9. bölüm / 18
Cam Kırığı : İlk OyunIV.Bölüm- Sadece Bir Fotoğraf Değil
Bölümler 18Şu an: IV.Bölüm- Sadece Bir Fotoğraf Değil
- 1 Karakterler44 kelime
- 2 Kitap İçin Şarkılar163 kelime
- 3 Önsöz160 kelime
- 4 Giriş69 kelime
- 5 I. Bölüm- Küçük Bir Beden, Büyük Bir Ruh239 kelime
- 6 II.Bölüm- Uyarı1.042 kelime
- 7 Duyuru46 kelime
- 8 III.Bölüm- Kapının Ardındaki1.020 kelime
- 9 IV.Bölüm- Sadece Bir Fotoğraf Değil1.101 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 V. Bölüm-Umutlar ve Ondan Doğan Karanlıklar1.080 kelime
- 11 VI. Bölüm- Onun Kadar Parlak Ama Bir O Kadar Uzak1.013 kelime
- 12 VII. Bölüm- Senin Yaraların Ne Olacak?1.093 kelime
- 13 VIII. Bölüm-Karanlıkta Gizli Duygular1.063 kelime
- 14 ‼️Duyuru Önemli‼️23 kelime
- 15 IX. Bölüm - Bazen Unutmak İyi Değildir1.776 kelime
- 16 X. Bölüm- Zehirli Kitap Rafları2.244 kelime
- 17 Duyuru🧸13 kelime
- 18 XI. Bölüm- Bir Oyuna Ne Dersiniz ?2.339 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Neden?
Neden her yerdeydi?
Neden korkmuş hissediyorum?
Korkmamam gerek.
Korkarsam... Banada aynı şey olur.
Muhafızları es geçerek sınıfa daldım.
Gördüğüm görüntü iğrençti.
Kan,
Çok fazlaydı.
Hayır, bu kadar kısa sürede bunu yapabilmiş olamazdı. Kahretsin! Onu bırakmamalıydım. Boyumun 4 katı olan tavandan ipler iniyor, onu sanki elini beline koymuş gibi yapıyordu. Mankenlerin yanında. Manken gibi duruyordu. Sabah ki elbisesi yoktu aksine bembeyaz bir elbise giymişti. Kafası öne düşüktü ve siyah saçları yüzünü kapatıyordu.
Hayır. Sana olmaz. O benimle yaşıttı daha 17 yaşındaydı. O ölemez. Aklımdan annemle küçükken yaptığım bir konuşma geçti.
"anne küçükler ölürmü?"
"hayır güzelim, onların bedeni ölür, ruhları ise gökyüzünde salınır ve oyunlarına orada devam ederler"
Ölüyorlarmış anne, ölüyorlarmış.
Sana'nın bedeninde bir sürü cam kırığı vardı ve cam kırıkları tüm sınıftaydı. O kadar keskinlerdiki, ayakkabıya rağmen ayağıma batmışlardı. Umursamadan Sana'ya doğru koştum.
Sana'nın ağzına bir kağıt parçası yerleştirilmişti kağıdı çekip aldım.
Tiyatromuzun ilk perdesi başlıyor!
Sevgilerle ve kanlarla
Bilinmeyen
Mektubu sesli bir şekilde okudum. Ama aynı anda kan kokusu yüzünden mide bulantısı beni ele geçirdi. Muhafızlar gelip beni dışarı çıkarttı. Sana'nın oda arkadaşı Carla ağlıyordu. Carla Sana gibi bir vampirdi.
Karina, koşarak yanıma geldi. "Star gel otur" diyerek kolumdan tuttu ve beni bir koltuğa çekti.
"bak şimdi sana strateji geliştirelim diyeceğim ama sen iyi değilsin. Gel" diyip beni kızların kulesine götürdü.
Kendi odama beni götürüp kendi odasına gitti ve elinde bir elbiseyle döndü. Kendiside üstünü değiştirmişti kırmızı elbisesinin yerine siyah bir elbise giymişti.
Banada siyah bir elbise verdi. "üstün kan olmuş birde.. Sana siyah getirdim herkes öyle giydi sorun olmaz değilmi?" "olmaz" dedim hızlıca"hem daha iyi oldu"dedim ve üstümü değiştirdim.
