VI. Bölüm- Onun Kadar Parlak Ama Bir O Kadar Uzak

Yazar: M . H . A

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: VI. Bölüm- Onun Kadar Parlak Ama Bir O Kadar Uzak

"kolumuzu ısırarak saatler yapardık küçükken sanki zamanın canımızı acıtacağını anlamış gibi..."

-Adaline

Hani bazen sizin için zaman durur ya. Etrafınızda olup bitenleri anlamaz kaderinizi kederle beklersiniz. İşte tam öyle bir andaydım.

Silüet yaklaştı, kulağıma gelip fısıldadı. "görevini unutma SM."

Gözlerimi kapatmıştım. Açtığımda ortalıkta yoktu. Şimdi akşam yemeğine gidecektim. Moda dersi elbisesini çıkarmıştım.

Siyah elbisemin eteklerini sürüyerek akşam yemeğine indim. Herzamanki yerime oturdum ve bir çatal kapıp tabağımı doldurmaya başladım.

Karina tabağına bakıyordu. "ben katilin erkeklerden olduğunu düşünüyorum." dedi. Solera onu onayladı. Karina, "Diyorumki herkes birilerini takip etsin." Carla hemen atıldı "Ben Damien'i edebilirim!" diye bağırdı. Arkamızdaki masa bizi duymuştu ve iblis kılıklı başını çevirip bize baktı.

Ve küçük bir sorunda tam arkamda olduğu için yüzlerimizin bir nefes kadar yakın olmasıydı.

Başımı geriye çekip tekrar önümde döndüm. "Adımmı geçti?"
Diye sordu. "bizde seni zindana atsak seni bulurlarmı diye konuşuyorduk." dedim ona bakmadan. Yalnız çok güzel konuştum.

Aferin bana.

Karina, kahkaha atmamak için yanağını ısırmıştı. Nefesini kulağımın dibinde hissedince irkildim. "bende seni yatağıma falanmı atsam diye düşünüyorum hep" diye fısıldadı kimse duymamıştı. Ancak ben bukalemun gibi renkten renge giriyordum.

Pislik
Sanırım bunu saat başı söyleyeceğim.

Sırıtıp önüne döndüğünde bile utancım geçmemişti. Ama o utanmıyordu. Hemde asıl utanması gereken kişi o iken!

Karina, "hayır Carla Damien'ni sen alma çünkü duygularınla hareket edeceksin. Damien'den nefret eden varmı aramızda? Star?" dedi. "hım?" "diyoruzki Damien'i sen alsan? Star bak lütfeeen" dedi Lara. "peki" dedim bıkkınlıkla. Aralarında paylaşım yaptılar.

Yemeğimi bitirince Kültür dersi sınıfına ilerlemeye başladım içeri girdiğimde gerçektende Calton oradaydı.

Yutkunup yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirdim. Calton beni görünce çapkınca gülümseyip göz kırptı.

İğrenç

Oturduğu sırada yanına oturdum. "merhaba" dedim. "merhaba buraya gelmemi isteyen sendin değilmi?" dedi. Hayır ecelin istedi.
"ş-şey evet" dedim utangaç görünmeye çalışarak. Yüzüme gelen birkaç tutam saçı alıp kulağımın arkasına koydu.

Ve evet, görevi tamamlanmış bulunuyorum!

Ve bir çığlık duyduk. Koşarak sınıftan çıktım.

Kocaman avizeden sarkan ceset.

Hala akan kanlar.

Kanın mide bulandırıcı kokusu.

Geriye doğru sendeledim ancak bir kol belimden tuttu.

Kokusu ondan önce geldi.
Lavanta Kokusu.

Herkes gelmeye başladı ancak cesede en yakın kişi olan bendim. Tıkırtı sesleri duyduk. Karina bağırdı. "Herkes eğilsin ve başını kollarının arasına alsın" Herkes dediğini yaptı ancak ben hareket edemiyordum. Ve Damien, kolumdan tutup beni sağa çekti ve bir cam parçası sol koluma saplandı. Cam kırıkları üzerimize hücum etmeye başladı. Kollarımı kafama sarıp kafamı korumaya başladım. Cam kırıkları bitince kendime baktım. Canım çok yanıyordu. Kollarımda ve sırtımda cam kırıkları vardı ancak bacaklarım berbat haldeydi. Ayağa kalkamıyordum. Belimin sol tarafına büyük bir cam parçası saplanmıştı. Başım dönüyor kan kokusu midemi bulandırıyordu.

Ölen kişi yakınım değildi. Bugünkü Derste olan Daisy'di. Muhafızlar herkesi yollamıştı. Bilincim kapalı gibiydi. Sanki bedenim burada ama ruhum çok farklı yerlerdeydi.

Damien omzumu sarstı. "peri kızı? Gitmemiz gerekiyor." dedi. Derin bir nefes aldı ve tek hamlede beni kucağına aldı. Alnımı onun göğsüne yaslayıp kendimi uykuya teslim ettim.

Uyandığımda yatağımdaydım. Lara, yatağında oturmuş bir şeyler düşünüyor gibiydi.

Yatakta doğruldum. Gece olmalıydı ve içeriye pencereden ay ışığı sızıyor içerisi loş bir hal alıyordu. Lara "uyanmışsın" dedi.
"sen iyimisin?" diye sordum. Lara, "yine fotoğraflar geldi." dedi ve çenesiyle çalışma masamı işaret etti. Uzanıp zarfı aldım içerisinden bir fotoğraf ve bir parşömen kağıdı çıktı.

