde aynı kaygı.
İçimde bir his var, bu son perde,
Ne yapacağını biliyorsun, ben demesem de.
Gün boyu hayalini kurduğum bu masa,
Şimdi yabancı, soğuk, tatsız bir prova.
Sana baktıkça kendimi görüyorum,
Ve inanmıyorsun ama kendimden soğuyorum.
Sevemiyorum, aklım direniyor,
Kalbim ise çoktan vazgeçiyor.
Temas var ama anlam yok,
Yan yanayız, ama aramızda koskoca bir yok.
Her şeyi eski haline getirmek isterken,
Zaman gülümsüyor, "geç kaldın" derken.
Bu çaba trajikomik bir oyun,
İki kişilik ama seyiricisi yok bunun.
Görmezden geldik kırılan bağı,
Ama şimdi soruyorum son defa belki:
Bu kadar uzak, bu kadar yorgunken,
Nasıl sevebiliriz yeniden, söyler misin lütfen?
"Neredesin?" — "Evdeyim."
"Neredesin?" — "Taksideyim."
Aynı şehir, ayrı yollar,
Cümleler kısa, aramız uzun mesafeler kadar.
"Özür dilerim." — "Ne için?"
"Her şey için." — suskun bir biçim.
"Eve git." — "Cüzdanım sende kalmış."
Aşk da öyle, bir yerde unutulmuş, alınmamış.
"Bir şey diyecektim." — "Boş ver."
"Hayır, söyle." — "Gerek yok, yeter."
Ama cümle düşüyor aradan sızarak:
"Sanırım artık aşık değiliz," diyerek.
Sevemiyorum — bu bir itiraf,
Ne gurur kaldı ne de inat.
Deniyorum hala, alışkanlık belki,
Ama aşk dediğin şey değil bu, belli ki.
Sarılmak var, öpmek var,
Ama anlam çoktan başka bir yerde var.
Geri dönmek istesek bile inan,
Kalp çoktan başka bir zamana taşınan.
Bu noktada sorunun cevabı net:
Bazı şeyler biter, suçlu aramak anlamsız, evet.
Sevmek bir fiildi, çekimi zor,
Artık bu cümlede... çalışmıyor.
