21. bölüm · BODRUM'DA BİR YAZ ~ TEODEN
ÖZEL BÖLÜM ~ 1
Deniz Akkaya
Ben hayatımı, ben ailemi bulmuş kendimi onlara ait kılmıştım.
Gözlerim salıncaktaki kızını hiç sıkılmadan sallayan kocama kaydığında dudaklarımda saf bir gülümseme belirdi.
Teoman Marin'e o kadar çok bağlıydı ki, kızı olmadan bir yere gitmez, onsuz hiç birşey yapamazdı. Tabii Mardin'de öyleydi. Babası bir dakika yanından ayrılsa kıyameti koparıyordu!
Elim şişkin karnımın üzerinde durduğunda yüzümdeki gülümseme dahada büyüdü. Altı ay önce hamile olduğumu öğrenmiştim. Marin artık yedi yaşındaydı lakin bir kardeşi olacağını öğrendiğinde pek te sevindiğni söyleyemezdim! Bir oğlumuz olacaktı. İkimiz de adının Demir olmasını istemiştik, nedenini bilmediğimiz bir şekilde.
Marin yanıma koşup kaşlarını çatarak bana baktı.
"Anne şu Bebek doğdugunda babam onu daha çok sevecek değilmi?!" Dediğinde gözlerim kocaman açıldı.
"Öncelikle, şu Bebek değil kardeşim diyeceksin kızım. Hem hiç öyle şey olurmu!? Baban ikinizide eşit sevecek."
Marin Pembe dudaklarını büzerek ona bıyık altından gülen babasına baktı.
"Ya baba! Gülmesene... Mete Kardeşi doğunca babasının kardeşini daha çok seveceğini söyledi! Bende o yüzden şey ettim..." Dediğinde yalandan ağlayacakmış gibi davranıyordu. E tabii kim doğurdu!?
Leyla'da benden üç ay sonra hamile olduğunu öğrenmişti.
Teoman Marin'in saçlarının arasına dudaklarını bastırıp kokusunu iyice içine çektikten sonra birde yanağından öptü.
"Ben ikinizide canımdan çok seviyorum bebeğim" Dediğinde marin şımarıkça gülüp babasını yanağından öpüp tekrar oyun alanına koştu.
Teoman yanıma bedenini bıraktığında başımı omuzuna yasladım. Ve ikimizde kızımızı izlemeye başladık.
~~~
Yazardan...
Bu gün öyle bir gündü ki... Herşeyin dengesi değilmişti. Kimi yıkılmış, kimi ise kaybolup bu güne şahit olmamak istememişti.
Bu gün Ezgi ölmüştü...
Evrenin sevdiği kadın onu bırakıp bu dünyadan göç etmişti.
Deniz ıslak mezarın dibine çöktüğünde eliyle toprağa dokundu. Öyle yıkılmıştı ki... Ezgi hayat dolu bir kızdı. En önemlisi denizin dönüm noktası olan hayatının bir anısıydı.
Ezgi, bir gün önce seyahate çıktığı uçağın düşmesiyle hayattan kopmuştu.
Oysaki Evren daha üç gün önce ezgiye evlilik teklifi etmişti ve oda kabul etmişti. Ama şimdi...
Ezgi artık yoktu.
Leyla bunu ögrendiğinde erken doğum yapmıştı ve durumunun kritik olmasından dolayı en yakın arkadaşının, arkadaşı bırak kardeşi gibi gördüğü kadının cenazesine bile katılamamıştı.
Sıla? Peki sılaya ne olmuştu?
Sıla Ukrayna'da kocası ve çocuklarıyla çok mutlu bir hayat yaşıyordu.
Lakin ezginin cenazesine katılmamıştı.
~~~
Herkes çok mutluydu. Herkes herşeyi unutabiliyordu. Leyla, Deniz, Teoman ve Aras çocukları ve ailesi için hayatına devam ediyordu. Aileleleri onlara miras kalan tek şeydi. Leyla Öztürk kızının adını Ezgi koymuştu.
Tek bir kişinin içi kan ağlıyordu. Evren.
Evren sevdiği kadını hiç unutmadı. Hep onu sevmeye devam etti. Son nefesini bile onun adını sayıklayarak verdi.
Mete ve marin büyümüştü.
Marin doktor, Mete ise vatanına layık bir polis olmuştu.
Ezgi ve demir ise liseye gidiyordu
Leyla ile Aras çok gururluydu.
Deniz ile Teoman ise kurduğu küçük aileleriyle çok mutluydu....
~~~
🥺🤍