Star'ın giydiği elbise:
Karina'nın giydiği elbise:
beni yatağıma oturttu. Başımı kaldırıp ona baktım. Dudaklarını kemirip odanın içinde bir oraya bir buraya volta atıyordu.
"aklını kurcalayan ne var?" diye sordum kendimi biraz daha iyi hissedince. "damien bugün hiç yoktu Star" doğru ya. Bugün o iblis kılıklıyı hiç görmemiştim.
"o mu yaptı dersin?" dedim. Bir yanım bunun olabileceğini söylerken bir yanım bunu kabullenmiyordu.
"oda arkadaşına soralım" dedi Karina. "ne zaman?" diye sordum. "şimdi. Onu bulmamız daha kolay olucak." ayağa kalktım. "tamam."
Koridorlarda yürürken Karina'ya döndüm. "oda arkadaşının adı ne?" derin bir nefes aldı. "Dark." diye mırıldandı.
Yürümeye devam ederken durdu. "orada" dedi ve kolona yaslanmış tavana bakan bir çocuğu işaret etti. "oda arkadaşı bir vampir mi?"
"evet." dedi ve devam etti. "o, onun kardeşi gibi hatta tek arkadaşı."
Karina'yla ona doğru gittik. Başını indirip bize baktı. Boyu o kadar uzundu ki, Karina bile topuklu ayakkabı ile onun anca omzuna geliyordu.
Dark, kaşlarını çatıp derin bir of çekti. "sana kaç kez söyleyeceğim kırmızı kafa, ben Damien'in annesi değilim ne halt yediyse gidip hesabını ona sor."
Karina, direk söze daldı. "zırvalamayı keste o cehhenem prensinin nerede olduğu söyle."
"ne bileyim ben odadan çıktığımda uyuyordu." Karina derin bir nefes aldı. "erkekleri topla ve buraya getir konuşmamız gerek." Dark sahte bir reverans yaparak "Hay hay leydim!" dedi ve arkasına dönerek gitti.
"Star burada bekle kızları alıp geliyorum."
Ben birşey diyemeden gitti. Kollarımı göğsümde bağlayıp beklemeye başladım. Adım sesleri duyduğumda etrafıma baktım bir gölge geliyordu.
Korkmaya başladım. Karina yada Dark gelmiş olamazdı çünkü tek bir kişinin adım sesleri duyuluyordu.
Gölgeye aval aval bakıyordum. Hazır paket gibi öylece duruyor, 'Hey! Gelde beni öldür." der gibi git gide yaklaşan siliüete bakıyordum.
En sonda görüş alanıma girince onun cehhenem prensi olduğunu anladım.
" ne olduğunu hala çözemedim." dedi ve yanımda durdu. Üzerinde siyah bir pantalon ve siyah bir gömlek vardı. Ve siyah bir ceket giymişti.
"anlamadım? " dedim. "yani bir melez gibi duruyorsun ancak vampir kiyafetleri giyiyorsun" dedi çenesiyle elbisemi işaret ederek.
İnanamaz gibi güldüm. "okulda biri öldü. Tozpembe giymemi falanmı bekliyordun ayrıca sanane?" dedim. "adın ne?" dedi. Az önce söylediklerim umurunda değildi. Bu adam beni delirtecek.
"Star" dedim bıkkınlıkla. "adımı biliyorsun söylememe gerek yok." dedi. "evet biliyorum. Ayrıca açık renk saçlı vampirler yokmu mesela beyaz?"
Damien, sertçe yutkundu bu onu rahatsız etmiş gibiydi. İyi, bende damarına basardım. "senin bir tanıdığın yokmu yani."dedim." yok" dedi buz gibi bir sesle.
"her neyse çok merak ediyorsan söyliyeyim melezim" dedim. "bilgi için sağol peri kızı." dedi.
Peri kızı?
Bunu sevdim.
"tek başına ne yapıyorsun burada? Güvenli değil" dedi. "konuşmamız lazım olanları biliyorsun Karina ve Dark herkesi toplamaya gitti." dedim. "Pekâlâ peri kızı." dedi.