Fotoğraf:

Görevini tamamladın.

Zarfı diğer zarfların üstüne koydum ve çekmeceyi kapattım.
Lara uykuya dalmıştı ama ben hala öylece yıldızlara bakıyordum.

Yataktan kalkıp açık pencerenin mermerine oturdum. Gözlerim istemsizce Damien'in penceresine kaydı. Oradaydı. Beni görmemişti ama oradaydı. Ay'dan oldukça uzak olan bir yıldıza bakıyordu. Yıldız çok parlaktı.

Aklıma bir söz geldi.

Yıldızlara iki şekilde bakılabilir; oldukları şekilde ya da olmasını dilediğimiz şekilde.

- Carl E. Sagan.

Siyah saçları dağılmıştı. Sigarasından bir nefes çekti. Ve o an birşey fark ettim üst tarafı çıplaktı.

Çıplak yatma fantezisi falanmı var bunun?
___________★___________

Link isteyen olursa veririm- SJSJJSJSJSJSJS

Neyse siz okumanıza devam edin bakayım. 🌊🔥

___________★___________

Kaslı göğsüne bakmamaya çalışırak yüzüne baktım. Çok güzel bir yüzü vardı iblisin. Kırmızı gözleri hiddetle parlıyordu. Sinirlimiydi? İyi de kime?

Ve düzlük alana metalle birşeyler yazıldı.

"niye uyanıksın peri kızı?"

Bende sarmaşıklar ile oraya yazdım.

"keyfim ve kahyam öyle istiyor."

"uyu artık peri kızı"

"ben peri değilim"

"öylesin, su dalgası"

Su dalgası?
Yeni bir lakapmı?

"neden bana adımla seslenmiyorsunda hep lakap takıyorsun?"

"yıldızlar... İmreniyor. Onlardan daha parlak olduğun için, yıldız ışığı. O yüzden seni yıldızlarla bir tutmuyorum. "

Söyledikleri karşısında afalladım. Bana bir lakap daha takmıştı. Ancak şaşırmamın sebebi bu değildi. Bana iltifatmı etti o Cehennem Prensi?

"bana iltifatmı ediyorsun?"

Diye yazdım bu sefer.

"havalara girme su dalgası. Sana iltifat ettiğim yok."

"senden beklemiyordum zaten."

Kocaman sırıttı.

"kibirli."

"birisi kibrin şeytanın en sevdiği günah olduğunu söylemişti."

"bana şeytan demek mi istiyorsun peri kızı?"

"evet."

"ne diyeyim, haklısın"

Bu onu üzmüyordu. Garipsin Cehennem Prensi.

"yat artık peri kızı"

"iyi geceler"

"yıldızlar sönmedikçe iyi geceler..."

Neden? Neden seninle konuşurken bu kadar hüzünlüyüm? Seni tanıyalı birkaç gün oldu. Ozaman neden seni yıllardır tanıyormuş gibiyim? Adını anınca neden kalbim parçalara bölünüp kalbime batıyor?

Gerçekten garipsin, Cehennem Prensi

Ona tekrar baktığımda sigara yerine şarap olduğunu düşündüğüm bakır bir kadeh tutuyordu.

Acı çekiyordu. Herkes geceleri maskesini düşürürdü. Sadece yıldızlar ve ay bize şahit olur, acılarımızı görürdü.

Söylediğini yapıp yatağıma geçtim. Uykuya teslim oldum.

Ama gerçekten uykuya teslim oldum.

"baba vurma, canım yanıyor." "kapa çeneni o ucube annenden bir farkın yok. Sizi hala öldürmüyorsam bu insaflı oluşumdandır!" "baba hayır"

"Star buradayım."

"baba..."

"Star !"

Omzumdaki baskı artınca gözlerimi açtım. Ter içinde kalmıştım. Saçlarım yüzüme ve enseme yapışmıştı. Lara, "geçti" dedi.

Geçmiyor Lara geçmiyor.

Yatakta doğruldum "günaydın" diye mırıldandım. "günaydın" dedi cıvıl cıvıl bir sesle. Bu kızın neşesine hayranım. Kalkıp banyoya girdim ve hızlıca bir duş aldım. Banyodan çıkınca saçlarımı kurutup. Karina'dan aldığım elbiselerden bir tanesini kapıp giydim.

Giydiği elbise:

Lara ile yemekhanenin yolunu tuttuk. Lara, çok iyi bir arkadaştı. Çok duygusal ve çok saftı. Bu yüzden onu koruyordum herkesi koruyacaktım. Elimden geldiğince.

Masaya oturunca yemeğimizi yemeye başladık. Ve Bayan Elenora geldi. "Arkadaşlar buraya bakarmısınız bir? " hepimiz dönüp Bayan Elenora'ya baktık. "güvenlik önlemlerini arttırdık. Savunma ve hücum dersi artık hergün olacak. Diğer dersleriniz şimdilik önemli değil. 2 gün sonra balomuz var hatırlatayım. Devam edebilirsiniz."

Yemek yemeyi bitirince odama gittim ve biraz kitap okumaya başladım. Ne kadar bilgi toplasam o kadar iyidir diye düşünüyordum.

Ve bir şey düşüncelerimi böldü Lara'nın odaya hızla girişi ve...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…