2. bölüm · BODRUM'DA BİR YAZ ~ TEODEN
Bölüm 2~ KARŞILAŞMA
Deniz
Yarım saattir müdürün odasına bekledikten sonra kapı çaldı ve içeriye annem girdi. Hadi bakalım başlıyoruz! İçeriye adım attığı an gözleri benimle buluştu. Çatık kaşları iyice çatılırken burnundan soluyordu.
"Buyurun Nuray hanım buyurun" dedi eliyle masanın önündeki sandalyeyi işaret ederek. Annem hafifçe gülerek müdürün karşısındaki koltuğa oturdu.
"Kusura bakmayın Engin bey..." Mahçup çıkan sesiyle birlikte bana döndü.
"Deniz adına sizden özür dilerim. Ne yapsanız hakkınızdır" dedikleriyle birlikte dudaklarım acıyla iki yana kıvrıldı. İşte buda benim annem. Gerçi... Anne demeye bin şahit gerek. Anneler böyle mi olurdu? Bir gün anne olursam eğer, yemin ederim ki annem gibi bir anne olmayacağım.
"Ben yapmam gerekeni yaptım Nuray hanım. Kızınız bu sefer çok ileriye gitti. Şimdi sıra sizde. Lütfen kızınızıda alıp gidin." Ama ben bu adamı öldürürüm! Yanımdaki yumruğumu tüm gücümle sıkarken derin nefesler almaya çalışıyordum.
"Haklısınız engin bey. Ne diyeyim ki..." Birşey deme zaten anne. Sen benim için birkere bile ağzını hayıra açmamış bir kadınsın. Bana dönüp kafasıyla kapıyı işaret etti. "Hadi Deniz hanım" emredersiniz Nuray hanım! Yerimden bir hışımla kalkıp ondan önce ben kapıya ulaşıp çıktım.
"Deniz dur!"
Arkamdan gelen sesine rağmen durmadım.
"Sana dur dedim!" Adımlarım yere çakılırken hızla ona döndüm.
"Ne var ya ne!" Tek istediğim artık beni rahat bırakmasıydı.
"Şebnem hanımla konuştum. Akkayalar kolejine burs aldın. Yarın gidiyorsun. İtiraz falan istemiyorum!"
İşte beklediğim şey de oldu. Annem tam olarak bir zengin meraklısı olduğu için o aptal zengin çocuklarıyla bir olmamı istiyordu. Reddetme gibi bir seçeneğim yoktu zaten. Eğer reddetseydim, O okuldan başka hiç bir okula gitmeme izin vermeyecekti. Ve benim bu saçma hayat döngüsünden kurtulmamın tek yolu da okuldu.
Birşey söylemeden çıktım okuldan. Ne diyebilirdim ki zaten?
****
Yatağın üzerinde öylece uzanırken elime telefonumu alıp gideceğim okulu araştırmaya başladım. Instagram hesabını bulduğumda profile girdim.
AKKAYA 'LAR ÖZEL KOLEJİ
1M Takipçi 4 Takip edilen
Takip edilenler kısımına girdiğimde dört isimin profili serildi önüme.
Teoman Akkaya
Hakan akkaya
Şebnem Akkaya
Leyla Akkaya
Akkayalar ailesi.
Şebnem hanım, Annemin çalıştığı derneğin kurucusu olduğu için çoğu kez görüyordum. Eşi Hakan beyide aynı şekilde. Kızları Leyla akkaya'yı ise çoğu zaman sosyal medyada görüyordum. Ama Teoman akkayayla sadece dernekte bir kez karşılaşmıştık. Dayanamayıp hesabına girdiğimde karşılaştığım takipçi sayısıyla gözlerim kocaman açıldı.
6M Takipçi 0 Takip edilen
Benim Instagram takipçim Yüz taneydi. E tabii Bodrum'un hatta Tüm türkiyenin en zengin ailesinden biriydi, Akkayalar ailesi. Annemin Fazlasıyla özendiği şey ise buydu işte. Benim o okula gitmemi bu yüzden bu kadar çok istiyordu.
Akşam olmuştu ve benim göz kapaklarım benden bağımsız kapanıyordu. Daha fazla dayanamayıp kendimi uykunun kollarına bıraktım. Yarın uzun bir gün olacaktı.
****
Sabah gözlerimi açtığım saniyede annem başımda dikilip okul formamı getirmişti. Hala sabır dilerken aynanın önüne geçtim. Bir güneş kıremi ile dudak nemlendiricisi sürüp ayakkabılarımıda giydikten sonra geç kalmamak adına hızlı hızlı yürüyordum ama nafieydi çünkü ders çoktan başlamış olmalıydı. Bizim evimizle okul arasında pekte uzun bir yol yoktu o yüzden otobüse binip o eziyeti çekmektense koşmayı tercih ettim. Nefes nefese kalmış bir şekilde okulun önünde durduğumda tahmin ettiğim gibi ders başlamıştı ve bahçede kimse kalmamıştı.
Koşar adımlara koridorda yürürken aniden birine çarpmamla başım hem çok koşmamdan hemde çarptığım kişinin bedeninin Kaya gibi olmasından olsa gerek dönmeye başladı ve dengemi sağlayamayıp düşecekken birinin belimden tutup beni kendine çekmesiyle düşüp yeri boylamaktan son anda kurtuldum. Gözlerim karşımdaki kişiyle buluştuğunda kaşlarım çatıldı ve belimdeki kollarını hızla kendimden uzaklaştırdım. Bu ise onun alayla gülmesine sebep oldu.
Teoman Akkaya
Yüzündeki alay dolu sırıtış daha fazla sinirlenmeme sebep olurken Beni baştan aşağı süzdü.
"Sen... Dur bir dakika hatırlayacağım"
Ay ne olur sen hatırlama! Aptal şey.
"Çekil önümden"
Gözlerini kısıp bana bakmayı sürdürdü.
"Bir özür bekliyordum oysaki" Ha?!
"Ne özürü be!"
"Çarptın ya bana özür dilemen gerekmezmi?" Hadi ya! Özür müş
Ona doğru biraz daha yaklaşıp alayla gözlerinin içine baktım.
"Çarptım dimi sana! Ah çok pardon!"
Dedim alayla. Ne sanıyordu bu egolu şey kendini?
"Bu öz güven nereden geliyor acaba Deniz hanım?" Götünden geliyor demek vardı da neyse. Dua etsin annem derneklerinde çalışıyor diye birşey demek isemiyorum. Adımı bilmesine şaşırmalımıydım yoksa boşverip geçmelimiydim diye düşünürken siktir edip geçtim.
Omuzuna çarpıp yürümeye başladığımda arkamdan kahkaha attı.
Sınıfın önünde durup kapıyı çalacakken onunda yanımda durması ile gözlerim kocaman açıldı.
"Sakın bana aynı sınıftayız deme!"
Ellerini eiki yana açıp dudaklarını büzdü.
"Ne yazıkki öyle"
Kahretsin işte ya! Sürekli nefret ettiğim şeylerin başıma gelmesi şakamı? Yoksa kaderin bana bir oyunu mu?
****
Bölüm sonuuuu arkadaşlar bu arada bazı isimler, yer ve ya bazı olaylar diziden bağımsız olabilir
Ee nasıl beğendinizmii