Çok geçmeden Dark ve Karina geldi. Ve arkalarında resmen bir orduyla. Herkes beklerken Karina söze daldı. "Arkadaşlar ben katilin içeriden bir olduğunu düşünüyorum o kadar muhafızı devirebilecek biri yok."
Onaylayan mırıltılar yükseldi. O sırada Cassy ve Carla koşarak yanımıza geldiler. Carla, "herkesin odasına mektup bırakılmış." dedi.
Birbirimize baktık. Cassy, "herkes odasına baksın dedi." ilk kez bu cadıyı onaylayıp "sonra konuşalım" dedim.
Lara ile odamıza girdik. Evet, gerçektende mektuplar vardı. Mektubu yırtıp içindeki sararmış parşömen kağıdını açtım.
Tiyatromuzun adı Cam Kırığı.
Ne güzel isim değilmi?
Oyundaki adın SM yani Star Mellar'ın kısaltması
SM konusunda haklıydım.
Oyunun kuralları basit.
1-Verilen görevleri yapmayan kişi ölür.
2-Bunu eğitmenlere ya da başka birine söylerseniz hepiniz ölürsünüz.
3-Okuldan dışarı çıkar, kaçmaya çalışırsanız ölürsünüz.
4-Dışarıdaki birilerine haber salarsanız ölürsünüz.
5-Kim olduğumu bulduğunuzda oyun sona erer.
Koyduğum fotoğrafı saklasanız iyi olur kimlerin ölüp ölmediğini aklınızda tutmanız lazım!
Sevgilerle ve Kanlarla
Bilinmeyen
Yazıyordu. Ve zarfta bir fotoğraf vardı.
Fotoğraf:
Boya hala tazeydi. İşaret parmağımı boyaya dokundurdum. Bir dakika boya kokusu yoktu. Parmağımı burnuma yaklaştırdım. Bu boya kokusu değildi bu...
Kan kokusuydu
"Psikopat!" diye bağırdım. Kucağımdaki zarfı çekmeceye koydum ve bir hışımla banyoya girip elimi yıkadım.
Banyodan çıktığımda Lara bembeyaz kesilmişti. Gidip yanına diz çöktüm ve elimi omuzuna koydum. Lara kollarını bana sarıp ağlamaya başladı.
"O daha 17 yaşındaydı!" Diye bağırdı. Lara, omzumda ağlarken kapımız çaldı.
Lara'yı bırakıp kapıyı açtım. Cassy, bir hışımla beni itti. "Sensin değilmi! Sana'yı sen öldürdün! Bu kadar soğukkanlı olman bunu kanıtlıyor ayrıca Sana'yı en son sen gördün!" diye bağırdı. "Sakin ol Cassy!" diye cevap verdim. "Nasıl sakin olmamı beklersin, katil!" "Bir şey yapmadım eğitim sahasındaydım eğer bir suçlu arıyorsan eğitimde olmayanları sorabilirsin ve buna erkeklerden başla çünkü eğitimlere gitmemek sadece bize yasak!" diye bağırdım.
Karina, ve diğerleri çıkmıştı. Karina hemen "Damien eğitimde değildi git ona hesap sor Cassy" dedi. Carla ürkek bir şekilde "D-Damien'mi ?" diye sordu.
__________★____________
Bu arada Carla'nın şekli böyle:
Buda Cassy
Onları karakterler bölümüne koymayı unutmuşum🤧
İyi okumalarrr! 🧸🍓
____________★__________
Karina, "Evet Damien" dedi. Carla, "damien yapmış olmaz!" dedi. Karina gözlerini devirip "Maalesef ama sevdiceğinde katil potansiyalliği var." dedi. Bekle, sevdiceğin mi dedi? Cidden aşık ola ola o o odunamı aşık olmuştu. Hatta odun değil direk ağaç amına koyayım!
Herkes odalarına çekilince Lara uykuya daldı herkes dalmıştı ama beni uyku bir türlü tutmatı. Ve bir ses duydum.
Bir çığlık.
Yardım isteyen
Ve acı çeken.
Dolaptaki vazoyu aldım ve koşarak kuleden çıktım çığlık sesi alttan geliyordu girişte olmalıydı.
Geceliğimi sürüyerek merdivenleri çıkarken bir şey gördüm.
Bir gölge
Elinde hançer taşıyan bir gölge...
Bölüm etkileşimi
